GÜLCİHAN ALTINKAYA
İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, 2022 yılında 5,7 milyon dekar ile son 20 yılın en yüksek ekim alanlarına ulaşan ülkemiz pamuk ekiminin, geçtiğimiz yıl 4,7 milyon dekara gerilediğini belirtti
İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, pamuk üretiminde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. İTB’nin mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Uçak, pamuktaki fiyat gelişmelerine değinerek, ülkemizde mahlıç pamuk fiyatlarının, zirve yaptığı 2022 yılı mayıs ayından bu yana dünya fiyatlarına göre ortalama yüzde 7 seviyesinde daha düşük olduğunu söyledi. Geçen sezon ortalama 23 TL olan çiğitli pamuk fiyatlarının bu sezon yüzde 11 ile artışla 25,5 TL olduğunu aktaran Uçak, “Pamuk üretim maliyetinin 35 TL’ye ulaştığı düşünüldüğünde kilogram başına yaklaşık 10 TL zarar anlamına geliyor. Üstelik son 3-4 sezonda üreticimizin eline geçen fiyatlardaki değişim ile hem tarımsal girdi fiyatları hem de tüketici fiyatları arasında uçurum oluştu. Son 4 sezon dikkate alındığında tarımsal girdi fiyat endeksi yüzde 133, tüketici fiyat endeksi yüzde 186 artarken, çiğitli pamuk fiyatları ise sadece yüzde 56 arttı. Bu durum doğal olarak üreticimizin pamuktan uzaklaşmasına, ekim alanlarının azalmasına neden oluyor” diye konuştu.
“Üretim geçtiğimiz yıl 200 bin tona geriledi”
2022 yılında 5,7 milyon dekar ile son 20 yılın en yüksek ekim alanlarına ulaşan ülkemiz pamuk ekiminin, geçtiğimiz yıl 4,7 milyon dekara gerilediğini belirten Uçak, şunları söyledi: “Önümüzdeki ay başlayacak ekimler daha da aşağıya düşmesini bekliyoruz. Bölgemizde de 2022 yılında 227 bin ton ile son 20 yılın üretim rekoru kırılmıştı. Geçtiğimiz sezon 200 bin ton seviyelerine gerileyen üretimimizin, bu sezon yaptığımız rekolte çalışmasında fiyatlardaki düşüşün etkisi ve kuraklığın neden olduğu sulama sorunları sebebiyle, ekim alanlarındaki gerilemeye bağlı olarak 160 bin ton olacağını tahmin etmiştik. Ancak, daha sonra iklim koşulları nedeniyle yaptığımız çalışma da rekoltenin beklenenden yüzde 10-15 daha düşük olacağını tespit ettik ve kamuoyu ile bunu paylaşmıştık. Beklentilerimize paralel olarak bölgemiz üretiminin 130-140 bin ton arasında olduğunu söyleyebiliriz. Bu üretim miktarı da son 15 yılın en düşük seviyesi. Tüm bunlara ilave olarak geçen yıl için pamuk üreticisine ödenmesi gereken dekara yaklaşık bin 400 TL tutarındaki desteğinde henüz tamamı ödenmedi.”
Pamuk alanlarında azalma bekleniyor
Maliyetlerin yüksek, verimin düşük ve fiyatların beklentilerin altında kalması nedeniyle üreticinin içinde bulunduğumuz yılı zararla kapattığını dile getiren Uçak, “Kötü giden hasat sezonunun ardından kilo başına prim desteği beklentimiz oluşmuştu ama o konuda henüz Tarım Bakanlığı tarafından bir açıklama yapılmadı. Bugün itibariyle üreticimizin pamuk ekimi ve üretimi konusunda hiçbir motivasyonunun olmadığını söyleyebiliriz. Bölgemizde pamuğun alternatif olarak buğday, mısır, sanayi tipi domates ve ayçiçeği yetiştiriliyor. Bu ürünlerin piyasa koşulları ve kış dönemindeki yağışlı hava dikkate alındığında, nisan ayında başlayacak ekimlerde pamuk alanlarının geçen yıldan bir hayli düşük olacağını tahmin ediyoruz. Sahadan aldığımız bilgilerde bu tahminimizi doğruluyor. Bu yılki üretimimiz iyi ihtimalle 100-110 bin ton, kötü ihtimalle 80-90 bin tona kadar gerileyebilir. Kötü senaryo ile karşılaşmamak için yeni destekleme modelinin verdiği imkânda dikkate alınarak, devletimiz tarafından geçen yılki pamuk üretimine verilmek üzere kilo da en az 4-5 TL prim desteğinin acil olarak açıklanması çok uygun olacak” dedi.
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe daralma
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendiren Uçak, son 2-3 yıldır sektörde ciddi bir dönüşüm ve daralma süreci yaşandığını söyledi. 2022 yılında 34,5 milyar dolara ulaşan tekstil ve konfeksiyon ihracatının, 2025 yılında 30 milyar dolara gerilediğini belirten Uçak, “Bu düşüşün yüzde 70’lik kısmı daha çok emek yoğun üretimin yapıldığı konfeksiyon sektöründe yaşandı. Sektörde işlerin yolunda gitmediğinin bir diğer göstergesi istihdamdaki gerileme. Ücretli çalışan sayısı Ağustos 2022 tarihinde 1 milyon 260 bin ile zirve yapmıştı. Ocak ayı itibariyle bu sayı yaklaşık 340 bin kayıpla 920 bine geriledi. İstihdamdaki kaybında yüzde 67’si ihracata benzer şekilde konfeksiyon sektöründe yaşandı. Bu iki önemli gösterge yanında sayısını tam olarak bilemediğimiz irili ufaklı binlerce şirket kapandı ya da üretimlerini Mısır başta olmak üzere farklı ülkelere taşıdı” dedi.
“Avrupa’da talep zayıf seyretti”
Bülent Uçak, tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşanan gerilemenin birinci nedeninin maliyetlerdeki artış olduğunu ifade ederek, “İşçilik, enerji, finansman ve genel üretim maliyetleri yükselirken, sektörün ana pazarı olan Avrupa’da talep zayıf seyretti. Net kar marjları her iki sektörde de yüzde 1’in altına düşmüş durumda. Bu aslında sektörün neredeyse başa baş noktasında faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor. İkinci neden ise Türkiye’nin fiyat bandının sıkışması. Türkiye ne Uzak Doğu ülkeleri kadar ucuz ne de Avrupa ülkeleri gibi yüksek fiyatlı marka-eksenli bir yapıda. Bunlara ilave olarak döviz kurlarındaki artışın enflasyon artışının da altında kalması fiyat rekabetçiliğimizin düşmesine neden oldu. Tekstil ve konfeksiyon sektörün de yaşanan bu gelişmeler doğal olarak pamuk sektörünü de olumsuz etkiledi” diye konuştu.
