Hem Türkiye’de hem de global pazarda e-ticaret odaklı markalar ve hizmet sektörü, yüksek reklam bütçeleriyle yılı kapatırken gözler 2026’ya çevrildi. Dijital pazarlama sektörü, 2026’ya yapay zekâ, otonom sistemler ve veri odaklı yeni reklam modellerinin belirleyici olacağı kapsamlı bir dönüşümle giriyor. Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, yapay zekâ merkezli pazarlama yaklaşımlarından otonom sistemlere, veri odaklı reklam modellerinden yapay zekâ temsilcilerine kadar birçok başlığın 2026’da sektörün ana gündemini oluşturacağını anlattı. Kaplan’a göre önümüzdeki yıl, pazarlamanın teknoloji, veri ve insan yaratıcılığının birlikte yeniden tanımlandığı bir dönüm noktası olacak.
2026 yılında reklamcılığın tanımının da değişeceğine dikkat çeken Kaplan, “İkna odaklı klasik reklam anlayışının yerini, veriyle beslenen ve tahmine dayalı bir yaklaşım alıyor. Tüketicinin ne zaman, hangi ürünü satın almaya daha yatkın olduğu; hangi anın satın alma kararını tetiklediği artık daha net öngörülebiliyor. Böylece reklamcılık, yaratıcı yönünü korurken aynı zamanda daha ölçülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşuyor. Öte yandan yapay zekâ platformlarının reklam modellerini test etmeye başlamasıyla birlikte, ‘eylem bazlı reklamcılık’ da gündeme geliyor. Özellikle ticaret, seyahat ve hizmet sektörlerinde, kullanıcıların gerçekleştirdiği eylemler üzerinden şekillenen reklam modellerinin yaygınlaşması bekleniyor. Bu gelişme, reklamverenler açısından yeni fırsatlar sunarken, kullanıcı deneyimi tartışmalarını da beraberinde getiriyor” açıklamasında bulundu.
“Yapay zekâ temsilcileri internet trafiğini değiştiriyor”
Yapay zekâ gibi pazarlama sektörüne damga vuracak birçok konuyu anlatan Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, 2026’nın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekâ agent’ları yani en anlaşılır ve yaygın kullanımıyla yapay zekâ temsilcileri. İnternet trafiğinin önemli bir bölümü artık insanlardan değil, yapay zekâ destekli temsilciler oluşturacak. Bu temsilciler alışveriş yapabilecek, planlama gerçekleştirebilecek, e-postaları okuyup filtreleyebilecek ve karar süreçlerine doğrudan etki edebilecek.

Duygusal ve deneyim odaklı reklamcılık
Metaverse kavramının ötesinde, artırılmış, sanal ve karma gerçekliği kapsayan XR teknolojilerinin de 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını dile getiren Kaplan, “Dokunsal titreşim, mekânsal ses ve simülasyon teknolojileri sayesinde markalar, tüketicilere dijital ortamda fiziksel mağazaya yakın deneyimler sunmayı hedefliyor. Aynı zamanda programatik reklamlarda duygu bazlı hedefleme modelleri konuşuluyor. Kullanıcının anlık ruh hâli, motivasyonu ve ihtiyaç sinyalleri analiz edilerek daha etkili reklam gösterimleri planlanıyor” dedi.
“Veri, gizlilik ve regülasyon gündemde”
Çerezsiz internet süreci devam ederken, veri kaynaklarının çeşitlenmesinin de veri yönetimini daha karmaşık hâle getireceğini aktaran Kaplan, “Bir yandan kişisel verilerin gizliliği tartışılırken, diğer yandan dijital etkileşimler üzerinden çok büyük veri setleri oluşuyor. Bu verilerin nasıl regüle edileceği, nasıl işleneceği ve kişiselleştirilmiş iletişimde nasıl kullanılacağı 2026’nın en önemli gündem maddeleri arasında gösteriliyor. Topluluk (community) odaklı pazarlama da önem kazanıyor. Özellikle 100–500 kişilik topluluklar, ortak ilgi alanları etrafında şekillenen ve markalar için değer üreten yeni iletişim modelleri sunuyor. Bu yaklaşımın, büyük ve küçük ölçekli markalar tarafından daha sık tercih edilmesi bekleniyor” diye konuştu.
“GEO ve inceleme platformları daha kritik”
Generative Engine Optimization (GEO) kavramının 2026 yılında daha fazla konuşulacağını belirten Kaplan, “Markalar, yapay zekâ destekli arama ve öneri sistemlerinde öne çıkmak için dijital varlıklarını yeniden yapılandırıyor. Bu süreçte inceleme–yorum platformlarının etkisi artarken, Türkiye’deki benzer platformların da markalar için stratejik önemi yükseliyor” ifadelerinde bulundu.
