Wellbees tarafından her yıl yayımlanan ‘Esenlik Haritası’na göre 2025’te psikolojik desteğe başvuran her üç çalışandan birinin gerekçesi yüzde 19,3 ile kaygı ve yüde 14,1 ile stres oldu. Bu yıl listenin zirvesinde ise yüzde 19,8 ile evlilik ve ilişkiler konusu yer aldı. Global araştırmaların, aile ve ilişki problemleri yaşayan çalışanlarda yüzde 30’a varan verimlilik kaybı, artan presenteizm ve daha zayıf karar verme becerileri görüldüğünü ortaya koyduğunu söyleyen Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, “Evde yaşanan kopuşlar, iş yerindeki ilişkilere, ekip dinamiklerine ve lider-çalışan bağlarına hızla sirayet ediyor. Bu nedenle şirketlerin 2026’dan itibaren psikolojik güvenliği, açık iletişimi ve insanlar arasındaki bağları güçlendiren sosyal esenlik yatırımlarını önceliklendirmesi gerekiyor” dedi.
Öfke, stres, depresyon gibi nedenlerin toplamı yüzde 56,5
2025 yılında, çalışanların Wellbees psikolojik destek danışmanları ile uygulama üzerinden çevrim içi olarak yaptıkları görüşmelerin yüzde 19,3’ü kaygı, yüzde 14,1’i ise stresle başa çıkmak için gerçekleştirildi. Bu da çalışanların yüzde 33,4’ünün, bir başka deyişle her üç çalışandan birinin kaygı veya stres nedeniyle bir uzmanla görüştüğünü gösteriyor. Bu oran geçen yıla göre yüzde 5,6 daha yüksek olurken, ilk 10 gerekçe arasında yer alan kaygı, stresle başa çıkma, depresyon, iletişim problemleri, öfke kontrolü ve iş yaşamının toplamının yüzde 56,5’i bulması da dikkati çekti.
İlk sırada evlilik ve ilişkiler var
Psikolojik destek danışmanına başvuru nedenlerinde liste başında ise yüzde 19,8 ile evlilik ve ilişkiler geldi. Bu oran geçen yıla kıyasla yüzde 24,5’lik artışa işaret ediyor. Öte yandan çalışanların yüzde 5,44’ünün de ebeveyn-çocuk ilişkileri nedeniyle danışmanlara başvurması, aile ve ilişkiler konusunun yılın öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu gösterdi.

Kadınlar kaygı, erkekler ilişkiler için başvurdu
Psikolojik destek danışmanına başvuru nedenlerinde cinsiyet ve kuşaklara göre de farklılıklar saptandı. Kadınlar en çok kaygı konusunda destek almak isterken erkekler en çok evlilik ve ilişkiler için başvurdu. Y kuşağında evlilik ve ilişkiler, Z ve X kuşaklarında ise kaygı baş sıraya yerleşti. Beslenme danışmanı başvurularında son yıllarda üst üste ilk sırada yer alan kilo kontrolü, bu yıl yerini egzersiz ve sporcu beslenmesine (yüzde 19,4) bıraktı. Sağlıklı beslenme alışkanlığı, vegan-vejetaryen beslenme ve duygusal beslenme de beslenme danışmanı başvurularının öncelikli nedenleri oldu. 2025 yılında spor ve egzersiz danışmanlarına en çok, geçen yıl olduğu gibi spor alışkanlığı motivasyonu için başvuruldu. İlk beşte yer alan diğer başvuru nedenleri, kuvvet-kondisyon, esneklik-hareketlilik, kardiyo egzersizleri ve sıkılaşma olarak sıralandı.
İlişki problemleri yaşayan çalışanların verimliliği düşüyor
Esenlik Haritası’nın iş dünyası için önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu söyleyen Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, dünya genelinde yaşanan polikriz döneminde insanların ayakta kalmaya ve ‘idare etmeye’ odaklandığını dile getirdi. Abacıoğlu, “2025 itibarıyla büyük şokların ardından gelen görece durağanlık, başka bir süreci tetikledi ve ‘nasıl dayanırım’ sorusunun yanına ‘neden dayanıyorum’ sorusu da eklendi. Bu sorgulama da en çok, kimlik, aidiyet ve anlam ihtiyacının merkezinde yer alan evlilik ve ilişkilerde kendini gösterdi. Araştırmalar, aile ve ilişki problemleri yaşayan çalışanlarda yüzde 30’a varan verimlilik kaybı, artan presenteizm ve daha zayıf karar verme becerileri görüldüğünü ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

“Esenlik yaklaşımları bireyin dayanıklılığına odaklandı”
Meselenin sadece bireysel performans kaybı ile sınırlı olmadığına dikkati çeken Abacıoğlu, “Son on yılda esenlik yaklaşımları büyük ölçüde bireyin dayanıklılığına, stres yönetimine ve kişisel iyilik haline odaklandı. Oysa bugün sistemin, içindeki bireyler kadar değil, bireyler arasındaki bağlar kadar güçlü olduğunu görüyoruz. Bu nedenle evde yaşanan kopuşlar da iş yerindeki ilişkilere, ekip dinamiklerine ve lider-çalışan bağlarına hızla sirayet ediyor. Bu noktada şirketlerin artık yalnızca bireysel esenliği destekleyen çözümlerle yetinmeyip psikolojik güvenliği, açık iletişimi ve insanlar arasındaki bağları güçlendiren sosyal esenlik yatırımlarını önceliklendirmesi gerekiyor. Zor zamanlarda dahi konuşabilen, bağ kurabilen ve birbirine tutunabilen organizasyonlar, hem insanı hem performansı koruyan gerçek güvenlik ağlarını oluşturabiliyor” diye konuştu.
