​Türkiye’de en sık görülen ruhsal sorunlar: Depresyon ve kaygı bozuklukları

Ruh sağlığı sorunlarının da diğer hastalıklar gibi tedavi edilebilir olduğunu belirten Dr. Çağlar Açıkgöz, destek almanın güçsüzlük değil, farkındalık göstergesi olduğunu vurguladı

1-31 Mayıs Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, ruh sağlığının önemine ve toplumda en sık karşılaşılan sorunlara dikkat çekti. 

Toplumda ruh sağlığı tedavisine yönelik bazı ön yargıların yaygın olduğunu ifade eden Dr. Açıkgöz, “‘Psikolojik destek alan kişi zayıftır’, ‘İlaçlar bağımlılık yapar’, ‘Benim sorunum konuşarak çözülmez’ ya da ‘Zamanla kendiliğinden geçer’ gibi düşünceler gerçeği yansıtmaz” dedi. Ruh sağlığı sorunlarının da diğer hastalıklar gibi tedavi edilebilir olduğunu belirten Dr. Çağlar Açıkgöz, destek almanın güçsüzlük değil, farkındalık göstergesi olduğunu vurguladı.


“Ruh sağlığı tek bir nedene bağlı değil”


Ruh sağlığının tanımına değinen Dr. Açıkgöz, “Dünya Sağlık Örgütü ruh sağlığını sadece zihinsel bir bozukluğun olmaması değil, bireyin kendi potansiyelini fark edebildiği, yaşamın normal stresleriyle başa çıkabildiği, verimli ve üretken çalışabildiği ve içinde yaşadığı topluma katkıda bulunabildiği bir iyilik hali olarak tanımlar. Kısaca, sadece hasta olmamak değil, aynı zamanda dengede, huzurlu ve işlevsel olabilmek” dedi.

Ruh sağlığının tek bir nedene bağlı olmadığını ifade eden Dr. Açıkgöz, “Kayıplar, stres ve travmalar gibi yaşam olayları; sosyal desteğin olmaması ya da az olması; kronik hastalıklar, uyku ve beslenme bozuklukları gibi fiziksel bozukluklar; iş, ekonomi, yaşam şartları gibi çevresel koşullar ile olaylara bakış açımız ve baş etme tarzımız gibi kişilik özellikleri etkenler sayılabilir” şeklinde konuştu.


Türkiye’de en sık görülen ruhsal sorunlar


Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 12 ay içinde 18 yaş ve üzeri yetişkinlerde doktor tarafından tanı konulan herhangi bir ruhsal hastalık görülme sıklığının yüzde 17,4 olduğunu aktaran Dr. Açıkgöz, en sık görülen rahatsızlıkları ise şöyle sıraladı: “Depresyon yüzde 9, kaygı (anksiyete) bozuklukları yüzde 5,8 oranında görülüyor. Bunun yanında uyku bozuklukları, strese bağlı gerginlik ve tükenmişlik ile bağımlılıklar da sık karşılaşılan sorunlar arasında.”

Ruhsal sorunların erken dönemde bazı işaretler verebildiğini belirten Dr. Açıkgöz, “Sürekli keyifsizlik veya isteksizlik, uyku ve iştah değişiklikleri, çabuk sinirlenme ya da aşırı hassasiyet, eskiden keyif veren şeylere karşı ilgisizlik, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık ile insanlardan uzaklaşma önemli belirtiler arasında yer alır” dedi. 


“Medya okuryazarlığının önemi çok büyük”


Sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Dr. Açıkgöz, “Her durumda olduğu gibi sosyal medyanın da yararı ve zararı var. Fayda ile zarar arasındaki denge kullanım şekline bağlı. Medya okuryazarlığının önemi elbette çok büyük. Mesajların kim tarafından, hangi amaçla ve hangi kitleye yönelik hazırlandığı sorgulanır, sahte ve gerçek haber ayırt edilir ve medyanın bireyler üzerindeki psikolojik ve sosyal etkileri fark edilirse, elbette yarar daha fazla olur” ifadelerini kullandı.

Anksiyete ve depresyon arasındaki farklara değinen Dr. Çağlar Açıkgöz, “Anksiyetede daha çok gelecekle ilgili endişe, huzursuzluk ve gerginlik ön planda. ‘Ya kötü bir şey olursa?’ düşüncesi baskın. Depresyonda ise keyifsizlik, isteksizlik ve enerji düşüklüğü görülür. ‘Hiçbir şeyin anlamı yok’ hissi öne çıkar” dedi. Dr. Açıkgöz, bu iki durumun ayrı ayrı görülebileceği gibi birlikte görülme sıklığının da yüksek olduğunu ekledi.


Ruhsal rahatsızlıklarda tedavi yöntemleri


Ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Dr. Çağlar Açıkgöz, “İlaç tedavileri, psikoterapiler ve yaşam düzeni değişiklikleri tedavi seçenekleri arasında yer alır” ifadelerini kullandı.

Ruh sağlığını korumanın yaşa göre farklı yaklaşımlar gerektirdiğini belirten Dr. Açıkgöz, çocuklar için güvenli ve sevgi dolu bir ortamın, oyun ve ifade alanlarının ve düzenli rutinlerin önemli olduğunu söyledi. Ergenlerde yargılanmadan dinlenmenin, kimlik gelişimine alan tanınmasının, spor ve sanat gibi alanlarda yer alabilmelerinin ve güvenli sosyal ortamların destekleyici olduğunu belirten Dr. Çağlar Açıkgöz, yetişkinlerde ise iş-özel hayat dengesinin kurulması, stresle baş etme becerilerinin geliştirilmesi ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin ruh sağlığı açısından önemli olduğunu vurguladı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM