Çarşamba, Şubat 28, 2024
spot_img

Girdap

Yaygın kitleler için tarihin uzun dönemlerinde güç kavramının dönemsel olarak üzerlerinde tezahür ettiği idari otoritelerin, geçen asırdan bu tarafa egemen sınıf ya da küreselleşme olgusu tarafından sevki türlü vasıtalar ile zenginleşerek devam ediyor.

Teknolojik gelişmelerin iletişim, savunma, sağlık vb üretim alanlarında dünya pazarlarına açık veya örtülü servisi üzerine rekabet devam etmekte. Ayrıca bu yolda kullanılan araçların ekseriyetinin iktisadi saiklerle hayat bulduğu gerçeğinin altını çizmek elzemdir.

Çeşitli vasıtalar içerisinde çağ’a uygun iletişim imkanları ile dünya kamuoyunun kültürel ve ahlaki olarak yönlendirilmesi ise kavram olarak sosyologlar tarafından bihakkın kültürel hegemonya olarak telaffuz edilmekte.

Zaman ve mekan itibarı ile geçmiş süreçlerin tecrübelerinden görüldüğü üzere gelinen noktada insanlığın bireyden, kurumsala  bünyesel bir güvensizlik sarmalı içerisinde olduğu hemen pek çok hadisede tecelli etmekte.

Kamplaşma ve belirsizlik ortamında bireysel, toplumların genç kesimlerinin yaşam biçimlerine bilhassa iletişim teknolojisi üzerinden küresel çapta etki eden algı operasyonları dikkati çekmekte.

Yazılı ve görsel medya, sosyal medya, türlü resmî ve gayriresmi kurumsalda, reklam ve pazarlama dünyasında sıklıkla işlenen ve misalen kitlelere ‘anı yaşamak’ telkininin özellikle genç nesillere yapılan  nahoş psikolojik saldırı olduğudur.

Bir çok tecrübeli devlet adamına atfen “geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez” deyişinde olduğu üzere, bireysel yaşama anlam katan değerler zincirini ihmal ederek genç nesilleri sadece anı yaşayan ‘tabi topluluk’ kisvesine büründürme ve özendirmekten mada bir şey değildir.

Keza tüm insanlık tarihinde son 3500 yılın sadece 230 yılı barış içinde geçmiş iken, ikinci büyük savaştan sonra çıkan ve süregelen durumda sürekli savaş halinin normal sayıldığı, insanların her zaman bir savaş var anlayışı altında olgunluğa ulaşacağı bir devir açılmasıdır. Böylece savaş, sıra dışı, şaşırtıcı, dehşet verici bir şey olmaktan çıkacak, yeni normale dönüşecektir. Tabi bu döngünün uluslar ötesi güvenlik elitlerinin işine geldiği de unutulmamalıdır.

Demir Uzun

Diğer Yazarlar