İKÇÜ Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Fuarı’nda konuşan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, “Dijital altyapılarımızın güvenliği, en az fiziki güvenlik kadar önemli hale gelmiştir. Özellikle üniversiteler gibi büyük veri üreten kurumların kullandığı sistemlerin milli güvenlik perspektifiyle ele alınması zorunluluktur” dedi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı destekleriyle düzenlenen “2. Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Fuarı” Kuşadası’nda gerçekleştirilen resmi bir törenle bilişim dünyasının temsilcilerine kapılarını açtı. Resmi açılış töreni, dijital dönüşüm, yapay zekâ, veri güvenliği, kamu bilişim altyapıları ve yerli yazılım teknolojileri alanlarında, Türkiye’nin dört bir yanından gelen bilişim profesyonellerini ve teknoloji firmalarını buluşturdu.
“Veri güvenliği, dijital egemenliğin temelidir”
Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, bilişim teknolojilerinin artık yalnızca teknik bir alan olmadığını, ülkelerin ekonomik bağımsızlığı, stratejik güvenliği ve toplumsal sürdürülebilirliği açısından kritik bir unsur haline geldiğini söyledi. Dijital çağda verinin en önemli güç unsurlarından biri olduğuna dikkati çeken Köse, özellikle kamu kurumları ve üniversitelerde kullanılan yazılım altyapılarının milli güvenlik perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Bilindiği üzere bilişim sistemleri günümüzün olmazsa olmazları arasında yerini almış durumda ve özellikle yöneticiler açısından bu sistemler hem karar verme hem de kaynakları etkin kullanma açısından önemli işlevler sunuyor. Gelinen noktada her geçen gün değişen bu teknolojilere uyum sağlamak ve hatta yönetmek zorunluluğu ile karşı karşıyayız. Bugün artık savaşlar yalnızca sahada değil; veri merkezlerinde, ağ sistemlerinde ve dijital platformlarda yürütülmektedir. Veriyi kontrol eden yapılar, ekonomik gücü, toplumsal yönlendirmeyi ve stratejik üstünlüğü de kontrol etmektedir. Bu nedenle dijital altyapılarımızın güvenliği, en az fiziki güvenlik kadar önemli hale gelmiştir. Özellikle üniversiteler gibi büyük veri üreten kurumların kullandığı sistemlerin milli güvenlik perspektifiyle ele alınması zorunluluktur. Her alanı etkisi altına alan yazılımların özellikle üniversite ve kamu kurumları açısından veri mahremiyeti çerçevesinde düşünülmesine ihtiyaç var “dedi.
Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi’nin yalnızca teknik bir otomasyon sistemi olmadığını belirten Rektör Prof. Dr. Köse, projenin üniversitelerde kurumsal hafıza oluşturan, süreçleri standardize eden ve karar alma mekanizmalarını güçlendiren kapsamlı bir dijital dönüşüm modeli sunduğunu ifade etti.
Dijital çağın yeni gücü; entegre veri analitiği
Sistemin akademik süreçlerden insan kaynaklarına, bütçe yönetiminden öğrenci işlerine kadar tüm yapıları entegre biçimde yönettiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, özellikle veri temelli yönetim anlayışının üniversitelerde büyük bir dönüşüm başlattığını dile getirdi. Rektör Prof. Dr. Köse, “Sistem özellikle veri güvenliği, kurumsal hafıza ve veri analitiği açısından da yüksek öğretimimize önemli fırsatlar sağlamaktadır. Veri güvenliği açısından ÜBYS’nin sunduğu en önemli avantajlardan biri, tüm süreçlerin merkezi ve yetkilendirilmiş bir yapı üzerinden yönetme kabiliyetidir ve veriler ülkemiz içinde tutulmaktadır. Sistem; kullanıcı bazlı yetkilendirme, vekâlet mekanizması, elektronik belge süreçleri ve kimlik doğrulama altyapılarıyla işlem güvenliğini artırmaktadır. Özellikle sahteciliğin giderek yaygınlaştığı ve kolaylaştığı günümüzde bu mimari bize daha güvenli yönetme imkânı sunmaktadır. e-Devlet entegrasyonu, elektronik imza ve doğrulama sistemleri sayesinde kullanıcı erişimleri daha güvenlidir ve bu alanda da öncü bir rol üstlenmiştir. Artık kurumları sezgilerle değil verilerle yönetmek zorundayız. Üretilen her veri, doğru analiz edildiğinde yöneticilere çok güçlü bir karar destek mekanizması sunar” diye konuştu.
ÜBYS başarısı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımı Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Cem Fendoğlu ise konuşmasında, ÜBYS’nin kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından son derece önemli bir model oluşturduğunu ifade etti. 2006 yılından sonra yükseköğretim sistemindeki genişleme ile birlikte bilgi işlem altyapılarına olan talebin arttığını belirten Fendoğlu, ÜBYS’nin bu noktada bir “ölçek ekonomisi” yarattığını ifade etti. Merkezi çözümlerin kamuda ciddi maliyet avantajı sağladığına değinen Fendoğlu, özellikle Üniversite Bilgi Yönetim Sisteminin (ÜBYS) mali ve stratejik avantajlarını paylaştı.
İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, ÜBYS’nin ulusal ölçekte örnek gösterilen bir projeye dönüştüğünü belirtti. ÜBYS’nin bugün 24 devlet üniversitesinde aktif olarak kullanılan güçlü bir yapısına dikkati çeken Prof. Dr. Yasin Bulduklu, çalıştaylardan fuar sürecine evrilen dönüşüm yolculuğunu özetledi.
Açık i̇letişim ve sürekli gelişim odaklı destek sistem
Yazılım süreçlerinin zorluğuna ve kurumsal alışkanlıkları değiştirmenin yarattığı dirence de dikkat çeken Prof. Dr. Bulduklu, İKÇÜ ÜBYS’nin başarısının arkasında “açık iletişim” ve “kararlı yönetim” olduğunu belirtti.
Geleceğin bilişim ekosistemi i̇çin stratejik i̇ş birliği
Açılış konuşmalarının ardından törene katılan protokol fuar alanındaki stantları ziyaret etti. İki gün sürecek organizasyonda, “bulut bilişim”, “yapay zekâ ve büyük veri”, “siber güvenlik ile kurumsal çözümler” başlıklı oturumlarda, kamu bilişim politikaları, üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesine ve Türkiye’nin bilişim ekosistemine katkılar sunması bekleniyor. Yükseköğretimde dijitalleşme vizyonunun geliştirilmesi, kamu kurumlarında entegre yönetim sistemlerinin yaygınlaştırılması ve veri temelli yönetim anlayışının güçlendirilmesi hedefiyle sektör paydaşlarını bir araya getiren fuar; yerli ve milli teknoloji hamlesine katkı sağlayacak projeler, sürdürülebilir bilişim altyapıları ve güvenli veri yönetimi konularında Türkiye’nin dört bir yanından gelen akademisyenler, kamu yöneticileri, bilişim uzmanları ve sektör temsilcilerinin görüş alışverişinde bulunmasına imkân tanıyacak.
