Alerji mi, histamin dengesizliği mi? Benzer belirtiler yanıltıcı olabilir

Burun tıkanıklığı, ciltte kaşıntı, kızarıklık, baş ağrısı, şişkinlik ya da sindirim sorunları… Pek çok kişi bu belirtileri yaşadığında ilk olarak alerjiden şüpheleniyor. Ancak uzmanlar, her benzer belirtinin alerji anlamına gelmediğini, bazı durumlarda vücuttaki histamin dengesiyle ilişkili farklı mekanizmaların da benzer yakınmalara yol açabileceğini belirtiyor

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, son yıllarda toplumda sıkça konuşulan histamin intoleransı kavramının doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, kişilerin kendi kendilerine tanı koymak yerine benzer şikayetlerin altında yatan nedenlerin hekim tarafından değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.

Uzm. Dr. Füsun Topçugil histamin hakkında bilgi vererek, “Histamin, bağışıklık sisteminin doğal işleyişinde önemli görevleri bulunan biyolojik bir maddedir. Alerjik reaksiyonlarda rol almasının yanı sıra mide asidi salgılanması, bağırsak fonksiyonları ve sinir sistemi üzerinde de çeşitli etkileri bulunmaktadır. Vücutta belirli miktarlarda bulunması normal olan histamin, bazı kişilerde üretim, yıkım ve metabolizma süreçlerindeki farklılıklar nedeniyle çeşitli belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Ancak bu durum her zaman klasik bir alerji mekanizmasını işaret etmez” dedi. 


Alerji ile histamin dengesizliği aynı şey değildir

Alerji ile histamin dengesizliğinin aynı şey olmadığını ifade eden Topçugil, “Alerjilerde bağışıklık sistemi belirli bir alerjene karşı aşırı yanıt verirken, histaminle ilişkili yakınmalarda tablo daha farklı gelişebilir. Bazı kişilerde histamin içeren besinlerin tüketimi sonrasında veya histamin metabolizmasını etkileyen çeşitli faktörlere bağlı olarak benzer belirtiler görülebilir. Ancak bu durumun tanısı yalnızca şikayetlere bakılarak konulamaz” diye konuştu.

Uzm. Dr. Füsun Topçugil, “Her baş ağrısı, her kızarıklık ya da her sindirim problemi histamin intoleransı anlamına gelmez. Aynı belirtiler birçok farklı hastalıkta da görülebilir. Bu nedenle öncelikle alerji, gastrointestinal hastalıklar, ilaç yan etkileri ve diğer olası nedenler değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.


Hangi belirtiler görülebilir?

Topçugil, histaminle ilişkili yakınmalar kişiden kişiye değişebilmekle birlikte şu belirtilerin görülebileceğini belirtti: “Burun akıntısı ve tıkanıklığı, hapşırma, baş ağrısı ve migren atakları, ciltte kızarıklık, kaşıntı ve ürtiker, karın ağrısı, şişkinlik ve gaz, ishal, bulantı, çarpıntı hissi ve zaman zaman tansiyon değişiklikleri.”

Bu belirtilerin tek başına histamin intoleransını göstermediğini vurgulayan uzmanlar, ayrıntılı değerlendirme yapılmadan kesin sonuca ulaşılmaması gerektiğinin altını çizdi.


Her gıdaya karşı gelişen tepki gıda alerjisi olmayabilir

Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin de herhangi bir besin sonrasında ortaya çıkan her yakınmayı gıda alerjisi olarak değerlendirmek olduğunu belirten Uzm. Dr. Topçugil, “Bazı kişilerde olgunlaştırılmış peynirler, tütsülenmiş et ürünleri, fermente gıdalar, bazı deniz ürünleri, domates, ıspanak veya alkollü içecekler gibi histamin içeriği yüksek ya da histamin salınımını etkileyebilen besinlerin tüketimi sonrasında benzer şikayetler gelişebilir. Bununla birlikte aynı besin herkeste aynı etkiyi oluşturmaz ve bu durum kişisel farklılık gösterebilir” dedi. 


Bağırsak sağlığı da değerlendirilmelidir

Histamin metabolizması ile ilgili bilimsel çalışmaların, bağırsak sağlığının da bu süreçte önemli rol oynayabileceğini gösterdiğini söyleyen Topçugil, “Bazı bağırsak hastalıkları, enfeksiyonlar veya bağırsak mukozasını etkileyen durumlar histamin metabolizmasını dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle kronik sindirim sistemi şikâyetleri bulunan bireylerde yalnızca histamine odaklanmak yerine bütüncül bir değerlendirme yapılması önem taşımaktadır” diye konuştu. 


İnternetteki bilgilerle kendi kendinize tanı koymayın

İnternette ve sosyal medya konuyla ilgili çok sayıda bilgi paylaşıldığını belirten Topçugil, “Son yıllarda sosyal medyada histamin intoleransı hakkında çok sayıda içerik paylaşılması nedeniyle birçok kişinin kendi kendine katı eliminasyon diyetleri uyguladığı görülmektedir. Ancak uluslararası alerji ve immünoloji kılavuzları, histamin intoleransının tanısında tek başına güvenilir kabul edilen bir laboratuvar testinin bulunmadığını, özellikle kandan bakılan DAO düzeylerinin tanı koydurucu olmadığını belirtmektedir. Tanı süreci; ayrıntılı öykü, klinik değerlendirme ve gerekli görüldüğünde kontrollü eliminasyon ile yeniden beslenme planlarının hekim gözetiminde uygulanmasını gerektirir. Gereksiz besin kısıtlamaları ise uzun dönemde beslenme yetersizliklerine neden olabilir” ifadelerini kullandı.


Belirtilerin nedeni araştırılmalı

İnatçı baş ağrıları, tekrarlayan cilt döküntüleri, açıklanamayan sindirim sistemi yakınmaları veya belirli besinlerle ilişkilendirilen şikâyetlerde tek bir nedene odaklanmak yerine kapsamlı değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, sözlerini şöyle tamamladı: “Histamin, vücudumuz için gerekli biyolojik maddelerden biridir. Ancak benzer belirtiler birçok farklı sağlık sorununda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle internetten edinilen bilgiler doğrultusunda kendi kendine tanı koymak veya uzun süreli besin kısıtlamalarına başlamak yerine, yakınmaların altında yatan nedenin bilimsel yöntemlerle araştırılması en doğru yaklaşımdır. Doğru tanı, gereksiz diyetlerin ve yanlış tedavilerin önüne geçerek yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlar.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM