Küresel iş dünyasında “Yapay Zekâ” bir yardımcı olmaktan çıkıp, kendi başına karar verebilen bir “Ajan”a (AI Agents) dönüşüyor. TÜSAYDER (Satın Alma Profesyonelleri ve Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, 11 Nisan’da gerçekleştirecekleri 13. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi STZ’26 öncesinde, dev şirketlerin tedarik zincirlerini otonom sistemlere emanet etmeye başladığını ve bu dönüşümün milyar dolarlık tasarruf kapılarını araladığını duyurdu.
‘Yapay Zekâ Ajanları’ karlılıkta %4 ila %10 arasında artış sağlıyor
Danışmanlık şirketlerinden McKinsey’nin Kasım 2025 tarihinde yayınladığı “The State of AI in 2025” raporu, satın alma ve tedarik zinciri yönetimindeki çarpıcı değişimi gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre, yapay zekayı sadece veri analizi için değil, bağımsız karar verebilen “AI Agents” (Yapay Zekâ Ajanları) olarak operasyonlarına entegre eden öncü şirketler, rakiplerine oranla 3.7 kat daha fazla yatırım getirisi (ROI) elde ediyor. Raporda, bu otonom sistemlerin tedarik zinciri maliyetlerini son 12 ayda yüzde 20 oranında düşürdüğü ve şirketlerin toplam kârlılığında (EBIT) doğrudan yüzde 4 ila yüzde 10 arasında bir artış sağladığı vurgulanıyor.
“Yapay zekâ artık sadece öneri sunmuyor, ihaleyi yönetiyor”
Dr. Mehmet Sarıdoğan, zirvede ele alınacak “Agentic Procurement” (Ajanik Satın alma) kavramının sektör için bir kırılma noktası olduğunu ve 2028’e kadar günlük iş kararlarının en az yüzde 15’inin Agentic AI ile otonom olarak alınacağı belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eskiden yapay zekadan bize veri özetlemesini beklerdik. Bugün ise ‘Ajanik Yapay Zekâ’ dönemindeyiz. Artık insan müdahalesi olmadan tedarikçi seçen, pazarlık yapan ve sipariş onaylayan otonom sistemleri konuşuyoruz. Türkiye’deki şirketler için bu bir seçenek değil, küresel kârlılık yarışında kalabilmek için tek yol çünkü bugüne kadar satın alma ekipleri ‘ne olduğunu’ raporlamakla vakit kaybediyordu; artık sistemlerin kendi hatasını bulup kendi kendini iyileştirdiği bir döneme giriyoruz. Süreç madenciliği ile şirketlerimizin ‘röntgenini’ çekiyor, insanların anlattığı hikayelere değil, sistem loglarının gösterdiği çıplak gerçeklere bakıyoruz. ‘Agentic Procurement’ dediğimiz bu yeni evrede, yapay zekâ sadece bir danışman gibi öneri sunmuyor; bir iş ortağı gibi satın alma talebinden siparişin teslimatına kadar tüm süreci uçtan uca yönetiyor. Bu, kontrolü elden bırakmak değil, aksine hata payını sıfırlayan ‘denetimli bir hız’ yakalamaktır. ‘Ajan’ sistemlerimiz gizli israfları, kaçan iskontoları ve hatalı tedarikçi seçimlerini bizden daha hızlı fark ederek, nakit akışımızı anlık olarak koruma altına alıyor. 11 Nisan’da gerçekleştireceğimiz TÜSAYDER STZ’26 Zirvesi’nde bu ‘ajanların’ operasyonel yükü nasıl devraldığını ve insanın stratejik zekasını nasıl özgürleştirdiğini konuşacağız ve bir robotun milyon dolarlık bir ihaleyi insandan daha verimli ve etik şekilde nasıl yönetebildiğini canlı örnekleriyle göstereceğiz.”
