Cumartesi, Mayıs 25, 2024

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Kolektif Güvenlik

Yazıma başlamadan evvel siz değerli Ticaret Gazetesi okuyucularına selamlarımı sunuyor, gazetedeki bu yeni köşemde değineceğim konuların ilgi görmesini ve bu konulara yönelik kaleme alacağım yazıların faydalı olmasını umuyorum.


İnsan hayatının önemli olduğu, bu hayatı korumanın öncelik arz ettiği ve işyerlerinde bu önemi ve önceliği dikkate alarak çalışma hedef ve prensiplerini buna göre şekillendiren, sergileyen ve çabasını bu yönde sarf eden meslek oluşumunun iş sağlığı ve güvenliği olduğu herkesçe malumdur. Hayatı korumak öncelik olduğu gibi, hayatı korurken de yöntemsel manada bir takım güvenlik öncelikleri vardır. Genel manada ve öncelik sırasına göre bu yöntemleri üç ana başlıkta toparlayabiliriz.


  • Kaynağa Yönelik Korunma Uygulamaları
  • Ortama Yönelik Korunma Uygulamaları
  • Kişiye Yönelik Korunma Uygulamaları

Kaynağa yönelik uygulamalar, tehlike içeren durum veya konunun henüz potansiyel halde ve herhangi bir risk oluşturmadan önce bizatihi olarak yerinde ve kaynağında ortadan kaldırılmasını hedefler.

Ortama yönelik uygulamalar, kaynağında yok edilemeyen tehlikelere ait zararların, işyeri ortamında yapılan bir takım dizayn, düzenleme ve önlemler ile kişiye/çalışana ulaşmadan evvel izale edilmesini esas alır.

Kişiye yönelik uygulamalar, kaynağında yok edilememiş ve ortamda da tam bir korumanın sağlanamadığı durumlarda bizatihi kişi/çalışan üzerinde bir takım önlem sistematikleri geliştirerek çalışanı korumayı önceler.

Genel bir kural olarak işletmede yürütülen tüm faaliyetlerin öncelikle kişisel korunmaya gerek duymayacak şekilde tasarlanması esastır. Ana hedef, tehlikeler ile onlar henüz ortaya çıkmanda önce mücadele etmektir. Bu anlamda tehlikelerin, çalışana ulaşıp risk oluşturmadan evvel kontrol altına alınmasına kolektif güvenlik (toplu koruma) denilmektedir. Bu yaklaşım, önlem sistematiklerini sıkı sıkıya uygulayıp, tehlikeler henüz çalışana ulaşmadan onlar ile mücadele edilmesi ve ortanda kaldırılması gerekliliğini savunur.

Burada tehlikelere karşı kişisel korunmaya ihtiyaç duyulmayacak bir güvenlik organizasyonu söz konusudur. Herhangi bir tehlike ile bizatihi kaynağında mücadele ederseniz o tehlikeden doğacak etkileri oluşmadan önlemiş olursunuz ki bu yaklaşım koruma yaklaşımında birinci basamaktır. Oluşumu yahut etkileri kaynağında engellenen her tehlike, işletmenin ve çalışanların büyük risklerden korunması anlamına gelmektedir.

Tehlikeler ile mücadele etmenin en geçerli yolu olan kolektif güvenlik, iş tasarımında ilk olarak ele alınması gereken konudur. Zira tehlikeleri henüz kaynağındayken engelleyemiyorsanız sonrasında izlemeniz gereken güvenlik prosedürlerini işletmek çok daha zor ve çok daha maliyetli olacaktır. Böyle bir durumda kontrol altına alınamamış tehlikelere karşı çeşitli kişisel korunma yöntemlerinin devreye alınması gerekecektir.

Kişisel korunma, çalışanlar üzerinde yapılması gereken bir dizayn işlemidir; bu da doğası gereği kolay olmayan bir iştir. İnsan davranışlarını yönlendirmek, yönetmek ve yanı sıra direkt insan üzerinde bir koruma sistematiği uygulamak oldukça zor iken tekniği ve iş süreçlerini kontrol altına almak çok daha basit ve daha ekonomiktir. İşin tekniğini kontrol altına alamıyorsanız çalışan davranışlarını kontrol edebilmeniz çok daha zor olacaktır. Bundan ötürü iş tasarımlarında ve uygulamalarında öncelik verilmesi gereken korunma yönteminin kaynağında ve kolektif olması gerekmektedir.

Üzerinde çivi olan bir tahtayı ortadan kaldırmak yahut o çiviyi bükmek çok kolayken o bölgeden geçen her çalışana koruyucu ayakkabı giydirmek çok daha zor, oldukça maliyetli ve meşakkatli bir yoldur.

İşe başlamadan evvel geniş çaplı ve öngörüye çokça yer verilmiş bir iş sağlığı ve güvenliği planı ve sürekli olarak bunun üzerine yoğunlaşan bir planlama ekibi ile bu planları uygulanır kılabilecek üst ve alt sistemler oldukça önemlidir.

Murat Çağlar

Diğer Yazarlar