Konaklama vergisi oranının yıl sonuna kadar yüzde 1 olarak uygulanacak olması turizmcileri sevindirdi
Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yüzde 2 seviyesinde olan konaklama vergisi oranının 31 Aralık 2026 tarihine kadar yüzde 1’e indirilmesi, Türk turizm dünyasında büyük bir memnuniyetle karşılandı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Genel Başkanı (TTYD) Oya Narin, söz konusu indirimin sektör açısından son derece yerinde ve destekleyici bir adım olduğunu söyledi.
Konaklama vergisi oranının 31 Aralık 2026 tarihine kadar yüzde 1’e indirilmesine ilişkin düzenleme, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, uygulamanın Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüleceği bildirildi. Kararı memnuniyetle karşılayan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Genel Başkanı Oya Narin, bu adımın turizm sektörüne verilen desteğin bir göstergesi olduğunu belirterek Türk turizminin bugün yalnızca ülkeye döviz kazandıran bir sektör değil; istihdam, yatırım, bölgesel kalkınma, hizmet ihracatı ve ülke tanıtımı açısından stratejik bir güç olduğunu ifade etti. Sektörün rekabet gücünü koruyacak her düzenlemenin, doğrudan Türkiye ekonomisinin genel performansına katkı sağladığını belirten Narin, sektörün küresel rekabet gücünün daha da artacağını dile getirdi.

Fiyatlama esnekliği artacak
Narin, şu ifadeleri kullandı: “Turizm sektörüne yönelik açıklanan KGF desteğinin ardından, konaklama vergisinde yapılan bu indirim de sektörümüz açısından son derece kıymetli bir adım olmuştur. Özellikle maliyetlerin arttığı, küresel rekabetin sertleştiği ve destinasyonlar arasında fiyat hassasiyetinin yükseldiği bir dönemde bu düzenlemeyi, sektörümüzün rekabet gücünü destekleyen önemli bir karar olarak değerlendiriyoruz. Vergi oranının yarıya indirilmesi; konaklama işletmelerinin fiyatlama esnekliğini artıracak, rekabetçiliği destekleyecek ve sezon genelinde talep yönetimine olumlu katkı sağlayacaktır”
Narin, gelecek dönemde de turizmin Türkiye’ye döviz kazandıran ve cari açığın azaltılmasına doğrudan katkı sağlayan stratejik bir sektör olduğu gerçeğinden hareketle; finansmana erişim, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve vergi yüklerinin dengelenmesi yönündeki adımların sektörün küresel rekabet gücünü daha da artıracağına inandıklarını ifade etti.

