Perşembe, Temmuz 18, 2024

Estetik öncesi ve sonrasında psikolojik destek şart!

estetik

Psikolog Esra Yüce, estetik operasyon öncesinde ve sonrasında psikolojik destek almanın, bireylerin ruh sağlığını korumalarına yardımcı olabileceğini söyledi


GÜLCİHAN ALTINKAYA

Psikolog Esra Yüce, “Estetik ameliyatı olmaya karar verirken, estetiğin toplum tarafından daha çok beğenilmek mi yoksa kendini daha iyi hissetmek için mi yapıldığının sonucuna varılması gerekiyor” dedi

Gün geçtikçe hayatımızda daha fazla yer tutan sosyal medya toplumdaki güzellik algısını şekillendiriyor. Sosyal medya uygulamalarında fotoğraflara uygulanan filtreler insanlar üzerindeki güzellik algısını etkilerken, bireylerin kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olabiliyor. Diğer yandan dünyada her geçen gün estetik operasyon yaptıranların sayısı artarken estetik yaptırma yaşı düşüyor. Bu nedenle bireylerin estetik operasyon öncesi ve sonrasında psikolojik destek alması ve beden algısı bozukluğu yaşayıp yaşamadığının saptanması önem taşıyor. Estetik operasyonların, psikolojik etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Psikolog Esra Yüce, “Estetik ameliyatı olmaya karar verirken, estetiğin toplum tarafından daha çok beğenilmek mi yoksa kendini daha mı iyi hissetmek için yapıldığının sonucuna varılması gerekiyor” dedi. Yüce, estetik operasyonlar öncesinde ve sonrasında psikolojik destek almanın, bireylerin ruh sağlığını korumalarına yardımcı olabileceğini aktardı.


“Sosyal medya bireylerin yetersiz hissetmelerine neden olabilir”

Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle insanların beğeni ve düşüncelerinin aynı olmaya başladığını belirten Yüce, “Sevilme, beğenilme gibi kavramlar sosyal medyadan karşılanmaya başlandı. Bununla birlikte sosyal medya hesapları da insanların ışıltılı bir vitrin gibi sadece başarılarını, idealize edilmiş ve filtreli görüntüleri ile kusursuz bir yaşantılarının var olduğunun algısı oluşturuldu. Bu da bireylerin kendi bedenleri, görünümleri ve yaşantıları hakkında olumsuz düşünce kalıplarının oluşmasına neden oluyor. Bu durum, beden imajı ile ilgili kaygıları arttırabilir ve özgüven eksikliğine yol açabilir. Ayrıca, sosyal medya ile tekdüze bir görünüme yönlenen bireylerin kendilerini bu standartlara göre değerlendirmelerine ve yetersiz hissetmelerine neden olabilir” dedi.


Toplumsal güzellik algısı dönüşüyor

Sosyal medya yaygınlaşmadan önce rol modellerin yakın çevreden veya ünlü futbolcu, film yıldızları seçilirken şimdi sosyal medya fenomenlerinin içinden seçilmeye başlandığını ifade eden Yüce, “Sosyal medya fenomenleri ve ünlülerin paylaştığı görseller ve kullandığı filtreler, toplumsal güzellik algısını önemli ölçüde dönüştürdü. Filtreler ve fotoğraf düzenleme uygulamaları, gerçekçi olmayan güzellik standartlarını yaygınlaştırdı. Bu durum, bireylerin doğal görünümlerini kabul etmelerini zorlaştırabilir ve sürekli olarak bu idealize edilmiş görüntülere ulaşma çabası içinde olmalarına neden olabilir. Yapılan paylaşımlar, güzellik yarışmaları gibi insanlara sunulan ‘güzel ve çirkin’ örnekleriyle insanlar kendi beğeni ve görüşlerinden vazgeçerek belli algı dayatmalarıyla aynı düşünceleri benimsemeye başladılar. Çünkü herkes sosyal medyada beğenilen paylaşımlar ve gösterilen ‘güzel’ kavramına uygun görünmeli ve görünmeyenler de eleştirilmeliydi” diye konuştu.


“Bireyler, sürekli daha iyi görünme arayışında olabilirler”

Kişinin olumsuz benlik algısının oluşması ve ilk operasyonun beklentileri karşılamamasının daha fazla operasyon yapma isteğini tetikleyebileceğini dile getiren Yüce, “Öte yandan bireyler, sürekli olarak daha iyi görünme arayışında olabilirler. Sosyal medyada ve çevrelerinde daha fazla onay ve beğeni almak isteyen bireyler, estetik operasyonlara devam edebilirler. Dismorfofobi denilen beden algısı bozukluğu bir kişinin fiziksel bir kusuru olduğuna veya fiziksel bir kusurun gerçekten daha ciddi olduğuna olan inancı olarak tanımlanabilir” ifadelerinde bulundu.

Bireylerin kendilerinde beğendikleri veya beğenmedikleri yanları olabileceğini aktaran Yüce, “Estetik ameliyatı olmaya karar verirken, estetiğin toplum tarafından daha çok beğenilmek mi yoksa kendini daha mı iyi hissetmek için yapıldığının sonucuna varılması gerekiyor. Kişi, kendini nasıl gördüğünde mutlu olduğuna değil, çevresindeki insanlar tarafından beğenildiği, dikkat çektiği, kendisinin de aynı şekilde olursa beğenileceğine dair inanç geliştirir. Birey böylece maalesef giderek kendisinden uzaklaşır. Bu tür olumsuz inançlar var ise psikolojik destek aldıktan sonra karara varılması daha sağlıklı olur” dedi.


“Kişi kendi bedenine yabancılaşabilir”

Estetik operasyonların, bireylerin kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olabildiğini, ancak bu operasyonların psikolojik etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yüce, “Bireylerin estetik operasyonlara başvurmadan önce, kendileriyle barışık olup olmadıklarını ve bu operasyonların gerçekten ihtiyaç olup olmadığını değerlendirmeleri önem taşıyor.  Estetik yaptırmamış, kendisini olduğu gibi beğenen insanların paylaşımlarına “çok iğrenç görünüyorsun”, “çok çirkinsin”, “burnun yamuk” gibi yorumlar gelebiliyor. Şu da unutulmamalı ki sürekli olarak sizin oluşturmadığınız bir forma ayak uydurmak zorlayıcı oluyor. Günden güne değişen güzellik algısında daha ne kadar kaybolacaksınız? Mevcut görüntü ve ideal olarak algılanan görüntü ne kadar fazla ise kişi kendi bedenine bir o kadar yabancılaşabilir. Bu sebeple sosyal medyanın aslında gördüğümüz ve güzel olarak algıladığımız, algılamak zorunda kaldığımız form; çeşitli filtreler, fotoğraf uygulamaları ve cerrahi müdahaleler ile oluşturulmuş görüntüler.  Ayrıca, estetik operasyonlar öncesinde ve sonrasında psikolojik destek almak, bireylerin ruh sağlığını korumalarına yardımcı olabilir. Estetik operasyonları, bireylerin kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olabileceği gibi, altta yatan psikolojik sorunları çözmeyeceği unutulmamalı” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM