Bitkinizin Yaprak Uçları mı Sararıyor?

Evlerinde bitki yetiştirenlerin en çok gördükleri hastalıklardan bir tanesi bitkilerin yapraklarının kurumasıdır. Aslında bu bir hastalıktan daha çok bakım hatasıdır. Yaprak uçlarında oluşan kahverengileşme sonrası kuruma, stresten başka bir şey değildir. Burada altta yatan oluşum bitki öz suyunun toprak ucuna kadar gitmemesidir.

Tamam ama bütün bu anlattığımız durum neye bağlı oluyor dersiniz? En önemli neden kuru havadır. Bizim evlerde yetiştirdiğimiz kauçuk, difenbahya, ficus benjamina gibi bitkiler tropik ve subtropik iklim kuşağında bol nemli havada yetişen bitkilerdir. Oysa bizim merkezi ısıtmalı apartman dairelerinde havada nem çoğu zaman sıfıra yakındır. Havada nem olmayınca yaprak uçlarında sararma, kahverengileşme ve kuruma kaçınılmaz oluyor.

Bu sorunu birçok konut içinde düzeltmemiz başka sorunlara da yol açabilir. Örneğin kütüphaneniz ile bitkiler aynı odadaysalar, bu odanın nemini arttırdığınız zaman kitaplarınız ve kağıtlara yazılmış veriler bozulmaya yüz tutabilir. Yukarıda bahsettiğimiz tropik ve subtropik iklim kuşağının bitkileri, aydınlık bir mutfak ya da banyodan daha uygun bir yerde yetiştiremezsiniz. Başka bir olasılık ise camla kaplı mekanlardır, sıcaklığının 4 derecenin altına düşmeyen bir camekan bitki yetiştirmek için en uygun yerdir.

Havadaki kurumaya koşut olarak başka bir sorun daha oluşur. Uzun süre baktığınız bir bitkisi toprağı bir süre sonra yer yer beyazlaşmaya başlar. Bu beyazlaşmanın nedeni toprakta biriken tuzlardır. Biriken tuzlar aynı şekilde bitki yapraklarının uçlarının kurumasına neden olur.

Bir de saksı toprağının üzerindeki küle benzer beyazlaşmalar görsel olarak pek de hoş olmuyor. Saksı toprağını nemli tutmak en başta bu görüntünün geçici olarak iyileşmesine neden olabilir. Doğal olarak toprağı nemli tutabilmek için sulamaya devam etmek zorundasınız ama suladıkça da tuzların birikmesine neden oluyorsunuz. Bitkiinizin saksı toprak beyazlaşmaya başlar başlamaz toprağı ve saksıyı değirtmenin zamanı da gelmiş demektir. 

Yaprak uçlarının sararmasının diğer bir nedeni ise yanlış sulamadır. Bazı bitki severler, arada bir akılarına geldikçe azar azar su verirler. Oysa, aslında bol yağmur alan bölgelerin bu bitkileri bolca sulanmalıdır. Hatta mümkünse bitkiyi su dolu bir kaba sokun, hava kabarcıkları kaybolana kadar saksıyı suyun içinde bırakın. Hava kabarcıkları kesilince başka boş bir kovanın içine koyarak suyunun iyice süzülmesini bekleyin. Arkasından bitkiyi her zamanki yerine koyabilirsiniz.

Son olarak ise, böceklerin de yaprak uçlarını sarartabileceğini unutmayın. Kırmızı örümcek ve yaprak bitlerinin de yaprak uçlarını sarartabileceğini söyleyelim. Sağlığınıza zararlı ilaçlar püskürtmeden önce en azından “Arap sabunu” çözeltisi püskürtmekle işe başlayabilirsiniz. Bildiğiniz gibi, söz konusu böcekler, bitkilerin öz sularını emerek onların zayıflamalarına ve biçimlerinin bozulmalarına neden olabilir.

Sıra yine vedalaşmaya geldi. En önce, ilk fotoğrafta tüm gayretimize rağmen yaprak uçları kuruyan bitkimizi göreceksiniz. İkinci fotoğraf Hülya Ünver’den, geçen ilkbahar açan lalelerden bir yığınını yollamıştı ama ne yazık ki tekini yayımlayabiliyoruz. Üçüncü fotoğraf yaşadığımız bölgede bir arsada çektik. Gördüğünüz salkım zehirli bir şekerciboyası bitkisi (Phytolacca americana). Son fotoğrafı ise Sait Keresteci Kıbrıstan yollamış. Çiçek açmış bir Madakaskar palmiyesi (Pachypodium lamerei)

Keyifli Bahçeler…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Oğuzhan Daver

Diğer Yazarlar