Sanayici iki ateş arasında!

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, şubat ayında yapılan YOİKK toplantısındaki sunumunda Çin baskısı ve AB standartları arasında sanayiciye ortak akıl rehberliğinin şart olduğunu vurguladı

SEREN KARAŞAHİN

Şubat ayının son günlerinde gerçekleşen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Toplantısı’na Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan kurulda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da yer aldı. 

Kurulda Yorgancılar, küresel ticaretteki gelişmelerin Türk sanayisini baskılaması, nihai tüketim mallarında koruma tedbirlerinin hayata geçirilmesi, ara malında dengeli bir politika izlenmesi, üreticinin finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve mevcut yatırımlara yönelik geçiş dönemi teşviklerinin sağlanması konularını dile getirdi. 

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, YOİKK Toplantısı’nın detaylarını ilk kez TİCARET Gazetesi’ne anlattı. Yorgancılar, toplantıdaki konuşmasında ana başlıklar olarak Çin, Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) ele aldığını ifade etti. Toplantıda Türk üreticinin Çin ile rekabet edemez noktaya ulaştığını aktaran Yorgancılar, “Çin’in birçok sektördeki kapasitesini; devlet bankalarıyla neredeyse sınırsız, düşük maliyetli kredi, enerji ve vergi avantajları ve yoğun sübvansiyonlarla dünya talebinin üzerine taşıyarak sergilediği rekabeti bozan üretim modeli ile ülkemizde de yerli üreticilerin rekabet edemez duruma geldiğini dile getirdim. İkinci önemli konu, AB’nin “Made in EU” ve yeni STA’ları ile birlikte pazarımızı kaybedeceğimize ilişkin risklerdi. Üçüncü konu ise, ABD’nin Trump ile birlikte tarifelerle başlattığı ticaret savaşlarının belirsizliği artırdığı ve risk yönetimini kalıcı hale getirdiği duruma ilişkindi” dedi. 


“Belirsizlikle birlikte kuralsızlık da hâkim” 

Yorgancılar, toplantıda dünyadaki sistem değişimine dikkati çekerek, asıl sorunun “kim daha ucuza üretir” değil, “kim sistemin içinde, kim sistemin dışında” sorusuna evrildiğini gündeme getirdiğini ifade etti. Dünyanın içinde bulunduğu dönüşümün merkezinde Çin’in fiyat rekabetini aşan strateji rekabetini yürüttüğünü ve ABD’nin ticareti, stratejik bir araç olarak sert bir şekilde kullandığını vurgulayan Yorgancılar, belirsizlikle birlikte artık kuralsızlığın hâkim olduğu bir dünyada sanayici ve ihracatçıya doğru rehberlik yapılmasını vurguladığını dile getirdi.

Bir önceki YOİKK Toplantısı’nda ise özellikle KOBİ tanımlarının güncellenmesi, yeşil dönüşüm süreçleri ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi konuların ana başlıklar olduğunu belirten Yorgancılar, “Bu konulara ilişkin atılan adımların bir değerlendirmesi yapıldı. O toplantıdan sonra benim de dile getirdiğim KOBİ tanımı zaten revize edildi” ifadelerini kullandı. 

Her alanda ortak akıl buluşmalarını önemsediğini aktaran Yorgancılar, bu buluşmaların sonucunun da ekonomiye ve topluma pozitif bir şekilde yansıdığını ifade etti. Yorgancılar, YOİKK’i işlevsel ve etkin bir kurul olarak değerlendirdiğini dile getirdi. 


“Hukuken kapı açık ama fiilen herkes aynı kapıdan giremiyor” 

Türkiye’nin dışında kaldığı serbest ticaret anlaşmalarının yansımasının Türk ticaretine olumsuz etki edebileceğini vurgulayan Yorgancılar, “Avrupa Birliği de serbest ticaretten uzaklaşıyor; ama bunu gümrükle değil, standartla, kuralla, kamu alımıyla ve teşvikle yapıyor. Industrial Acceleration Act ve Made in EU yaklaşımı ile ‘hukuken kapı açık’ ama fiilen herkes aynı kapıdan giremiyor. AB–Hindistan STA, AB–Mercosur STA, Made in Europe ve SKDM gibi AB’nin stratejik hamlelerinin her birinin Türkiye’ye yansıması olumsuz olabilir; çünkü AB, tedarik zincirini yeniden şekillendirirken dışarıda kalan ülkeler için alan daralıyor” dedi. 


AB-Hindistan STA ile ticaret sapması riski 

AB-Hindistan anlaşmasının birçok sektörde gümrük vergilerini sıfırlama hedefinde olduğunun altını çizen Yorgancılar, ticaret sapması riskine vurgu yaptı. Yorgancılar, “Tüm anlaşmaların anası olarak tarif edilecek kadar kapsamı çok geniş olan AB–Hindistan anlaşması da malların yaklaşık yüzde 90’ında gümrük vergilerini sıfırlama hedefi ile tekstil-hazır giyim, otomotiv yan sanayi, demir-çelik ve kimya-ilaç gibi sektörlerde Hindistan’ın rekabet gücünü artırırken, bizim AB pazarındaki konumumuzu zorlayacak. Ve birçok sektörümüzü de ticaret sapması riskiyle karşı karşıya bırakacak. Yani, hem Hindistan menşeli olmayan birçok ürünün AB pazarına girmesi ve rekabeti körüklemesi, hem de Hindistan menşeli birçok ürünün ATR alarak Türkiye pazarına girmesi riskiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) de küresel rekabet açısından risk yaratan Çin’e karşı uyarıda bulunduğu bir süreçte olduğunu belirten Yorgancılar, Çin ürünlerine ara malında üretimi aksatmayacak, ama yerli tedarikçiyi de ezdirmeyecek ilave gümrük vergisi gibi koruma tedbirlerini gündeme getirdi. Yorgancılar, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin aciliyetine, üreticinin ve yatırımcının finansmana erişiminin kolaylaştırılmasına ve teşviklere önem verdiği bilgisini verdi. 

Yorgancılar, Türkiye’nin ve Türk sanayisinin potansiyeline güveninin tam olduğunu ifade ederken, bu dönüşüm sürecinin kamu-özel sektör ortak aklı ile aşılacağına inandığını dile getirdi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM