Kapsayıcı reklam uygulamalarına sahip markaların kısa vadede yüzde 3,46, uzun vadede ise yüzde 16,26 daha yüksek satış geliri elde ettiği görüldü
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) çatısı altındaki Unstereotype Alliance inisiyatifi, 2026 Sektör Durum Raporu’nda Unstereotype Alliance üyeleri ve destekçilerinden lider markalar ve kurumlar, kapsayıcılığın ticari boyutunu, yapay zeka fırsatlarını ve risklerini, ayrıca sektörün geleceğini değerlendirdi.
Rapor, Unstereotype Alliance’ın 2021 yılındaki ilk “Sektör Durum Raporu’nu” yayımlamasından bu yana, kapsayıcı pazarlamayı ve reklamcılığı en çok şekillendiren beş kilit trendi inceledi. Beş trend; marka değerini artıran bir unsur olarak kalıp yargılardan arınmış içerikler, özgünlüğe yönelen tüketici beklentileri, ilerlemenin temeli olarak işyerinde kapsayıcılık, dijital ve sosyal medyanın etkisi ve risk ile fırsatı dengeleyen bir biçimde yapay zekâ ve teknolojinin kullanımı olarak öne çıktı.
Dünya Reklamverenler Federasyonu (WFA) CEO’su Stephan Loerke mevcut durumu şöyle özetledi: “Üyelerimizin kapsayıcı pazarlamaya öncelik vermeye devam etmesinin nedeni, bunun iş büyümesini desteklemesidir. Hatta bu yaklaşım, son on yıldaki en büyük büyüme motorlarından biri olmuştur.”
Ticari fayda kanıtlandı, şimdi ivmeyi koruma zamanı
Rapor, Unstereotype Alliance’ın Oxford Üniversitesi Saïd Business School ile birlikte yürüttüğü “Kapsayıcılık = Gelir” araştırmasından da yararlanıyor. Söz konusu araştırma, daha kapsayıcı reklam uygulamalarına sahip markaların kısa vadede yüzde 3,46, uzun vadede ise yüzde 16,26 daha yüksek satış geliri elde ettiğini kanıtlıyor. Kapsayıcı markaların tüketicinin ilk tercihi olma oranı yüzde 62 daha yüksek. Ayrıca bu markalar yüzde 54 daha yüksek fiyatlandırma gücüne ve yüzde 15 daha yüksek müşteri sadakatine sahipler.
Bununla birlikte rapor, bu alandaki gelişmenin hala tutarsız olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 2025 yılı, Gender Unstereotype Metric (GUM) skorlarındaki yüzde 30’luk artışla birlikte 2021’den bu yana toplumsal cinsiyetin olumlu temsilinde en büyük iyileşmeye sahne olurken, küresel veriler, engelli bireylerin ve ileri yaştaki tüketicilerin reklamlarda temsilinin hala yetersiz kaldığını gösteriyor. Dünyadaki engelli nüfus oranı yüzde 15 olmasına rağmen, incelenen reklamların sadece yüzde 3’ünde engelli bir bireye yer veriliyor.
Kapsayıcı reklamcılık gelişiyor
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gül Şener ise raporda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Türkiye’de kapsayıcı reklamcılık gelişiyor. Kadınlar giderek artan biçimde geleneksel olmayan ve mesleki rollerde temsil ediliyor, ancak erkeklerin hala çoğunlukla geleneksel rollerde gösterildiğini görüyoruz. Kapsamlı bir dönüşüm, güçlenmiş kadınlık temsillerinin yanı sıra erkeklik temsillerinin de ilerici bir şekilde yaygınlaştırılmasını gerektiriyor.”
Yeni odak alanı içerik üreticisi ekonomisi
Rapor, içerik üreticisi ekonomisini, markaların özgün bağlar kurabilmesi için kritik bir kanal olarak konumlandırıyor.
Unilever Medya ve Entegre Marka Deneyimleri Küresel Direktörü ve Unstereotype Alliance Başkan Yardımcısı Isabel Massey ise konuya değinerek, “İçerik üreticisi ekonomisi; topluluğun, kültürün ve ticaretin kesiştiği yerdir ve markaların ait olduklarını kanıtlamaları gereken alan tam da burasıdır. Değerlerimizi paylaşan içerik üreticileriyle çalışmak, insanlarla güvenilir biçimde bağ kuran kapsayıcı hikayeleri birlikte üretmemizi sağlıyor. Kapsayıcılığı sürdürülebilir marka büyümesine dönüştüren şey de işte bu uyumdur. İçerik üreticileri aracılığıyla anlattığımız hikâyeler yalnızca markaları büyütmekle kalmıyor, kitlelerin neyin mümkün olduğuna dair inancını da şekillendiriyor ve kültürel değişimin itici gücüne dönüşebiliyor” dedi.
