Perşembe, Şubat 22, 2024
spot_img

Propaganda ve İktidar -II

Sevgili okurlarım,

Bir önceki yazımda başladığım propaganda ve iktidar konusundaki görüşlerimi aktarmaya devam ediyorum.
Propaganda teknikleri içinde uygulanan metotlardan birisi de parıltılı genellemeler ismi içinde hayat bulmaktadır. Bu tekniğe aynı zamanda PT Forer etkisi denmektedir. Bu pratik kapsamında, bilgi veya akıl yürütme gerektirmeden kabul edilmesini sağlamak için yüksek değer taşıyan olgular ve dini inançlarla bağlantılı yoğun ve çekici ifadeler kullanılmaktadır.

Vatan millet sevgisi, allah sevgisi gibi unsurlar ön plana çıkabilmektedir. Örneklemek söz konusu olursa, günümüzde gerek AKP gerekse MHP sözcülerinin çeşitli zamanlarda yapmış oldukları söylevlerde ve açıklamalarda ülkenin bekası olgusunun devamlı işlenmekte olduğu bunun yanı sıra dini ögelerin de sıklıkla kullanıldığı bilinmekte ve gözlenmektedir.

Tüm bunların yanı sıra, ülke için en büyük tehlike olan tarikat yöneticilerinin de kendilerinin ülkenin birliği ve bütünlüğü için çalışanlar olduğu, ancak ümmet olmanın gerekliliğini ortaya koymaları da örnekler içinde dikkat çekici unsur olarak, yer almaktadır.

Rasyonalizasyon tekniği uygulamasının da propaganda metotlarından birisi olduğu unutulmamalıdır. Pratikte, muğlak ve hoş sözler genellikle davranış ve inançları bazı genellemelerle akılcı yapmaya çalışabilirler; amaç bu hareket ve inançları farklı göstermektir. Genellemeler, hedef kitle kendi yorumlarını da ilave edebilsin diye kasıtlı olarak muğlaktır. Burada amaç kitleyi, gerekliğini analiz etmeden veya uygulanabilirliğinin mantığını incelemeden bazı belirsiz sözlerle harekete geçirmektir.

Propaganda teknikleri içinde damgalama konusu da başka bir boyutta önemli bir ögedir. Bu teknik, propagandanın nefret edilen ve istenmeyen bir şeyle damgalayarak onun hakkında ön yargı oluşturmasını sağlamayı kapsar. Bu teknik genelde AKP genel başkanı ve konuşmacıları tarafından sıklıkla ana muhalefet liderini farklı damgalamalar ile kendi tabanını konsolide etmek için kullanılmıştır. Gelişen neticeler dikkate alındığında seçimlerde çok az bir farkla da olsa başarı sağlamışlardır.

Günah keçisi metodu, aynı zamanda propaganda tekniklerinden etkili olan bir unsur olduğu doktriner olarak bilinmektedir. Bu uygulamada, suçu aslında suçlu olmayan bir kişiye veya gruba atmak ile gündeme gelmektedir. Bu durumda gerçek suçlu olanlar korunur ve sorunun çözümüne eğilme yerine dikkat başka yöne çekilir.

Yine örneklemek söz konusu olursa Sayın Erdoğan’ın iktidarda olduğu 21 yıldır devamlı uyguladığı bir metottur ve hiçbir zaman hiçbir suçu üstlenmeyerek her zaman bir başka suçlu icat etmiştir. Ülkede, Türk Silahlı Kuvvetlerine yıkıcı operasyon yapıldı, suçlu FETÖ silahlı terör örgütü, oldu ancak onunla beraber hareket eden siyasi iktidar hakkında hiçbir söz söylenmedi.

Ülke, beceriksizlik ve bilgisizlikle ekonomik kriz ve kaos içine sürüklenmiş, sebebi dış güçler olarak halka empoze edilmiştir. Ülkede enflasyon %250 seviyesine 2 yıl içinde gelmiş nedeni yine hayali dış finans güçlerine bağlanabilmiştir. Tabi bu uygulamaların başarılı olmasında halkın cehaletinin de çok önemli bir yeri olduğu unutulmamalıdır.

Propaganda tekniklerinde sayılan erdem sözleri de ciddi bir yer tutmaktadır. Bunlar bir kişi veya konuya başlandığı zaman hedef kitlede olumlu bir imaj sağlayacak sözlerdir. Örneğin, barış, mutluluk, güvenlik, beka, özgürlük ve demokrasi gibi sözler güncelliğini muhafaza etmektedir. T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, dilinden ileri demokrasi, özgürlük, güvenlik ve barış sözcüklerini düşürmemesine rağmen parlamenter demokrasiye sivil darbe vurarak tek adam rejimini getirmiş ve anayasa ile ona bağlı çıkarılan yasaları her fırsatta kendi ajandası doğrultusunda çiğneyebilmiştir. Ülkeyi her bağlamda krizler yaratarak liyakatsiz kadrolar ile yönetmeye çalışmıştır.

Propaganda teknikleri içinde ifade edilmemiş kabuller diye bir uygulama vardır. Bu teknik propaganda mesajını açıkça söylendiği takdirde hedef kitle tarafından kabul görmeyecekse kullanılır. Bunun yerine mesaj sürekli farz veya kabul edilir.

Tren etkisi olgusu, propaganda tekniği olarak kullanılmaktadır. Pratikte hedef kitleye,” herkes bunu yapıyor “ diyerek bir hareket tarzını kabul ettirmektir. Bu teknik insanların kazanan tarafta olma dürtüsünü kullanmaktadır. Yapılan sosyolojik araştırmalar çerçevesinde bu konunun daha fazla eğitimsiz veya az eğitimli kitlelerde başarısının %80 civarında olduğunu teyit etmektedir.

Seçim döneminde, AKP lideri ve konuşmacıları her zaman bu tekniği bilinçli kullanarak hedef kitleye kendi yarattıkları ve hiçbir zaman içeriğini açıklamadıkları “dava, davamız“ konusunu ön planda tutarak hedef kilenin, birbirini takip ederek hareket etmesini istemişler ve bunda da başarılı olmuşlardır. Burada kullanılan “dava“ olgusu hedef kitle içinde yer alan, bir kesimde şeriat özlemi, bir kesimde muhafazakârlık, bir diğer grupta da islam cumhuriyeti kurulması olarak algılanmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki bu algının başarılı olduğu hedef kitlenin de ülkede az eğitimli veya eğitimsiz gruplar ile menfaat peşinde olan rantiye kesimlerinin oluşturduğu bir gerçektir.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Tayfun Gözüm

Diğer Yazarlar