​Türkiye’nin Bilim Projesi’nin ilk kampüsü İzmir Fen Lisesi’nde açıldı

Türkiye’nin seçkin fen liselerinin kampüslerini birer düşünme ve üretim ekosistemine dönüştürmeyi hedefleyen Fen Bahçeleri projesinin ilk uygulaması, İzmir Fen Lisesi’nde tamamlandı. Açık hava sınıfları, amfi, sera, gözlem alanları ve yeniden tasarlanan yeşil alanlarıyla kampüs, öğrencilerin merak, gözlem ve üretim süreçlerini günün her saatinde besleyecek bir öğrenme zemini sunuyor. 

Türkiye’nin bilim eğitimi alanındaki köklü kurumlarından İzmir Fen Lisesi ile yola çıkan Fen Bahçeleri – Türkiye’nin Bilim Projesi’nin ilk kampüsü, Ali Soyuerel – Cemile Soyuerel Yerleşkesi adıyla okulda düzenlenen törenle açıldı. Kampüsün açılışını Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerle birlikte gerçekleştirdi. Açılışa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ile projenin hayata geçmesine fikirleriyle ve bağışlarıyla destek olan Soyuerel ailesi katıldı.


“Eğitim öğretim sadece derslikle sınırlı değil”


Projenin ilk uygulamasının açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, göreve geldikleri günden itibaren eğitim öğretim ortamlarının sadece dersliğin içinde düzenlenen, öğretmenin sorumluluğunda olan bir alan olmadığını anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Tekin, eğitim öğretimin toplumun bütün kesimlerini içine alan bir yapı olduğunu vurgulayarak, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle yapmak istediğimiz şey, çocuklarımızın derslik binaları dışındaki hayatlarının da eğitim öğretim sürecinin bir parçası olduğu, derslikte aldıklarının toplumsal hayatta beceriye dönüşmesinin artık çağdaş eğitim mantığının pedagojinin bir parçası olduğudur” ifadelerini kullandı.

Projenin hayata geçmesine vesile olan Soyuerel ailesine teşekkür eden Tekin, “Biz de Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu süreci karınca kararınca yürütmeye, desteklemeye çaba sarf ediyoruz. Süreçte emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer 32 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra kendilerine teşekkür etme imkânı buluruz diyorum” dedi.


Bir peyzaj projesi değil, bilim projesi


Fen Bahçeleri okul kampüslerini yalnızca fiziksel olarak değil, düşünme ve üretim kültürü açısından da yeniden ele alan bir dönüşüm modeli olarak kurgulanıyor. Yaklaşımın temelinde; okulu güzelleştirmeye odaklanan bir peyzaj çalışmasından ziyade, bilimsel üretimi destekleyen bir eğitim ortamı oluşturma anlayışı yer alıyor. Proje, en önemli bilimsel keşifler ve yaratıcı fikirlerin yalnızca sınıflarda değil; merakı tetikleyen, düşünceyi derinleştiren ve birlikte öğrenmeyi mümkün kılan ortamlarda geliştiği fikrinden hareket ediyor. Bu doğrultuda bir ağaç, bir yürüyüş yolu ya da bir su öğesi dahi öğrencinin gözlem, sorgulama ve üretme süreçlerini destekleyen bir öğrenme aracı olarak ele alınıyor.


Öğrencilerin okul yaşamının detayları düşünüldü


Yaklaşık 6-7 aylık bir çalışmanın ardından tamamlanan dönüşüm kapsamında okulun açık alanları bütüncül bir yaklaşımla yeniden tasarlandı. Kampüse açık hava sınıfları, amfi, sera alanları ve gölet kazandırıldı. Yeşil alanlar, yürüyüş güzergâhları ve öğrencilerin gün içinde bir araya geleceği sosyal kullanım noktaları yeniden ele alındı. Padel sahasıyla birlikte sosyal yaşam alanları da güçlendirildi. Böylece öğrencilerin okul yaşamının önemli bölümünü geçirdiği dış mekânlar, hem akademik hem sosyal hem de yaratıcı gelişimi destekleyen ilham verici alanlara dönüştürüldü. Tasarım sürecinde, kampüsü gün içinde en yoğun kullanan öğrencilerin görüşleri de alınarak alanların öğrenci ihtiyaçlarına göre şekillenmesi sağlandı.

Fen liselerinde dönüşüm modeli

İzmir Fen Lisesi, Fen Bahçeleri’nin pilot kampüsü olarak hayata geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, iki yıl içerisinde Türkiye genelinde belirlenen 32 fen lisesinde benzer dönüşümlerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Erzurum’dan Ordu’ya, Denizli’den Diyarbakır’a kadar Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bu okullar, Türkiye’nin en parlak öğrencilerinin akademik başarılarının yanında dünya standartlarında fiziksel ortamlara da kavuşmasını sağlayacak.

Fen Bahçeleri aynı zamanda Türkiye’de bağış ve filantropi kültürüne yeni bir model öneriyor. Yeni yapılar inşa etmek yerine mevcut güçlü eğitim kurumlarını dönüştürmeye odaklanan bu yaklaşım, yapılan katkının daha görünür, sürdürülebilir ve doğrudan etki yaratan bir biçime dönüşmesini amaçlıyor. İzmir Fen Lisesi’nde başlayan bu dönüşüm, artık bir tasarım fikrinin ötesinde Türkiye’nin bilim üretim kapasitesine, eğitim ortamlarının niteliğine ve genç nesillerin düşünme biçimine yönelik stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM