TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kurbanlık harcamalarının 192 milyar TL’yi bulacağının tahmin edildiğini ifade etti
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık fiyatları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kurban Bayramı’nın, ülkemiz ekonomisi ve özellikle hayvancılık sektörü açısından büyük önem taşıdığını belirten Bayraktar, “Son yıllardaki kurban satış verileri dikkate alındığında, 2026 yılında yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor” dedi.
Büyükbaş hayvanlarda fiyat artışı %36,9 oldu
Ziraat Odalarından alınan verilere göre, 2026 yılında büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarının hayvan başına 120 ile 450 bin TL, küçükbaş hayvanların ise 15 ile 45 bin TL arasında değişmesinin beklendiğini ifade eden Bayraktar, “Canlı kilogram fiyatlarının büyükbaş hayvanlarda 340 ile 520 TL, küçükbaş hayvanlarda ise 300 ile 520 TL arasında olacağı tahmin ediliyor. Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanlarda canlı kilogram fiyatının 411,19 TL, küçükbaş hayvanlarda ise 397,61 TL seviyesinde olduğu görülüyor. Geçen yıla göre fiyat artışı büyükbaş hayvanlarda yüzde 36,9, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 29,3 olarak gerçekleşti. Ortalama canlı kilogram fiyatı büyükbaşta 300,38 TL’den 411,19 TL’ye, küçükbaşta ise 307,52 TL’den 397,61 TL’ye yükseldi. Satışların yoğun olduğu büyükşehirlerde canlı kilogram fiyatları büyükbaş hayvanlarda İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 TL, Anadolu Yakası’nda 480-500 TL, Ankara ve İzmir’de ise 380-450 TL aralığında değişiyor. Küçükbaş hayvanlarda ise İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 TL, Anadolu Yakası’nda 450-470 TL, Ankara ve İzmir’de ise 400-450 TL aralığında fiyat oluşuyor” ifadelerinde bulundu.
Hisse bedelleri 25 ile 60 bin TL arasında değişiyor
2026 yılında büyükbaş hayvanlarda hisseli satışların yaygın şekilde devam ettiğini belirten Bayraktar, “İllere göre farklılık göstermekle birlikte hisse bedellerinin ortalama 25 ile 60 bin TL arasında değiştiği görülüyor. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte talep durumuna göre bu fiyatlarda değişiklik yaşanabilecek” dedi.
Kurbanlık fiyatlarında yaşanan yükselişte başta yem olmak üzere işçilik, veterinerlik hizmetleri, ilaç, elektrik, mazot ve nakliye giderlerinde meydana gelen maliyet artışlarının etkili olduğunu dile getiren Bayraktar, “Üreticilerimizin işletmelerinde çalıştırdığı işçilere ödedikleri brüt asgari ücret geçen yıl 26 bin 5 TL iken, bu yıl yaklaşık yüzde 27 artışla 33 bin 30 TL’ye yükseldi. Geçen yıl tonu 3 bin 733 TL olan samanın fiyatı yüzde 106,3 artışla 7 bin 768 TL’ye, 12 bin 835 TL olan besi yeminin fiyatı yüzde 37,7 artışla 17 bin 673 TL’ye, 10 bin 958 TL olan kuru yonca otunun fiyatı ise yüzde 36,1 artışla 14 bin 910 TL’ye çıktı. İşletmelerde kullanılan elektriğin kilovat fiyatı geçen yıla göre yüzde 25,1 artışla 377,2 kuruştan 472,8 kuruşa yükselirken, mazot fiyatları da yüzde 46 artarak 46,94 TL’de 68,51 TL’ye çıktı. Nakliye maliyetlerinde de ciddi artış yaşandı. Geçen yıl Kars’tan Ankara’ya 55 bin TL’ye taşınan kurbanlık hayvanlar bu yıl 80 bin TL’ye, İstanbul’a 70 bin TL’ye taşınan sevkiyatlar 95 bin TL’ye, Bursa ve İzmir’e 75 bin TL’ye yapılan taşımalar ise 100 bin TL’ye ulaştı” diye konuştu.
“Her türlü yardımın destekçisiyiz”
Kurban Bayramı’nda çok sayıda dernek ve vakıfın, vatandaşlardan aldıkları vekâlet doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında kurban kesim organizasyonları gerçekleştirdiklerine değinen Bayraktar, şunları söyledi: “Özellikle yurt dışında vekâletle kurban kesimi uygulamalarının son yıllarda giderek arttığı görülüyor. Vakıf ve derneklerin yurt dışı organizasyonlarında uyguladığı düşük fiyat politikası, birçok vatandaşın daha ekonomik olduğu düşüncesiyle bu organizasyonlara yönelmesine neden oluyor, bu durum ise iç piyasada üreticilerimizin satışlarını olumsuz etkiliyor. Yurt içindeki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine yapılacak her türlü yardımın destekçisiyiz. Bununla birlikte, kurban kesimlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi ve elde edilen etlerin soğuk zincirle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması halinde hem üreticimizin hem de hayvancılık sektörümüzün korunmasına katkı sağlanacak. Ayrıca dernek ve vakıfların toplu alımlarda üreticinin emeğini gözeten adil bir fiyat politikası uygulamaları da büyük önem taşıyor.”
“Üreticilerin eksikleri karşılanmalı”
Üreticilerin, kurban pazarlarında sunulan hizmetlerin yetersiz olduğunu belirttiğini vurgulayan Bayraktar, “Üreticilerimizin temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması büyük önem taşıyor. Belediyelerimizin bu alanları gelir kapısı olarak değil, kamu hizmeti anlayışıyla değerlendirmesi gerekiyor. Üreticilerimizin maliyetinin düşmesi vatandaşlarımızın alım gücüne de olumlu yansıyacak. Bayram sonrasında kesim alanlarında oluşan yoğunluk da vatandaşlarımız açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Belediyelerin kesim alanı kapasitesini artırması ve hijyen koşullarına ilişkin gerekli tedbirleri alması son derece önemli” diye konuştu.
Kurbanlık hayvanların ekonomik değerine ilişkin değerlendirmede bulunan Bayraktar, “Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip bir büyükbaş hayvanın canlı kilogram fiyatının 411,19 TL olacağı dikkate alındığında, bayram süresince kesilecek yaklaşık 750 bin büyükbaş hayvan için ödenecek tutarın 123 milyar 357 milyon TL’ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise ortalama satış fiyatının 26 bin 900 TL olacağı varsayımıyla, yaklaşık 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvan için ödenecek tutarın 68 milyar 595 milyon TL’yi bulacağı öngörülüyor. Buna göre halkımızın yaklaşık 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvan için toplamda 192 milyar TL’ye yakın harcama yapacağı tahmin ediliyor” ifadelerinde bulundu.
Deri ekonomisinde kayıp
Kurban Bayramı süresince kesilen milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvandan elde edilen derilerin, deri ve tekstil sanayisi açısından önemli bir hammadde niteliği taşıdığına değinen Bayraktar, “Ancak son yıllarda deri toplama ve işleme süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu ekonomik değer yeterince değerlendirilemiyor. Toplama maliyetlerinin yükselmesi, piyasadaki durgunluk ve deri toplayıcı sayısının azalması nedeniyle birçok bölgede deriler ya çok düşük bedellerle el değiştiriyor ya da hiç toplanmadan zayi oluyor. Özellikle küçükbaş hayvan derilerinde yaşanan kayıplar dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ziraat Odalarımızdan gelen bilgilere göre, birçok bölgede deri toplayıcılarının bulunmaması nedeniyle kurban derileri ekonomiye kazandırılamıyor ve vatandaşlarımız tarafından çöpe atılıyor. Bu durum, ayakkabıdan tekstile kadar pek çok sektör için önemli bir yerli hammadde kaybı anlamına geliyor. Yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvandan elde edilecek derilerin yanlış kesim uygulamaları veya toplama zincirindeki aksaklıklar nedeniyle zayi olması, ciddi bir ekonomik kayıp oluşturuyor. Bu nedenle toplama merkezlerinin etkinleştirilmesi ve derinin stratejik bir sanayi hammaddesi olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” dedi.
Kasaplık hizmetler ve oluşan ekonomik hacim
Kurban Bayramı döneminde kasaplık hizmetlerinin de önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturduğunu ifade eden Bayraktar “Büyükbaş hayvanlarda yalnızca kesim, yüzme ve dörde bölme işlemleri için 10 ile 15 bin TL arasında, detaylı parçalama işlemleri için ise 15 ile 20 bin TL arasında ücret alınıyor. Küçükbaş hayvanlarda ise kesim ücretleri bin 500 ile 2 bin 500 TL arasında değişiyor. Büyükbaş hayvanların yaklaşık yarısının kasaplar tarafından ortalama 15 bin TL ücret karşılığında kesileceği varsayımıyla kasaplara ödenecek tutarın 5,6 milyar TL’yi aşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise yaklaşık 1 milyon 275 bin hayvanın ortalama 2 bin TL ücretle kesileceği dikkate alındığında kasaplara ödenecek toplam bedelin 2,5 milyar lirayı aşacağı öngörülüyor. Böylece kasaplık hizmetleri için ödenecek toplam tutarın yaklaşık 8,2 milyar TL’ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatat ürünleri de önemli bir ekonomik değer oluşturuyor” diye konuştu.
Bayraktar, sözlerini şöyle noktaladı: “Bayram döneminde satışların beklendiği düzeyde gerçekleşmemesi halinde elde kalan hayvanların, Et ve Süt Kurumu tarafından üreticinin yaptığı ek masraflar da dikkate alınarak mağduriyet oluşturmayacak fiyatlarla satın alınması büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, kurbanlık yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik görülüyor.”
