Perşembe, Şubat 22, 2024
spot_img

Konutta yabancı etkisi…

Konut satışlarından döviz kazanmak AKP’nin projelendirdiği bir konuydu. Türkiye turizm açısından sadece kuzey ülkeleri ve Avrupa değil, Orta Doğu ülkeleri için de cazip bir ülke. Kuzeyliler ve Avrupalılar Akdeniz’in sıcak deniz kenarlarına gelirken, Orta Doğulular da Trabzon, Bursa gibi daha serin ve yeşil yerleri seçerler.

Bu durumdan yararlanmak isteyen Erdoğan, konut satışları ile vatandaşlık alınması projesini yaşama geçirdi. 2010 yılında 1 milyon dolara vatandaşlık “ihalesine” çıkıldı. Sonuç istendiği gibi olmadı. Bunun üzerine 18 Eylül 2018’de fiyat 250 bin dolara düşürüldü.

Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 20’nci maddesinde değişikliğe gidildi. Buna göre; sabit sermaye tutarı, istihdam sayısı, mevduatta tutulması gereken para miktarı düşürüldü.

Bu değişiklik ile, Türkiye vatandaşlığına hak kazanmak için öngörülen sabit sermaye tutarı 2 milyon dolardan 500 bin dolara, Türkiye’deki bankalarda tutulması gereken mevduat miktarı da 3 milyon dolardan 500 bin dolara düşürüldü. Vatandaşlığa hak kazanma şartları arasında yer alan “en az 100 kişiye istihdam sağlama” ifadesi de 50 kişi olarak değiştirildi.

Hedef kitle kimlerdi acaba diye düşünmeden edemiyoruz. Mafya ve uyuşturucu kaçakçıları için bu para ekmek peynir gibi bir şey. Onların bir kısmı daha önce bir milyon doları mutlaka vatandaşlık için harcamıştır. Tabii ki rakam 250 bin dolara düşünce yardımcılarını ve tetikçilerini de ülkemize taşıma imkanını buldular. Zaten geçtiğimiz aylarda çetelerin liderlik savaşları yurt dışından da içeriye taşınmış oldu. Çete liderleri birbirlerini İstanbul’un göbeğinde aileleriyle birlikte öldürmeğe başladı.

Baskı rejiminin egemen olduğu, iç savaşların sürekli can aldığı Afrika ülkelerindeki paranın Türkiye’deki konut sektörüne çekilmesi için reklam yolu seçildi. Afrika ülkelerinde “anlaşmalı” ajanslar ile gerek sosyal medyada gerekse kentlerin merkezlerindeki billboard afişlerinde ilana çıkıldı. Özetle “ver 250 bin doları, Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu al” dediler.

Ülkemize gelip vatandaşlık alarak ülkelerinde gelir vergisi vermek istemeyenler de olabilir mi? Tabii ki olur. Özellikle sıkı rejimlerin olduğu ülkelerdeki paralarını güvence altına almak isteyenler Türkiye’ye gelir. Bunlar arasında Irak, Suriye, İran, Afganistan gibi ülkeleri sayabiliriz. Kuşkusuz bu ülkelerden zamanında, yani Cumhuriyet’in ilk döneminden beri, Türkiye’ye gelip ticaret ve sanayi sektöründe çalışan, ithalat ve ihracat yapan birçok saygıdeğer insan da var. Onlara haksızlık etmeyelim.

Siyasi partilerin, STK’ların, yazar ve çizerlerin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığının 250 bin dolar karşılığında “satılmasının” ülkemizin itibarını düşürdüğü yönündeki tepkilerinin de katkısıyla, vatandaşlık bedeli 13 Haziran 2022’de 400 bin dolara çıkarıldı.

Peki bu arada ne oldu. CHP’li Erkan Aydın’ın soru önergesine yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2018- 2021 yılları arasında 19 bin 630 yabancıya gayrimenkul alımı karşılığında vatandaşlık verildiğini açıklandı. TÜİK verilerine göre ise son 19 yılda yabancılara 287 bin 704 konut satıldı. Sanırım bakanlığın rakamı düşük gösterilmiş olabilir.

Dileğimiz konut alanlar ülkemizi basamak olarak kullanmak için değil, bu güzel Anadolu topraklarında güzel insanımızın kültürü ile iç içe yaşamak ve huzurlu bir yaşam için almış olsunlar.

İskender Odabaşoğlu

Diğer Yazarlar