Bu düzen değişecek… Değişmelidir!

Önce İstanbul… Ardından İzmir ve Ankara… CHP’deki değişimi ve 31 Mart 2024 yerel seçim zaferini sağlayan İmamoğlu-Özel ittifakına bu şekilde yürüdü iktidar. Kayyımlar, transferler, türlü baskılar ve nihayet mutlak butlan.  Eşi benzeri görülmemiş şekilde bir partinin iç işlerine yetkisiz alt mahkemelerle burnunu sokma… 

Kısacası,  CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nu içeri tık, partinin yönetime darbe yap! 

Bütün bunlar seçme ve seçilme hakkına müdahale. Serbest seçime, özgür iradeye, parti faaliyetine müdahale. 

Türkiye,  1876’dan bu yana arada bazı kesintiler olsa da demokrasiye doğru yürüyüşünü sekteye uğratmamıştı. 2. Abdülhamid’in bile yetkileri kısıtlanmış,  parlamento ve hükümet öne çıkmıştı. Oysa Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi adı verilen ve yasama-yürütme-yargı yetkisini fiilen bir tek adamın ele geçirdiği bugünün Türkiye’sinde anormal şeyler oluyor. ABD ile,  Trump ile bayağı hizalanan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği dedik,  çaldığı düdük! Tablo bu… 

24 yıldır iktidarda olduğu halde barınma sorunundan dolayı inim inim inleyen dar gelirli yoksul yurttaşın derdine çare bulmayı daha yeni akıl eden; 23 yıl TOKİ’yi lüks konut üretimi için kullanan hükümet ömrünü çoktan doldurdu. Aslında mutlak butlancı başı 2023’te pişmiş aşa su katmasa gidecekti de. Şimdi de bir beş yıl daha almak için Erdoğan,  suni denge partneri mutlak butlancı başına tutunuyor! Çünkü,  seçmende karşılığı iyice eridi. Doluya koysa olmuyor   boşa koysa olmuyor. Cumhur İttifakı kamuoyu yoklamalarında yüzde 40’ı ya buluyor ya bulmuyor. İktidar toplumsal rıza üretecek performanstan yoksun. E, o zaman rakibimizi sakatlayalım. İktidarın bulduğu çare! Sırtımızı da Trump’a yasladık mi, tamamdır! 

Ancak,  yok öyle yağma! Muhalefet ne yapıp edip bir akıl geliştirecek,  dişini sıkacak. Seçmen de dişini sıkacak ve ergeç o sandık milletin önüne gelecek. Sandık demoklesin kılıcı gibi düğümü çözecek. Memleket rahat bir nefes alacak. Türkiye, tahribat ne kadar olursa olsun,  adım adım fabrika ayarlarına   kuruluş felsefesine dönecek. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu AK Parti-Erdoğan düzeni değişecek. Değişmelidir. Bu iktidar artık memlekete,  millete ziyandır. 

×××

İzmir Notu: Geçen haftaki yazıma bir İzmir notu düşmüştüm. Tezvirat köpürtülerek sürdürüldüğü için malum odaklar tarafından,  bir daha belirteyim. İzmir Büyükşehir tıkır tıkır çalışıyor. Dr. Tugay,  hatta vitesi 7’ye takmış gözüküyor. Çok yoğun, diyagonal  bir mesai harcıyor. Sabahı,  akşamı,  hafta sonu yok; hep sahada. Açık ofisi biliyordum ama hiç gitmemiştim. Geçen gün gittim bir görüşme için ve pratik olarak da bilgilendim. Orada Başkan Dr. Tugay’ın da, Başkan V. Yıldır’ın da, genel sekreter ve yardımcıları ile bütün daire başkanlarının da masası ile yeterince toplantı odası da var. Öğleden önce açık ofise gelen yöneticiler sonrasında asıl ofislerinde veya sahada sürdürüyor mesaisini. Açık ofis,  bir yerde istişare,  diyalog ve sonrasında start zemini. Çok iyi olmuş. Dr. Tugay’ın siyasi tavrını da kimse merak etmesin,  tezvirat yapanlara kulak asmasın. Zamanı gelince sağlam bir sosyal demokrat olarak,  partide değişime katkıda bulunan bir figür olarak atması gereken adımı atacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bazen öyle tuhaf dedikodular duyuyorum ki, insanın ağzı açık kalıyor! Şu kadarını not edeyim; Dr. Tugay, bürokrasi ve iştiraklerinde yöneticilere geniş yetkiler verir,  işi,  görevi delege eder ancak delege ettiği görevi,  işi de her sağlam ve iyi üst düzey yönetici gibi izler. İşler iyi gitmiyorsa da direk kırmızı kartı çıkarır. Son dönemde iştiraklerde ve bürokrasideki tasarruf böyle okunmalıdır.

Önceki İçerik

Muzaffer Ayhan Kara

Diğer Yazarlar