Bahçelerimizde bulunan çoğu bitki genel olarak geçirgen, gübreli, bol kompostlu topraklardan hoşlanır. Konuya girmeden Ağustos ayının Ay takvimine kısaca bir göz atalım. Ağustos 2026; 8’ine kadar çıkan Ay, 9 ile 22’si arasında inen Ay, 22’sinde saat 15.30 civarında ise ay sonuna kadar çıkan Ay dönemine girilmekte. Bu ay Ay takvimi takipçileri 6 gün tarımsal etkinlikte bulunamayacaklar.

10 Ağustos Ayın Dünyamıza en yakın olduğu gün; 13 Ağustos Ay düğümü, 22 Ağustos Ayın Dünyamıza en uzak olduğu gün; 27 Ağustos ise tekrar Ay düğümü. Yalnız Ağustos ayında 12 Ağustos günü tam Güneş tutuluyor. Ne yazık ki bu olay ülkemizden görülemeyecek. 28 Ağustos’da ise parçalı Ay tutulması, bu olay ise sabaha karşı ülkemizden kısmen görülecek. Ankara Rasathanesi’nin internet sitesinden bu bilgileri tüm ayrıntıları ile alabilirsiniz.
Ağustos ayının inen Ay bölümünde, herdem yeşil çalılar budanabilir. Sıkı takipçiler için yaprak günlerinde desek daha doğru olacak. Diğer taraftan porsuk, taflan, iğdeden de çelik alabiliriz. Çilekleri toprağa almak için de uygun bir zaman. Yine aynı zaman aralığında yıldız (Dahlia), sardunya ve güllerden çelik alınabilir. Ama bu sefer, inen ay dönemi çiçek günlerinde bu işlemleri yapmak gerekiyor. Ay takviminin teker teker çiçek, yaprak, yemiş, kök günlerinden kafaları karıştırmamak için bahsetmiyoruz, aslında yararına da fazla inanmıyoruz. Ağustos ayının çıkan Ay dönemlerinde, çünkü 2 dönem var, güllere, elma, armuta göz aşısı yapılabilir.

Ay takvimine isterseniz Eylül ayı başına kadar ara verelim, tekrar asıl konumuza gelelim. Suyun süzülmediği bir bahçe toprağı, herhalde genellikle narin fidanların ölmesine neden olan en önemli nedendir. Neden derseniz, bitki köklerininin oksijensiz kalmasına neden olur da ondan. Daha önce hafriyat yapılmış bir inşaat bölgesine gittiniz ise toprak kesitinde hafif değişik renkteki toprak katmanlarını görmüşsünüzdür.
İşte bahçe toprağınız değişik oranlarda bu parçalardan oluşmuştur. Kil, kum, kireç, balçık hatta Menderes havzasındaki gibi alüvyonlu, ya da doğrudan organik maddeli bölgeler bu katmanları oluşturabilir. Doğal olarak bahçe bakımı, bulunduğunuz yerdeki şehirleşme, çevre kirliliği gibi öğeler toprak durumunuzu etkileyebilir. Yalnız bizi ilgilendiren öyle laboratuar testleri falan değil; en ucuz (bedava desek daha doğru olacak) toprağımızı nasıl tanıyabiliriz?

Yukarıda söylediğimiz gibi bahçenizde toprak killi ise geçirgenliği azdır. Kumlu veya alüvyonlu ise daha iyidir, daha çabuk kurur. Toprağınız killi ise iki avuç içinde topak haline getirebilirsiniz. Ama ne kadar ya da yeterli geçirgenlik var mı diye sorarsanız İowa Üniversitesinin önerdiği bir yöntem var.
Bu yöntem şöyle: Bahçenizde bir çukur açın. Çukurun öyle büyük olması gerek yok. Toprağı ağzına kadar suyla doldurun. Çukurdaki su süzülünce tekrar çukuru ikinci defa doldurun. Arkasından 15 dakika sonra çukurdaki su seviyesinin ne kadar ya da kaç santim azaldığına bakın. Çıkan sonucu 4 ile çarparak 1 saatte azalmasını hesaplayın. Bu sonuç 2,5 cm.’den (1 inç) azsa geçirgenliği az; 2,5 ile 10 cm (4 inç) arasında ise geçirgen; 10 cm.den fazla ise çok geçirgen demektir.

Doğal olarak bunların yanında bahçenin güneş alması, eğimin yüzdesi gibi durumlar da bitki sağlığı açısından önemlidir. Her kaktüs ve sukulent, kumlu toprakları sevse de bahçenizin olduğu bölgede hava sıcaklıklarının birden düşmesi çoğunun bahçede ölmesine neden olabilir. Bunun yanında filbaharı ya da filbahri dönen köklerle rahatlıkla ağır, killi topraklarda yaşayıp gidebilir. Nemden nefret eden ağlayan gelin ya da ters lale ailesinden (Fritillaria ailesinden) Fritillaria meleagris geçirgen olmayan, neredeyse su içindeki bahçelerde bile çiçek açarlar.
Aldığınız fidanları da ekmeden 15 dakika kadar dikimden önce suyun içinde tutun diyoruz belki ama Kuşadası civarında aldığımız fidanları suyun içinde 1 dakika bile beklettiğiniz zaman fidan toprağı çok kumlu ve alüvyonlu olduğu için akıp gidiyor. Belki bu nedenle önce çukur açıp, bu çukuru sulayıp sonra dikim yaparak toprağı bolca sulamak gerekebilir. Tüm bunları fidanı aldığımız yer ile konuşmak belki en doğrusu olacaktır.
Bu hafta destekçilerimizden tekrardan bolca fotoğraf yollandı. Önce Serpil Üçok ağaç hatmileri yolladı. Arkasından Semra Aydıncı’nın çan çiçekleri geldi. Okşan Kurç ise bostan karanfillerini bizimle paylaştı. Fadime hocamız ise bir diken fotoğrafı yollamış. Kesin olarak Latincesiyle Onopordum (kenger) ailesinden ama ayrımını yapamadık. Artık kenger olduğunu biliyoruz ama hangi hayvan yer onları kestiremedik
Keyifli Bahçeler….
