İran Hürmüz’e giriş çıkışı kontrol altına aldı. Varil başına bir dolar ödeme alarak tankerlere, ABD, İsrail tankerleri hariç olmak üzere, geçiş izni veriyor, Pakistan’da ateşkes görüşmelerinde bir sonuç alınmamasının ardından, ABD de Hürmüz boğazının dışında Umman denizinde deniz kuvvetlerini konuşlandırırken İran’ın izin verdiği tankerlerin Hint Okyanusuna açılmasına engel olmaya başladı.
Bu durumda İran’ın petrol sattığı tankerleri BD durduruyor, Körfez ülkelerinin sattığı petrol tankerlerini de İran durduruyor. İran ABD ve İsrail dışına giden tankerlerden de varil başına 1 dolar alıyor. ABD de para ödeyene geçit vermem diyor.
Özetle ABD İran’ı füzelerle dize getiremedi, Isfahan’daki zenginleştirilmiş uranyuma el koyamadı, Hürmüz’de de geçemedi, şimdi körfez dışını abluka altına aldı. Böylece petrol sıkıntısı çeken Avrupa Birliği ülkelerini yanına çekmeye çalışıyor gibi gözüküyor. Ancak geri planda Trump’ın başka bir hesabı var mı? Tabii ki var; o da paranın ABD’ne akması. Trump büyü tankerlerin boş olarak ABD’ye gitmek üzere yolda olduğunu açıklarken bilinçaltını da dile getirmiş oldu.
İran’ın sattığı petrolün yüzde 90’ı Çin’e gidiyor. ABD donanması Çin’e giden tankerleri nasıl durduracak, sonuçları nasıl olacak?
Geçen hafta “Trump İran’la dalaşarak dünyayı başka bir yere götürüyor sanki” demiştim. Burada vurgulamak istediğim konu, Trump’ın dünyanın her yerindeki kaynağa el koyma hakkını kendi ülkesinde görmesi ve aynı zamanda Çin’in sanayide ve teknolojide gelişmesine engel olmak. Venezüella’daki petrole el koydu. ABD Ukrayna ve Pakistan’da nadir toprak elementlerini anlaşma ile kendi tekeline aldı. Trump İran’ın petrolüne el koymak istedi, olmadı. Oysa 25 yıl önce daha başkanlık yoluna girmemişken Trump medya ile paylaştığı bir yorumda İran petrolünü almayı hayali olarak söylemişti.
Her ne kadar İran dışında dünya petrolünün ezici çoğunluğu ABD’nin kontrolünde. Nedeni açık; ülkelerin garanti gelirlerinin kontrolü ABD’nin elinde olmalı. Venezüella petrolüne el koyduktan sonra, “dünya Venezüella’dan petrol almak istiyorsa bana başvuracak” diye anons yaptı. Bu şekilde Küba’ya petrol yardımını da engellemiş oldu.
Venezüella’da Başkan Maduro’yu bir akşam aldı, götürdü, Amerika’da hapse attı. Oluşan hükümetle anlaşma yaparak petrolü ülkenin elinden aldı. Benzer planı İran’da da uyguladı. Ayetullah Ali Hameney’i öldürdükten sonra, İran’da rejim değişti, yeni rejim benimle anlaşmak istiyor söylemiyle Orta Doğu’yu şekillendireceğini sandı, olmadı. En fazla 4-6 haftada işi bitireceğim dedi, bu süreler geride kaldı ama ortada alınmış bir sonuç yok, sadece tehdit var.
Dünya’da bir petrol krizi oluştu. Trump petrol fiyatı İran’ı halledince düşecek filan diyor ama, bizdeki yakıt fiyatının bir inip üç çıkması gibi, petro fiyatı sürekli artıyor. Dünya krizde ama ABD para toplamaya devam ediyor. ABD’nin petrol deposu Venezüella oldu. Bu nedenle Trump’ın bir sorunu yok. Petrolün varil fiyatı 80 doların üzerin çıktığı zaman, ABD’de kaya gazı üretimi de karlı bir hale geliyor. ABD gelirlerini süratle artırıyor. Avrupa ülkeleri ise sıkıntıda.
Trump seçimlere başarıyla gitmek istiyor ama Avrupa ülkeleri ona tavır almaya başladı. Macaristan’da Viktor Orban yaklaşık 16 yıl başbakanlık yaptı, geçen hafta ezici çoğunluğu Peter Magyar’a kaptırdı. Görünen o ki bu durum ABD’de seçimlere yansır ise Trump’ın siyasi yaşamı sona erer.