Egeli ihracatçılardan İzmir için lojistik master planı çağrısı

Muhammet Öztürk: “Çandarlı Limanı, İzmir’in gelecek 20-30 yıllık lojistik vizyonunun merkezinde olmalı”

SEDA GÖK

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’in lojistik potansiyelinin daha etkin kullanılması için İzmir Lojistik Master Planı hazırlanması çağrısında bulundu. Öztürk, Alsancak ve Aliağa limanlarının yanı sıra Çandarlı Limanı, Kemalpaşa Lojistik Merkezi, organize sanayi bölgeleri ve demiryolu bağlantılarının tek bir plan çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonunda 7–9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuarizmir’de gerçekleştirilecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nın lansmanında konuşan Öztürk, küresel ticarette yaşanan gelişmelerin lojistiği ihracatın en kritik unsurlarından biri haline getirdiğini belirtti.

Jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarında yaşanan kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemelerinin ihracatçıların lojistik tercihlerini doğrudan etkilediğini ifade eden Öztürk, “Artık yalnızca ne ürettiğimiz değil, ürettiğimiz ürünü hangi maliyetle, hangi sürede ve hangi rotayla dünya pazarlarına ulaştırdığımız da rekabet gücümüzü belirliyor” dedi.


“İzmir’in lojistik geleceği master planla belirlenmeli”

Ege Bölgesi’nin yıllık ihracatının 44 milyar dolara yaklaştığını belirten Öztürk, İzmir’in güçlü üretim ve ihracat altyapısının güçlü bir lojistik sistemle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

İzmir’in limanları, sanayi bölgeleri, lojistik merkezleri, demiryolu ve karayolu bağlantılarının birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, İzmir için kapsamlı bir Lojistik Master Planı hazırlanmasını istedi.

Öztürk, master plan kapsamında Alsancak Limanı, Aliağa–Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı’nın yanı sıra Kemalpaşa Lojistik Merkezi, organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerin de aynı sistem içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“İzmir’in lojistik geleceğini tek tek projeler üzerinden değil, bütüncül bir vizyonla planlamamız gerekiyor” diyen Öztürk, hangi limanın hangi yükte uzmanlaşacağının, sanayi bölgelerinin hangi ulaşım koridorlarına bağlanacağının ve demiryolunun yük taşımacılığındaki payının nasıl artırılacağının master planla ortaya konulması gerektiğini söyledi.


Çandarlı Limanı öne çıktı

Öztürk’ün konuşmasında en fazla öne çıkan başlıklardan biri Çandarlı Limanı oldu.

Çandarlı’ya bugüne kadar önemli kamu yatırımları yapıldığını belirten Öztürk, limanın tamamlanarak ekonomiye kazandırılması gerektiğini ifade etti.

Çandarlı’nın yalnızca bir liman projesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, limanın İzmir ve Ege Bölgesi’nin yanı sıra Türkiye’nin uluslararası lojistik konumunu güçlendirebilecek stratejik bir merkez olabileceğini söyledi.

Öztürk, “Doğru yatırım ve işletme modeliyle Çandarlı’nın konteyner ve Ro-Ro taşımacılığında güçlü bir merkez haline gelebileceğine inanıyoruz” dedi.

Çandarlı’nın genişleme kapasitesi, coğrafi konumu ve Aliağa–Bergama aksında gelişen sanayi bölgeleriyle önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Öztürk, yeni organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerle birlikte düşünüldüğünde limanın bölgesel lojistik yapının önemli bir unsuru haline gelebileceğini kaydetti.


“Çandarlı demiryolu olmadan eksik kalır”

Çandarlı Limanı’nın güçlü bir demiryolu bağlantısına kavuşturulmasının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Öztürk, “Çandarlı’yı liman + demiryolu + OSB + lojistik merkez + serbest bölge entegrasyonu içerisinde planlamalıyız” ifadelerini kullandı.

Bu entegrasyonun sağlanmasıyla sanayicilerin lojistik maliyetlerinin düşürülebileceğini, karayolu trafiğinin ve karbon emisyonlarının azaltılabileceğini belirten Öztürk, Çandarlı Limanı’nın tamamlanması ve demiryolu bağlantısının kurulmasını İzmir’in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak değerlendirdiklerini söyledi.


Alsancak ve Aliağa için de yeni dönem çağrısı

İzmir’in liman yapısında son yıllarda önemli bir değişim yaşandığını belirten Öztürk, Aliağa–Nemrut bölgesinin Ege ihracatında giderek daha fazla ağırlık kazandığına dikkat çekti.

Bir dönem ihracatın yaklaşık yüzde 60’ının Alsancak Limanı’ndan, yüzde 40’ının diğer limanlardan gerçekleştirildiğini belirten Öztürk, bugün tablonun tersine döndüğünü ve Aliağa limanlarının ihracatın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşıdığını, Alsancak Limanı’nın payının ise yüzde 25 seviyelerine gerilediğini ifade etti.

Öztürk, Alsancak Limanı’nın modernizasyonunun yüksek kapasiteli ekipman yatırımları, dijital liman uygulamaları, liman sahası verimliliği ile kara ve demiryolu bağlantılarının geliştirilmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Aliağa–Nemrut Havzası’nın ise Ege Bölgesi açısından vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldiğini belirten Öztürk, bölgedeki limanların kapasitesinin daha verimli kullanılabilmesi için özellikle demiryolu altyapısındaki darboğazların giderilmesi gerektiğini kaydetti.


“Demiryolunun payı artırılmalı”

Ege ihracatının lojistik maliyetlerini düşürmek ve sürdürülebilir taşımacılığı güçlendirmek için demiryolu taşımacılığının payının artırılması gerektiğini ifade eden Öztürk, Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi, Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi ve Çandarlı Limanı’nın demiryolu entegrasyonunun planlanması gerektiğini söyledi.

Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun da limanlara demiryoluyla bağlanması gerektiğini belirten Öztürk, demiryolunun yük taşımacılığındaki payının artırılmasının Ege Bölgesi’nin lojistik rekabet gücü açısından kritik olduğunu vurguladı.


Kemalpaşa Lojistik Merkezi stratejik konumda

Öztürk, İzmir Valiliği, EBSO, İZTO ve Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin de İzmir’in lojistik geleceğinde önemli bir rol üstleneceğini söyledi.

Merkezin Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı ile karayolu ve demiryolu altyapısına erişiminin önemli avantajlar sunduğunu belirten Öztürk, Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin yalnızca İzmir’e değil, Batı Anadolu’ya ve Türkiye’nin geneline hizmet verebilecek bir lojistik üs niteliğinde olduğunu ifade etti.

Projenin tamamlanmasıyla kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının artmasını ve gümrük ile lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını beklediklerini belirten Öztürk, merkezin yeni yatırımlar ve istihdam açısından da katkı sağlayacağını söyledi.


Avrupa ticareti için yeşil ve dijital lojistik

Ege Bölgesi ihracatının en önemli pazarının Avrupa Birliği olduğunu hatırlatan Öztürk, yeşil dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, sürdürülebilirlik standartları ve dijital gümrük uygulamalarının lojistik altyapıya ilişkin beklentileri değiştirdiğini söyledi.

Öztürk, ihracatçının öngörülebilir navlun maliyetleri ve transit sürelerinin yanı sıra yüksek kapasiteli limanlar, güçlü demiryolu bağlantıları, çok modlu taşımacılık alternatifleri, dijital gümrük ve liman işlemleri ile yeşil lojistik altyapı istediğini belirtti.

Öztürk, “Alsancak Limanı’nın modernizasyonu, Aliağa liman bölgesinin kara ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı’nın ekonomiye kazandırılması ve liman–OSB–demiryolu entegrasyonunun tamamlanması gerekiyor. Bunları yaptığımızda İzmir yalnızca Türkiye’nin batıya açılan kapısı olmakla kalmaz; Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki önemli üretim, ihracat ve lojistik merkezlerinden biri haline gelir” dedi.

Öztürk, LOGISTECH Fuarı’nın sektör, İzmir ve Türkiye açısından başarılı geçmesini dileyerek, sektörün tüm paydaşlarını 7–9 Ekim tarihlerinde Fuarizmir’de buluşmaya davet etti.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM