Dünya Sağlık Örgütü her yılın nisan ayının son haftasını tüm dünyada aşılama faaliyetlerine olan farkındalığı arttırmak amacıyla Dünya Aşı Haftası olarak kutlanıyor
Dünya Aşı Haftası her yıl nisan ayının son haftası kutlanıyor. Aşı haftasına özel değerlendirmede bulunan İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Salih Bağdadioğlu, “Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1974’te Genişletilmiş Bağışıklık Programını (GBP) devreye soktu. Bu program kurulduğu dönemde çocukları, çocuklukla ilgili 6 hastalığa karşı korumayı hedefliyordu. Bu hastalıklar: Difteri, Kızamık, Boğmaca, Çocuk felci, Tetanoz ve Tüberkülozdu. GBP coğrafi konumu veya sosyoekonomik durumu ne olursa olsun her çocuğun, hayat kurtaran aşılara erişimini sağlamaya yönelik küresel bir çabadır. Ülkemizde 1981 yılında devreye sokulan (GBP), günümüzde hedefini yaşı ne olursa olsun tüm insanları çok daha çeşitli hastalıklara karşı aşılamak olarak genişletti. GBP şu an tam 50 yaşında. Dünya Sağlık Örgütü her yılın Nisan ayının son haftasını tüm dünyada aşılama faaliyetlerine olan farkındalığı arttırmak amacıyla Dünya Aşı Haftası olarak kutlanıyor. Aşılama ile her yıl milyonlarca insan yaşama tutunuyor. Aşılama başarılıdır, etkilidir” diye konuştu.

“Aşılama ile çiçek hastalığını yok ettik”
Aşının çoğu tıbbi müdahalelerin aksine düşük maliyetli olduğunu vurgulayan Dr. Bağdadioğlu, “Üstelik sadece uygulanan kişileri değil, pasif bağışıklık ile aşı uygulanmamış kişilerin de hastalıklardan korunmasını sağlar. Aşılama ile her yıl yüzbinlerce can alan Çiçek hastalığını yok ettik. Bir zamanlar yılda 300 bin çocuğu etkileyen ve hayatlarını karartan çocuk felci aşılama sayesinde artık nadir görülen bir hastalık haline geldi. 2009’dan beri yenidoğan bebeklerde görülen tetanoz hastalığı ülkemizde görülmüyor. Yine 2011’den beri ülkemizde difteri hastalığı görülmüyor. Sadece 50 yıl içinde, birçok ebeveynin çocuklarının ölmesinden korktuğu bir dünyadan, Aşılanırsa her çocuğun hayatta kalma ve gelişme şansına sahip olduğu bir dünyaya geçtik” dedi.
“Her aşı üretildikten sonra laboratuvarlarımızda da kontrol ediliyor”
Dr. Bağdadioğlu, “Ülkemizde şu an uygulanan ve tamamen ücretsiz olarak sunulan aşılama programında doğumlarından itibaren çocuklara ve risk grubundaki yetişkinlere Difteri, Boğmaca, Tetanoz, Çocuk Felci, Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Verem aşıları ile birlikte Hepatit A ve Hepatit B gibi karaciğeri etkileyen virüslere karşı aşılar ve akciğerleri zatürreden koruyacak aşılar yapılıyor. Bu aşılar DSÖ ve Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan prosedürlere uygun olarak üretilmiş aşılardır. Her aşı üretildikten sonra kullanılmadan önce laboratuvarlarımızda da kontrol ediliyor. Üretildikleri andan, Aile Sağlığı Merkezlerinde uygulandıkları ana kadar tüm aşamalarda soğuk zincir kuralları içinde 2-8 derece arasında korunuyor. Tüm aşı dolaplarının ısıları elektronik olarak takip ediliyor. Herhangi bir ısı yükselmesi ya da düşmesi olursa hiçbir şüpheye yer kalmaması için o aşıların uygulanması durduruluyor” ifadelerini kullandı.
“Covid-19 salgınında 67 milyon çocuk ihtiyaç duydukları aşılara ulaşamadı”
2019 yılında patlak veren ve dünyadaki tüm hayatı bir nevi yavaşlatan Covid-19 salgını dünyadaki aşılama başarısının da sekteye uğrattığını vurgulayan Dr. Bağdadioğlu, “Covid-19 salgını sırasında 67 milyon çocuk ihtiyaç duydukları aşılara ulaşamadı. Covid-19’un yanı sıra dünyada çeşitli ülkelerde çıkan çatışmalar, ekonomik gerilemeler, zorunlu göçler ve aşı ile ilgili tereddütler aşılama hedeflerinin altında kalmamıza sebep oldu. Bu yüzden son yıllarda çeşitli ülkelerde difteri ve kızamık vakalarında artış yaşandı. Ama neredeyse tamamen evlere kapandığımız pandemi günlerinden yine aşı sayesinde kurtulduk. Günümüzde yararları defalarca ispatlanmasına rağmen, aşılar hakkında aşı karşıtlarının çeşitli platformlarda yaptığı yalan yanlış paylaşımlar, aşılara karşı çekincesi olan insanların kafalarını karıştırmakta ve masum çocuk ve yetişkinlerin ölümcül hastalıkların koruyucusu olan aşılara ulaşmasını engelliyor” sözlerine yer verdi.
Aşı Haftası vesilesi ile çocukların aşılanma durumunu takip etmenin ve aşı zamanı geldiğinde Aile hekimiyle iletişime geçerek aşılanmalarını sağlamanın en önemli ebeveynlik görevlerinden biri olduğunu hatırlatan Dr. Bağdadioğlu, “Aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunmak her bireyin ihtiyacı ve hakkıdır. Aşıların hayat kurtaran gücünden herkesin yararlanmasını sağlamalıyız” dedi.

