COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan BM’nin iklim değişikliği ile mücadelede en önemli organizasyonu COP31 Zirvesi öncesi, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan Bakan Kurum, COP31 başarısındaki en önemli ölçünün aslında alınan kararların sahaya yansıması olması gerektiğini belirtti. Uygulama açığının fazla olduğuna dikkat çeken Kurum, “COP31 başarısındaki en önemli ölçü aslında alınan kararların sahaya yansıması olmalı. Maalesef sürekli konuşarak kararlar alıyoruz ama baktığınızda uygulama açığı çok fazla. Yani alınan kararlarla uygulama arasında bir uçurum var. Dolayısıyla karar almanın çok fazla önemli olmadığını, asıl olan alınan kararların uygulamaya geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. O yüzden ‘Uygulama COP’u’ diyoruz. Yani Uygulama COP’u olsun, geleceğin COP’u olsun ve bu kararlar artık radikal bir şekilde sahada uygulansın istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sıfır atığı COP31 gündeminin temel sütunlarından biri haline getireceğiz”
Türkiye’nin COP31 eylem gündemine ilişkin enerji sektörüyle ilgili 5 önceliğini sıralayan Kurum, “Birinci önceliğimiz temiz enerji dönüşümü. Bugün dünya genelinde çok önemli. Yaklaşık 730 milyon insan maalesef elektriğe ulaşamıyor. Bu acı tabloya göre enerji dönüşümü bir taraftan da aslında bir sağlık ve adalet meselesi.
İkinci önceliğimiz sıfır atık ve yine metan azaltımı. Küresel ölçekte her yıl 70 milyon ton emisyonu, baktığınızda atık sektöründen kaynaklanmakta. Şayet metan emisyonlarını azaltabilirsek sıcaklık artışını yavaşlatmamız mümkün olabilir. Bu hedefe olan inancımızı artırmak için Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürüttüğümüz projemizi aslında tüm sektörleri de içine alan bir bakışla COP31 gündeminin temel sütunlarından biri haline getireceğiz. Üçüncü önceliğimiz iklime dirençli şehirler. 11 ilimizde inşa ettiğimiz 500 bini aşkın konutta iklim dirençli, sıfır atık uyumlu yapılar inşa etmeyi başarmış bir ülkeyiz. Bu tecrübe ışığında COP31 sürecinde binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modelleri üzeri önemli yine bu konular COP31’de yer tutacak.
Dördüncü önceliğimiz iklim eylemi uygulama mekanizması. Bugün maalesef küresel hedeflerle planlar arasında derin bir uygulama boşluğu var. Biz bunu kapatmak zorundayız. Beşinci ve son önceliğimiz enerji alanında yeşil sanayileşme. Tabii sanayi sektörü büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı. Ağır sanayi sektörleri, küresel emisyonların da yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu durumda sanayinin uzun vadeli net sıfır hedefleriyle uyumlu hale gelmesi de artık bir zorunluluk. Bunun için de daha derin yapısal dönüşümler gerekli” dedi.
