İTB Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, gıda fiyatlarının yükseldiğini, gübre arzının daraldığını, iklim şoklarının sertleştiğini ve gıda güvensizliğinin büyük bir sorun haline geldiğini kaydetti
SEREN KARAŞAHİN
Küresel tarım sektörünün birbiriyle bağlantılı dört büyük sorun etrafında şekillendiğini ifade eden İzmir Ticaret Borsası (İTB) nisan ayı olağan meclisinde konuşan Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, gıda fiyatlarının yükseldiğini, gübre arzının daraldığını, iklim şoklarının sertleştiğini ve gıda güvensizliğinin artık yapısal bir sorun hâline geldiğini belirtti. Bunlar içinde en kritik risk olan iklim değişikliğinin geleceğe ait bir senaryo olmaktan çıkarak ölçülebilir, somut ve ekonomik sonuçlar doğurmaya başladığını söyleyen Tuncer, hayvancılık sektörünün artan sıcaklıklar, kuraklıklar ve iklim dalgalanmalarının etkisini en hızlı hisseden alanlardan biri olmasıyla ortaya çıkan son verilerin sıcakların hayvancılık üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi.
İklim değişikliği verimi etkiliyor
130 binden fazla büyükbaş üzerinde yapılan uzun dönemli analizlerin sıcaklık ve nemin kritik eşikleri aşması durumunda süt veriminde yüzde 10’a kadar kayba sebep olduğunu ortaya koyduğunu kaydeden Tuncer, “Yem üretiminde düşüş ve hayvan sağlığında bozulma gibi zincirleme etkiler hem üretimin hem de fiyat istikrarını tehdit ediyor. İklim değişikliğinin etkisi sadece üretimle sınırlı değildir. Tarım işçileri açısından da ciddi bir sosyal risk söz konusu. Yakın gelecekte yılın bazı dönemlerinde açık alanda çalışmak fiziksel olarak mümkün olmayacaktır. Bu durum, hayvancılıkla geçinen milyonlarca insan için doğrudan bir geçim krizine işaret etmektedir” dedi.
Yerel hayvan ırkları uzun vadeli adaptasyonun temelini oluşturacak
Mera alanlarının sürdürülebilir hayvancılığın önemli bir parçası olduğunu söyleyen Tuncer, “Dünya kara yüzeyinin yaklaşık yarısını oluşturan meralar, hem gıda üretimi hem de karbon depolama açısından stratejik öneme sahiptir. Bireysel olarak genetik çeşitliliğin korunması stratejik bir zorunluluktur. Çünkü, yerel ve iklime dayanıklı hayvan ırkları uzun vadeli adaptasyonun temelini oluşturacaktır. İklim krizinin yükünü en fazla taşıyan küçük ölçekli aile işletmelerinin korunması, sektörün sürdürülebilirliği açısından şarttır” ifadelerini kullandı.
Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı’nın (EGEV) yeni dönem seçimlerini Hasan Küçükkurt’tan devralan Tuncer, “Vakfımızın amacı; bölgemizdeki iller arasında ekonomik iş birliğini güçlendirmek, bölgenin yatırım potansiyelini tanıtmak, yerel kalkınma projeleri üretmek ve kamu-özel sektör diyaloğunu sağlamak” dedi.
