İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak, 2026/27 sezonunda Ege Bölgesi pamuk ekim alanlarının yüzde 47 azalarak 49 bin hektara gerilemesinin beklendiğini açıkladı. Birim alandaki verimin ise yüzde 14 artışla dekarda 499 kilograma ulaşacağı tahmin ediliyor. Ekim alanlarındaki daralma nedeniyle kütlü pamuk üretiminin 247 bin ton, mahlıç pamuk üretiminin ise 93 bin 755 ton seviyesinde kalması öngörülüyor.

Seda Gök
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak, 2026/27 sezonu Ege Bölgesi pamuk rekoltesine ilişkin tahminleri açıkladı. Artan üretim maliyetleri ve pamuktan elde edilen gelirin yetersiz kalması nedeniyle üreticilerin alternatif ürünlere yöneldiğini belirten Uçak, ekim alanlarında önemli ölçüde daralma yaşandığını, buna karşılık birim alan veriminde artış kaydedildiğini bildirdi.
İlkbahar dönemindeki hava koşulları nedeniyle ekimlerin 10-15 gün gecikmesine rağmen sulama suyuna erişimin iyileşmesi ve hastalık-zararlı baskısının azalması, verim artışına katkı sağladı. Ancak pamuk ekim alanlarının daralması, toplam üretimdeki düşüşün önüne geçemedi.
Pamuk ekim alanları yüzde 47 daraldı
Rekolte tahmin çalışmasının sonuçlarına göre Ege Bölgesi’nde pamuk ekim alanlarının bir önceki sezona kıyasla yüzde 47 azalarak 49 bin hektara düşmesi bekleniyor. Ortalama kütlü pamuk veriminin ise geçen sezona göre yüzde 14 artışla dekarda 499 kilogram seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu veriler doğrultusunda bölgede kütlü pamuk üretiminin 247 bin ton, çırçır randımanının yüzde 38 olmasıyla mahlıç pamuk üretiminin de 93 bin 755 ton olarak gerçekleşeceği öngörülüyor.
Üreticilerin pamuktan uzaklaşarak arazilerini ayçiçeği, mısır ve yem bitkilerine ayırdığına dikkat çekilen açıklamada, verim artışının ekim alanlarındaki sert düşüşü telafi etmeye yetmediği vurgulandı.
“Sorun pamuğun ekonomisinde”
Pamuk sektörünün üreticiden sanayiciye, çırçır işletmelerinden ihracatçıya kadar tüm paydaşlar açısından zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Uçak, üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında ekim kararlarını yeniden değerlendirdiğini ifade etti.
Pamuk üreticisinin son 2-3 sezondur ciddi ekonomik kayıplar yaşadığını kaydeden Uçak, geçen yıl bir kilogram pamuğun üretim maliyetinin 35 lira olmasına karşın prim ve desteklemeler dahil üreticinin eline geçen ortalama fiyatın 28,8 lirada kaldığını belirtti. Buna göre üreticinin kilogram başına yaklaşık 6 lira zarar ettiğini aktaran Uçak, bu koşullarda alternatif ürünlere yönelmenin kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdi.
Yeni sezonda bölgeye ve verime göre değişmekle birlikte kütlü pamuk üretim maliyetinin kilogram başına 40-45 lira arasında olmasının beklendiğini bildiren Uçak, 38-40 lira seviyesindeki fiyatların üreticinin kârlılığını sağlamaya yetmeyeceğini ifade etti.
Tekstil ve konfeksiyon ihracatında gerileme
Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon sektöründeki ihracat performansının son yıllarda gerilediğine işaret eden Uçak, yılın ilk sekiz ayında 19,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirildiğini belirtti. Geçmiş yılların verileri doğrultusunda yıl sonu ihracatının yaklaşık 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydeden Uçak, bu rakamın 2022 yılındaki zirveye göre yüzde 15, yaklaşık 5 milyar dolar düşüş anlamına geldiğini söyledi.
Sektördeki ücretli çalışan sayısının da gerilediğini belirten Uçak, Ağustos 2022’de yaklaşık 1 milyon 260 bin olan çalışan sayısının son açıklanan ağustos verilerinde 928 bine düştüğünü ifade etti. Kapasite kullanım oranlarındaki gerileme ve sanayicilerin yurt dışındaki üretim faaliyetlerinin artması da sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar arasında gösterildi.
Pamuk ithalatında 2 milyar dolar riski
Türkiye’nin yıllık pamuk tüketiminin yaklaşık 1,5 milyon ton olduğunu belirten Uçak, geçen yıl bu ihtiyacın yarısının yerli üretimle karşılanabildiğini, yeni sezonda ise üretimin tüketimin üçte birinden daha azını karşılamasının beklendiğini kaydetti.
2025/26 sezonunda pamuk ithalatının bir önceki sezona göre yüzde 5 artarak 1 milyon 28 bin tona yükseldiğini bildiren Uçak, ithalat için ödenen dövizin 1 milyar 724 milyon dolara ulaştığını aktardı.
TÜİK’in birinci tahmininde pamuk üretiminin 500 bin ton olarak öngörüldüğünü, sahadan elde edilen verilerin ise 425-450 bin ton aralığına işaret ettiğini belirten Uçak, üretimdeki gerilemenin devam etmesi halinde pamuk ithalatının ve buna bağlı döviz faturasının artabileceğini, ithalat için ödenecek tutarın 2 milyar doların üzerine çıkabileceğini ifade etti.

Desteklerin artırılması çağrısı
Pamuk üretiminin sürdürülebilirliği için destekleme miktarlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Uçak, 2026 yılı için dekar başına 1.652 liraya yükseltilen desteğin, 2027 üretim yılı için 1.989 lira olarak açıklanmasını olumlu karşıladıklarını belirtti. Ancak mevcut artışın üreticinin maliyet yükünü hafifletmek için yeterli olmadığını dile getirdi.
Dekarda 500 kilogram kütlü verimi esas alındığında desteğin kilogram başına yaklaşık 3,3 liraya karşılık geldiğini belirten Uçak, desteklerin üretim maliyetlerinin en az yüzde 15’ini karşılayacak seviyeye çıkarılmasını, girdi maliyetlerine göre güncellenmesini ve zamanında ödenmesini istedi.
Uçak, mazot, gübre ve sulama elektriği maliyetlerinin azaltılması, modern sulama ve mekanizasyon yatırımlarının desteklenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve fiyat riskinin yönetilmesine yönelik mekanizmaların yaygınlaştırılması gerektiğini de kaydetti.
Lisanslı depoculuk, elektronik ürün senedi karşılığında finansman ve sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasını isteyen Uçak, yerli pamuk kullanan sanayicilerin uygun finansman modelleriyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Kalite, izlenebilirlik ve yeşil dönüşüm standartlarına uyumun yanı sıra “GMO Free Turkish Cotton” yaklaşımının ülke markası olarak desteklenmesinin de ihracat rekabetine katkı sağlayacağını ifade etti.
Rekolte tahmini saha çalışmalarına dayanıyor
2026/27 sezonu Ege Bölgesi pamuk rekolte tahmininin son üç ayda yürütülen saha ve laboratuvar çalışmalarına dayandığını belirten Uçak, hasat döneminde yaşanabilecek olumsuz iklim koşullarının verim ve kalite kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Çalışmaya İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, Manisa, Söke ve Aydın ticaret borsaları ile TARİŞ Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği katkı sağladı. Saha ve laboratuvar çalışmaları ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Bolca ve ekibi tarafından gerçekleştirildi.
