Lüks tüketimin geleceği şekilleniyor 

Alternatif satın alma biçimleri, özel deneyimler ve yapay zekâ destekli kişiselleştirme, lüks alışveriş deneyiminde giderek daha fazla öne çıkarken, lüks tüketicilerin yüzde 62’si markaların sertifikalı ikinci el ürünlerini satın almaya sıcak bakıyor  

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın hazırladığı Lüks Tüketici Endeksi 2026 araştırmasının sonuçları yayımlandı. Farklı kuşaklardan bin 631 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, büyük servet sahibi bireylerden ziyade lüks ürün ve hizmetleri seçici ve planlı biçimde satın alan tüketicilerin markalarla ilişkilerindeki değişimi ortaya koydu. Araştırma, lüks markaların tüketicilerle ilişkilerini güçlendirmesinde alternatif satın alma biçimleri, kişiye özel deneyimler ve yapay zekâ destekli kişiselleştirmenin önemine dikkati çekti.  


Sertifikalı ikinci elde yeni büyüme alanı 

Sertifikalı ikinci el ürünlere yönelik ilgi artıyor. Lüks markaların doğrudan sunduğu sertifikalı ikinci el ürünleri satın almaya açık olduğunu belirten katılımcıların oranı yüzde 62’ye ulaşırken, bu oran geçen yıla göre 8 puan artış gösteriyor. İkinci el ürünlerin markanın ayrıcalığını zayıflatacağı görüşü ise sınırlı. Katılımcıların yalnızca yüzde 24’ü bu ürünlerin marka ayrıcalığını azaltacağını düşünüyor. Yalnızca yüzde 6’sı ise bu ürünlerin lüks ürün satın alma olasılığını düşüreceğini belirtiyor. Buna karşılık, tüketicilerin yüzde 46’sı sertifikalı ikinci el ürünlerin lüks ürün satın alma ihtimalini artırdığını söylüyor. Bu oran Z kuşağında ise yüzde 53’e çıkıyor. 


Tüketici deneyimleri sadakati güçlendiriyor 

Lüks markaların sunduğu deneyimler, tüketici sadakati açısından önemli bir fırsat sunuyor. Katılımcıların yüzde 75’i, ücretsiz deneyimler sunan bir markadan yeniden alışveriş yapma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor. Yüzde 73’ü ise özel etkinliklere erişim için ödeme yapmaya hazır. Buna karşın, tüketicilerin yüzde 30’u son 12 ay içinde herhangi bir ücretsiz deneyim veya özel etkinlik daveti almadığını ifade ediyor.  

Üyelik modellerine yönelik ilgi de fark ediliyor. Tüketicilerin yüzde 63’ü lüks ürün ve hizmetlerde üyelik modelini değerlendirebileceğini belirtiyor. Üyelik modellerinin tercih edilme nedenleri arasında özel erişim yüzde 44 ile ilk sırada yer alırken, kişiselleştirilmiş ürün seçimleri ve VIP deneyimler yüzde 38 ile onu takip ediyor. 


Yapay zekâ alışveriş deneyimini dönüştürüyor 

Yapay zekâ, lüks alışveriş deneyiminin önemli unsurlarından biri haline geliyor. Araştırmaya katılanların yüzde 94’ü yapay zekânın alışveriş deneyimini geliştirebileceğine inanıyor. yüzde 56’sı çevrim içi aramaların iyileştirilmesini, yüzde 50’si ise kişiselleştirilmiş önerileri yapay zekânın öne çıkan kullanım alanları arasında görüyor. Mağazalarda akıllı aynalar gibi yapay zekâ uygulamalarına ilgi duyanların oranı ise yüzde 47’ye ulaşıyor.  

Ancak, tüketiciler teknolojinin insan etkileşiminin yerini almasını istemiyor. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 72’si dijital uygulamaların alışverişte insan etkileşimini azaltmasından endişe duyuyor. Bu bulgu, lüks alışverişte teknolojinin insan ilişkilerinin yerini almak yerine bu ilişkiyi desteklemesi gerektiğine işaret ediyor. 


Fiziksel mağazalar önemini koruyor 

Dijital alışverişin yaygınlaşmasına rağmen fiziksel mağazalar satın alma aşamasında önemini koruyor. Katılımcıların yüzde 71’i son alışverişini marka mağazasında gerçekleştirdiğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 67’si ise mağazadaki alışveriş deneyiminden son derece memnun olduğunu ifade ediyor.  

Mağaza deneyimini farklılaştıran unsurların başında hizmet ve insan etkileşimi geliyor. Katılımcıların yüzde 44’ü mağazada özel ilgi ve hizmeti, yüzde 42’si insan etkileşimini, yüzde 41’i ise stil önerilerini alışveriş deneyimini zenginleştiren unsurlar arasında görüyor. 


Lüksün temel değerleri değişmiyor 

Yeni tüketim modellerine ve teknolojilere rağmen ürün kalitesi ve markaların köklü geçmişi, lüks satın alma kararlarında önemini koruyor. Katılımcıların yüzde 65’i malzeme kalitesini, yüzde 52’si ise marka geçmişini satın alma kararlarını etkileyen temel unsurlar arasında gösteriyor. Köklü markaları tercih edenlerin yüzde 68’i, markanın geçmişini ve mirasını bu tercihlerinin önemli nedenlerinden biri olarak görüyor. Markanın geçmişine verilen önem kuşaklara göre de değişiyor. Bu oran Z kuşağında yüzde 46 iken baby boomer kuşağında yüzde 67’ye yükseliyor. 

Araştırma, lüks markaların değişen tüketici beklentilerine uyum sağlarken kendilerini farklılaştıran temel değerleri korumalarının önemini ortaya koyuyor. Sertifikalı ikinci el ürünler, özel deneyimler, üyelik modelleri ve yapay zekâ destekli kişiselleştirme ise markaların tüketicilerle ilişkilerini güçlendirebileceği başlıca alanlar olarak öne çıkıyor.  

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM