Perşembe, Şubat 22, 2024
spot_img

Elektrikli araçlar için pil üretimi şart olacak

Turner International Başkan Yardımcısı ve Türkiye Genel Müdürü Mehmet Sami Kılıç, global yatırım trendini değerlendirdi. Elektrikli araçlara geçiş sürecinin dünyada olduğu kadar Türkiye’de de hızla ilerlediğini vurgulayan Kılıç, “Otomobil üreticileri, elektrikli araçların zorunlu olarak kullandığı lityum pilleri üretmiyor, ithal ederek montajını gerçekleştiriyor. Ancak hem pillerin ithalat maliyetinin yüksekliği, hem de önümüzdeki dönemde ihtiyacın artmasına paralel olarak üretim şart olacak” dedi.


Pil fabrikaları için özel yapılanma şart

TOGG ile elektrikli araç konusunda büyük bir adım atıldığını söyleyen Kılıç, “Türkiye’de bu alanda katma değerli yatırımlar başlayacak. Yurtdışı bağlantılarımız dolayısıyla yeni pil fabrikası yatırımlarının da pazara gireceğini duyuyoruz. Bunlardan biri Ankara’da; büyük bir yatırım olması planlanıyor. Biz de özellikle yabancı yatırımcıların olduğu bu tür projelerin Türkiye’de kurulmasına ön ayak olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Kılıç, pil fabrikalarının endüstriyel binalardan farklı olarak daha önce yapılmamış özel bir ekspertiz gerektirdiğine, nem kontrolü, pek çok kimyasalın korunması ve saklanması noktalarında uzmanlık isteyen özel bir yapılanmayı şart koştuğuna da dikkat çekti. 


“Yatırım dalgası Türkiye’ye hızla yaklaşıyor”

Türkiye’nin gerek doğu ve batı arasında bir köprü görevi gören jeopolitik konumu, gerekse iklimi ve potansiyeli ile yakın gelecekte pek çok yeni yatırımın odak noktası olacağını öngördüklerini kaydeden Kılıç, “Global arenada veri merkezi, lojistik ve artan elektrikli araçların beraberinde getirdiği lityum pil fabrika yatırımları alanlarındaki projeler ön plana çıkıyor. Bu alanlarda ABD’de müteahhitlik alanında aktif olduğumuz için, şimdi bu yatırım dalgasının proje yönetim ayağı üzerinden Türkiye’ye hızla yaklaştığını görüyoruz. Ülkemizde kısa ve orta vadede bu yatırımlarda hızlı bir ilerleme kaydedileceğini öngörüyoruz” diye açıkladı. 


“Türkiye, veri merkezi için en cazip ülkelerden”

“Biz de uluslararası bir firma olarak bu alanda ortaklıklarımızı global anlamda geliştirdik. Bu stratejimizin önemli bir ayağı olan Türkiye, şu anda Polonya’dan sonra Avrupa’da veri merkezi için en cazip ülke. Türkiye’nin hem veri merkezi hem lojistik yatırımlarında cazip olmasının en önemli nedenleri, doğu ve batının arasında olan jeopolitik konumu, veri merkezlerinin gerektirdiği ılıman iklimi, iş gücünün nispeten daha ucuz olması ve teknik çalışanların da diğer ülkelere oranla kalifiye olması” şeklinde ifade etti. 

Yabancı firmalar kadar yerli firmaların da bu alanda yatırım talepleri bulunduğunu belirten Kılıç, “Veri merkezi alanında lider olan ABD’de özellikle Turner olarak bizzat çalıştığımız Facebook ve Amazon gibi firmalar, pazar paylarını bu alanda yatırım yaparak gittikçe artırıyor. Bu alanda ABD dışında İspanya, İrlanda ve İngiltere’de de çalışmalarımız var. Şimdi yurtdışındaki bilgi birikimimizi Türkiye’ye aktararak, Equinix ile veri merkezi projesinde bu alanda spesifik uzmanlığı olan ekibimizle birlikte çalışıyoruz. Büyük bir pazar vaat eden Türkiye’de veri merkezi alanında spesifik takımların kurulması sadece proje yönetimi açısından değil, inşaat firmaları açısından da elzem bir hal aldı. ‘İstanbul veya Türkiye’nin otele mi ihtiyacı var, veri merkezine mi ihtiyacı var?’ diye bakarsak veri merkezinin daha büyük bir ihtiyaç olduğunu söyleyebilirim.” değerlendirmesini yaptı. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM