İzmir’de beş önemli çıkmaz var! Yıllardır adeta kangrene dönüşen bu çıkmazlardan ikisinde girizgaha, çozüm için ilk adımlara yaklaşılmış durumda. Bakalım o ilk adımlar çabucak atılıp, arkasından sonraki adımlar da atılarak Dr. Cemil Tugay’ın döneminde tamamlanabilecek mi (Tabii Dr. Tugay bağımsız kalmakta ısrar ederek sonuçta görev süresi sona ermeden istifa etmek zorunda kalmazsa)?
×××
İzmir’deki beş kronik kriz şunlar:
1)Opera: Aziz Kocaoğlu döneminde temeli atılıp kaba inşaatı büyük ölçüde biten ve atıl durumda bekleyen; Soyer ve Dr. Tugay döneminde olduğu gibi duran Karşıyaka’daki opera binası ne olacaksa olsun artık! Yazık, günah, dokuz yıldır olduğu yerde çürüyor. Opera binası olarak mı inşaat devam edecek, başka bir işleve mi evrilecek, adını koyup tamamlamak için çaba sarf etmek gerekiyor.
2)Basmane Çukuru: TMSF’deki bu arazi kentin göbeğinde sırıtıp duruyor. İzmir Büyükşehir’in de 1/4 hissesinin olduğu bu arazinin kent merkezine baskı oluşturmayacak şekilde işlev kazanması için hükümete görev düşüyor. İktidar 10 yılı aşkındır süren bu krizi çözmek için neyi bekliyor? İzmir’e bu eziyet reva mı? İzmir Büyükşehir, arkasına İzmirlileri, sivil toplumu da alarak bu sorunun çözümü için hareketlenmelidir.
3)Hilton: Hilton’da da İzmir Büyükşehir’in bildiğim kadarıyla yüzde 23,5 hissesi var. 10 yıla yakındır atıl olan ve İzmir’in neden onca potansiyeline karşın bir turizm kenti olamadığının adeta nişanesi olan bu binanın kent turizmine ya da başka bir amaca dönük kazandırılması gerekiyor. İzmir Büyükşehir, büyük hissedar ile bir şekilde çözüme gitmelidir. Su akıyor, Türk bakıyor…
4)İzmir Büyükşehir Merkez Hizmet Binası: 2020 depreminde orta hasar gören bina Soyer döneminde yıkılmış ve yeni proje hazırlanmıştı. Ancak, Dr. Tugay o projeyi gündemden kaldırdı. İki buçuk yıl sonra hizmet binası için farklı bir proje için daha yeni düğmeye basıyor; temel ve zemin etüdü için ihaleye çıkılacağı geçen hafta açıklandı. Projenin ortaya çıkması, ihale vb. süreçlerle birlikte kaynak da bulmak gerekiyor. Umarım Dr. Tugay, görev döneminde binanın en azından temel çalışmalarını başlatabilir. İzmir’in bir ana hizmet binasına kavuşması işlevi bir yana, ciddi bir prestij konusudur.
5)Otobüs Terminali: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 25 yıllığına yap-işlet-devret sistemiyle İZOTAŞ’a verdiği terminalde 25 yıl Soyer döneminin sonlarında dolmuştu, ancak işgalci firma dayanaksız mahkeme süreçleriyle zaman kazanıyordu. Mahkeme süreci birkaç hafta önce nihayete erdi. Şimdi İzmir Büyükşehir işletmeyi devralıyor ve açıklamaya göre terminalde üç ayrı belediye şirketi faaliyet gösterecek. Mezbelelik görünümlü, İzmir’e hiç yakışmayan terminali Büyükşehir radikal dokunuşlarla çağdaş ve pırıl pırıl bir görünüme taşımalıdır. En geç 2027 yazına kadar İzmir Otogarı İzmirlilere ve konuklara nitelikli hizmet sunacak hale gelmelidir.
×××
Beş krizin yanında sürmekte olan iki ulaşım projesi de önemlidir.
1)İzmir Büyükşehir’in Onat Tüneli’ni de kapsayan, Soyer’in yüzde 60 ile bıraktığı Buca-Otogar yolunun normal şartlar altında bitmesi gerekiyordu. Artık ne engel varsa süratle aşılıp en geç 2027’de bu yol hizmete açılmalıdır. Şehirlerarası ulaşımı çok olan öğrenci beldesi ve aynı zamanda en büyük metropol ilçe Buca ile Otogar’ı bağlayacak yol İzmir kent içi trafiğine de nefes aldıracaktır.
2)Buca Metrosu’nun Soyer döneminde projesi onaylanmış, dış kredisi de çıkarılarak temeli atılmış ve tünel açımında da yüzde 2 mesafe alınmıştı. Dr. Tugay döneminde proje revize edilerek Fuar İzmir’e uzatıldı. Proje süresi dört yıldı. Uzatılmasını dikkate alarak dört buçuk-beş yıl diyebiliriz. Bu durumda Dr. Tugay döneminde Buca Metrosu’nun hizmete girmesi beklenir. Dış kredi kullanımında onay sıkıntısını biliyorum. Bu durumda Dr. Tugay döneminde Buca Metrosu’nun en azından yarı istasyonuyla hizmete açılmasını yine de başarı sayacağım.
×××
Bir belediye başkanının başarı kriteri projesini kendi döneminde hazırlatıp hizmete açtığı mega projelerdir. Tabii rutin çalışmalar da tatmin edico şekilde yapılmak kaydı şartıyla… Dr. Tugay’ın yukarıda işaret ettiğim beş kronik krizden ilk dördünden birini dahi dòrt başı mamur şekilde çòzmesi kent tarihinde iz bırakacaktır. Otogar, sadece bir bakım-onarım-güzelleştirme işi çünkü.
İzleyip göreceğiz.

