
Yenibiriş CEO’su Hasan Rıza Bayar, yeni dönemde mesleki uzmanlığın tek başına yeterli olmayacağını belirterek, “Türkiye’de çalışanların mevcut becerilerinin yüzde 44’ünün 2030’a kadar değişmesi veya dönüşmesi de bekleniyor” dedi
Türkiye iş gücü piyasasında personel ihtiyacı yüksek seviyesini korurken, işverenlerin çalışanlardan beklentileri teknolojik dönüşümle birlikte yeniden şekilleniyor. Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) Ağustos 2026 verilerine göre yılın ilk sekiz ayında işverenler tarafından toplam 1 milyon 616 bin 731 açık iş bildirildi. Açık işlerin yüzde 99,6’sının özel sektörden gelmesi, istihdam talebinin ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı olduğunu ortaya koyarken, 574 bin 530 açık işle imalat sanayisi en fazla personel ihtiyacı bulunan sektör oldu.
Meslek bazında ise Turizm ve Otelcilik Elemanı, Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi ve Servis Elemanı (Garson) en fazla açık iş bulunan pozisyonlar arasında ilk sıralarda yer aldı. Aynı dönemde İŞKUR aracılığıyla 947 bin 120 kişi işe yerleştirildi. Turizm ve otelcilik, özel güvenlik ve reyon görevlisi pozisyonları işe yerleştirmelerde öne çıktı. Bu tablo, Türkiye’de üretim, turizm, hizmet, perakende ve operasyonel alanlarda personel ihtiyacının güçlü biçimde devam ettiğini gösterirken, iş piyasasının özellikle beyaz yaka tarafında farklı bir dönüşüm yaşanıyor. Yapay zeka, bazı meslekleri ortadan kaldırmaktan çok, o mesleklerin içindeki görevleri ve çalışanlardan beklenen yetkinlikleri değiştiriyor.
“Yapay zeka meslekleri değil, görevleri yeniden dağıtıyor”
Yenibiriş CEO’su Hasan Rıza Bayar, iş gücü piyasasındaki dönüşümü değerlendirirken, yapay zekanın etkisinin “hangi meslekler yok olacak?” sorusundan çok “bu meslekler nasıl yapılacak?” sorusu üzerinden okunması gerektiğine dikkat çekerek, “Bugün Türkiye’de bir tarafta 1,6 milyonun üzerinde açık iş bulunuyor, diğer tarafta ise şirketlerin çalışanlarından beklediği beceriler hızla değişiyor. Dolayısıyla iş gücü piyasasını yalnızca istihdam edilen kişi sayısı veya açık pozisyonlar üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Artık pozisyonların içeriğine ve o pozisyonlarda hangi becerilerin arandığına da bakmak gerekiyor. Yapay zeka bugün birçok çalışan için ayrı bir uzmanlık alanı olmaktan çıkıp günlük işin bir parçası haline geliyor” ifadelerini kullandı.
Hasan Rıza Bayar, “Önümüzdeki dönemde şirketler ‘yapay zeka biliyor musun?’ sorusundan ziyade, ‘yapay zekayı işinde nasıl kullanıyorsun?’ sorusunu daha fazla soracak. Çünkü teknoloji tek başına değer üretmiyor. Değeri yaratan, teknolojiyi doğru problemi çözmek için kullanabilen insan. Bu nedenle geleceğin iş gücünde teknik yetkinliklerle insan odaklı becerilerin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu düşünüyoruz” dedi.
2030’a kadar becerilerin yüzde 44’ü değişecek
Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs 2025 araştırması da iş gücündeki dönüşümün boyutunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de işverenler, çalışanların mevcut becerilerinin yüzde 44’ünün 2030’a kadar değişmesini veya dönüşmesini bekliyor.
Bayar, “Teknolojinin yükselişi insan becerilerini değersizleştirmiyor; tam tersine bazı insan becerilerini daha değerli hale getiriyor. Yapay zeka bir raporu hazırlayabilir ancak o rapordaki verinin ne anlama geldiğini yorumlamak, doğru soruyu sormak, karar vermek, ekip yönetmek ve müşteriyle güven ilişkisi kurmak hala insan becerilerine dayanıyor. Bu nedenle geleceğin çalışan profilinde teknoloji kullanımı ile iletişim, yaratıcılık, problem çözme ve analitik düşünme birlikte değerlendirilecek” diye konuştu.
Türkiye’de imalat, turizm, hizmet ve güvenlik gibi sektörlerde personel ihtiyacı güçlü biçimde devam ederken, yapay zekanın özellikle bilgi yoğun işlerde daha görünür bir dönüşüm yarattığına dikkat çeken Bayar, önümüzdeki dönemde istihdam piyasasındaki rekabetin yalnızca diploma veya deneyim üzerinden şekillenmeyeceğini söyledi.
