Kadın çiftçiler görünür olmak istiyor

GÜLCİHAN ALTINKAYA

İzmir Ticaret Borsası ve FAO Türkiye İş birliğiyle Birleşmiş Milletler 2026 Dünya Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında düzenlenen ‘Emeğe Değer Katan Kadın Çiftçiler Paneli’ gerçekleştirildi. Panelde dört farklı kadın üretici tarımda kadın olmanın zorluklarını ve bu süreçte yaşadıklarını paylaşarak, tarımda kadınların görünür olmadığına vurgu yaptılar

İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından Instagram Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni ve ‘Emeğe Değer Katan Kadın Çiftçiler’ Paneli gerçekleştirildi. İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen programda, kadın çiftçilerin tarımda yoğun emek verdiği ancak aynı oranda görünür olmadıkları vurgulandı. Toplantıda tarım sektöründe kadınların payının yaklaşık yüzde 20,6 seviyesinde olduğu ancak bunun yüzde 90’ının kayıt dışı olduğu aktarıldı.

Programın açılış konuşmaları sonrasında İzmir Ticaret Borsası ve FAO Türkiye İş birliğiyle Birleşmiş Milletler 2026 Dünya Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında düzenlenen ‘Emeğe Değer Katan Kadın Çiftçiler Paneli’ gerçekleştirildi. Panelde dört farklı kadın üretici tarımda kadın olmanın zorluklarını ve bu süreçte yaşadıklarını paylaşarak, tarımda kadınların görünür olmadığına vurgu yaptılar. Panel sonrasında yine İzmir Ticaret Borsası tarafından ‘Toprağın Kadın Yüzü’ ana teması ile bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilen #itbyarisma25 İzmir Ticaret Borsası Instagram Yarışması Ödül Töreni ve Sergi açılışı da yapıldı.  Konuşmalar sonrasında derece elde eden yarışmacılara ödülleri ve belgeleri verildi.


Tarımsal istihdamın yüzde 41’i kadın

Toplantının açılışında konuşan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, tarımda kadın istihdamına vurgu yaparak, “2025 yılı itibariyle ülkemizde 4,6 milyon olan tarımsal istihdamın yüzde 41’i kadın çalışanlardan oluşuyor. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvencesi ve tarımın ekonomi tarafında herhangi bir söz hakkı bulunmuyor. Tarım gıda sistemlerinde ücretli olarak çalışan kadınlar, erkeklerin kazandığı her 1 dolara karşılık 78 sent kazanabiliyor. Sadece tarım sektöründe, erkekler ile kadınlar arasında var olan ücret uçurumunun kapatılması halinde bile küresel gayrisafi yurt içi hasılanın toplamda bir trilyon dolar artması ve 45 milyon insanın gıda güvensizliğinin azaltılabilmesi mümkün. Tarımsal işgücü piyasalarının ama özellikle de tarımdaki kadın işgücünün çalışma şartlarının izlenmesine ve iyileştirilmesine imkân sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum” dedi.

İzmir Ticaret Borsası Instagram Fotoğraf Yarışması’nın gençler ile İTB arasında bir köprü, bir bağ kurulmasına önemli katkı sağladığını belirten Kestelli, “Yarışmamıza olan ilginin her yıl artarak sürmesi de bunu kanıtlıyor. Tarihi borsa binamızı konu alan ilk yarışmamıza 178 fotoğraf katılmıştı. Dokuzuncu yılında yarışmamıza bin 92 başvuru aldık.  Şartnameye uygunluk gösteren 906 eser değerli jüri üyelerimize sunuldu. Nihayetinde toplam 35 eser sergileme alırken, aralarından altısı dereceye layık görüldü” ifadelerinde bulundu.


“Kadın toprağın yükünü sırtlanıyor”

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık iseDünya genelinde tarımsal iş gücünün yaklaşık yüzde 40’ını kadınlar oluşturuyor. Düşük ve ana gelirli ülkelerde bu oran bazı bölgelerde yüzde 50’nin üzerine çıkabiliyor. Türkiye’de de benzer bir tablo görüyoruz. Kadınların toplam istihdam içindeki payı sınırlı kalırken tarım sektöründe kadınların payı yaklaşık yüzde 20,6 seviyesinde. Ama maalesef yüzde 90’ı kayıt dışı. Bu tablo bize aslında şunu söylüyor. Kadın toprağın yükünü sırtlanıyor ama bu yükün karşılığında sosyal ve ekonomik güvenceden mahrum kalıyor. Bu gücü, güçlü varlık ne yazık ki o eşit fırsatlarla tam olarak da faydalanamıyor ya da eşit fırsatlarda desteklenemiyor. Kırsal kesimdeki kadınların emeği çoğu zaman ikincil görülüyor. Ve bu durumda kadınlar tarımsal araziye tam sahip olamıyor. Küresel ölçekte baktığımızda kadınlar erkeklerin sahip olduğu hukuki hakların yüzde 64’üne sahip. Bu farkın kapanması için yaklaşık 286 yıl beklememiz gerekiyor. Kadının aktif olduğu tarım sektörünü daha güçlü ve tarımı daha da değerli kılmak çok önemli diye düşünüyorum” dedi.


“Kadınların karar alma sürecine katılımı sınırlı”

UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ise “Kadınların tarım gıda sistemleri, gıda güvenliği beslenme ve ekonomik dayanıklılık açısından merkezi bir rol oynadığının küresel çapta kabul edildiğini ancak katkılarının her ekonomide en az değer verileneler arasında yer aldığını gösteriyor. Kadınlar küresel tarım, gıda, iş gücünün yüzde 41’ini oluşturuyor” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’de kırsal kesimdeki kadınlar, ağırlıklı olarak ücretsiz aile işçisi olarak çalıştırıldığını, çoğu zaman sosyal güvenlikten yoksun olduğunu belirten Guimond, “Krediler, yasalar ve eğitim ve teknoloji erişimleri kısıtlı. Karar alma sürecine katılımları da son derece sınırlı. Bunun sebebi kırsal kesimdeki kadınların yetenek eksiklikleri değil, bunun sebebi çevrelerindeki sistemlerin onları dahil edecek şekilde kurulmamış olması” diye konuştu. 

Türkiye’de kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesinin 1986 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Guimond, “Bu sözleşmenin 14. maddesi tamamen kırsal kesimdeki kadınlara özel. Bu madde kırsal kesimlerdeki kadınların sağlık hizmetlerinden, sosyal güvenliğe, meslek eğitime erişimden, kooperatif kurmaya, krediden, teknolojiye erişime kadar yeterli yaşam koşullarından yararlanmalarını güvence altına almaktadır. Bunlar yükümlülük. Hiçbiri henüz tamamlanmadı” dedi.


“Kadınlar kırsal kalkınmanın temel taşı”

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan ise konuşmasında “İzmir yaklaşık 357 bin hektar işletme tarım alanı, 55 bin aşkın kayıt üreticisi ve 3.7 milyar dolara ulaşan tarımsal ihracatıyla ülkemizin en güçlü tarım kentlerinden biri. Kadınlarımız tarlada, işletmede, kooperatiflerde ve üretimin her aşamasında, yalnızca üretimin değil, aynı zamanda da kırsal kalkınmanın temel taşını oluşturuyor. Bugün burada bir yandan kadının emeğini görünüp kılan Toprak’ın Kadın Yüzü temalı toprak yarışmasının kıymetli sonuçlarını kutlarken, diğer yandan da sahada başarılı kendilerine ve öne çıkan kadın çiftçilerimizin ilham ve deneyimlerine tanıklık edeceğiz” dedi. 


Kadın çiftçilerin yaşadığı sorunlara değinildi

Açılış konuşmalarının ardından Ziraat Mühendisi Bilge Keykubat moderatörlüğünde düzenlenen panelde dört farklı kadın üretici tarımda kadın olmanın zorluklarını ve bu süreçte yaşadıklarını paylaştılar. Kadın çiftçilerin yaşadığı zorluklardan birinin kadınların üreten taraf olmalarına rağmen görünür olmamaları olduğunu ifade eden Karateke Mahallesi Sulama Kooperatifi Müdürü Gülşah Bayrakçı, “Kadınlar olarak bizde tohum ekebiliyoruz, çapa yapabiliyoruz ve bu tohumları toplayabiliyoruz. Geçmişten gelen aldığımız eğitimlerle kendi eğitimimizi birleştirince bu zorluğu aşmak kolaylaştı” dedi. 

Urla’da çiftçilik yapan Gökçe Erkuşöz ise “Kadınlara karşı önyargıyla çok karşılaştım. Bunu nasıl aştım? Onları dinlemedim kendi yoluma baktım. Bir süre sonra insanlar benim kadın olmamı değil işimi konuşmaya başladılar” diye konuştu.

Torbalı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Nermin Kızılöz da erkeklerin tarım sektöründe daha ön planda olduğunu ifade etti. Kızılöz, “Kadın olarak hep kendini ispatlaman gerekecek. Tarımın içinde görünmeyen yüzsün. Her çiftlikte kadın çıkar sana hayvanı kadın gösterir ama kayıtlarda hep erkek vardır. Görünür olmak için sabretmek gerekiyor. Görünürlüğü kazanana kadar mücadeleden vazgeçmemek gerekiyor” dedi.

Seferihisar’da çiftçilik yapan Sevin Çise Ulus da “Tarımda kadın olmanın en büyük zorluğu sistemde kalabilmek ve seni tanımaları. Çok eleştiriler alıyorsunuz. Ama bu eleştiriler benim için dönüm noktası oldu” ifadelerinden bulundu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM