Çalışanların %72’si yüksek stresle çalışıyor

İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması’na göre çalışanların yalnızca yüzde 21’i duygusal iyi oluş desteği aldığını belirtirken, işverenlerin yüzde 84’ü mevcut stratejilerinin çalışan ihtiyaçlarını karşıladığına inanıyor. Buna karşın çalışanların yüzde 72’si iş hayatında yüksek stres seviyesi yaşadığını ifade ediyor 

Aon’un 2026 İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması yayımlandı. Aon’un araştırması, iş dünyasında teknoloji yatırımlarının hızla arttığını ancak insan dönüşümünün aynı hızda ilerlemediğini ortaya koydu. Kasım 2025 – ocak 2026 döneminde 62 farklı coğrafyada gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye’den de 62 katılımcı dahil oldu. Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 73’ünün yapay zekayı devreye aldığı, buna karşın çalışanlarını bu dönüşüme hazırlayan şirketlerin sadece yüzde 18’de kaldığı görülüyor. Araştırma, yapay zekâ çağında rekabet avantajının yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, çalışan deneyimi, liderlik dönüşümü ve güven duygusunu güçlendiren şirketlerle şekilleneceğine işaret ediyor.

Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 73’ü yapay zekayı devreye aldı ya da pilot uygulamalar yürütüyor. Buna karşın çalışanlarını yapay zekâ odaklı yetkinlik programlarına dahil eden şirketlerin oranı yalnızca yüzde 18’de kalıyor. İşverenlerin yüzde 80’i yapay zekâ yatırımlarındaki temel hedefin rutin işleri otomatikleştirmek olduğunu belirtirken, çalışanların yeniden yetkinlik kazanmasını önceliklendiren şirketlerin oranı yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.

Aon’un 2026 İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması, çalışanlarla işverenler arasında çalışan deneyimi konusunda dikkat çekici bir algı farkı bulunduğunu ortaya koyuyor. Çalışanların yüzde 72’si yüksek stres altında çalıştığını belirtirken, iş verenlerin yüzde 84’ü mevcut çalışan deneyimi stratejilerinin yeterli olduğu görüşünde.


İş dünyasında yeni dönemin anahtarı adaptasyon ve dijital yetkinlikler

Araştırma, şirketlerin yalnızca teknoloji yatırımlarına değil; liderlik dönüşümü, çalışan deneyimi ve organizasyonel dayanıklılık alanlarına da odaklanması gerektiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 39’u devam eden ekonomik dalgalanmalar nedeniyle birleşme ve satın alma süreçlerini değerlendiriyor veya aktif olarak yürütüyor.

Önümüzdeki üç yıl içinde organizasyonel başarı açısından en kritik yetkinlikler ise “adaptasyon ve değişim yönetimi”, “liderlik ve insan yönetimi” ile “dijital okuryazarlık ve teknoloji adaptasyonu” olarak öne çıkıyor. 


Çalışanların %72’si yüksek stres altında

Araştırma, çalışan deneyimi tarafında işverenlerle çalışanlar arasında dikkat çekici bir algı farkı olduğunu ortaya koyuyor. Çalışanların yalnızca yüzde 21’i duygusal iyi oluş desteği aldığını belirtirken, işverenlerin yüzde 84’ü mevcut stratejilerinin çalışan ihtiyaçlarını karşıladığına inanıyor. Buna karşın çalışanların yüzde 72’si iş hayatında yüksek stres seviyesi yaşadığını ifade ediyor.


Çalışanların yüzde 81’i ücret şeffaflığı istiyor 

Araştırma, ücret şeffaflığı ve fırsat eşitliği alanlarında da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Çalışanların yüzde 81’i ücret şeffaflığını önemli veya çok önemli bulurken, organizasyonların yalnızca yüzde 19’u bu alandaki uygulamalarını güçlü ve sistematik olarak değerlendiriyor.

Türkiye ise yüzde 37 ile ücret şeffaflığı uygulamalarında en yüksek olgunluk oranına sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Öte yandan işverenlerin yüzde 84’ü kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret sunduğunu belirtse de kariyer gelişimi ve terfi fırsatlarında eşitliği destekleyen politikalara sahip şirketlerin oranı yalnızca yüzde 14 seviyesinde kalıyor. Benzer şekilde işverenlerin yüzde 85’i kadın sağlığının desteklenmesi gerektiğini düşünürken, çalışanların yalnızca yüzde 12’si bu desteği aldığını ifade ediyor. 


Rekabet avantajını insan odağını güçlendiren şirketler elde edecek 

Aon Türkiye Sağlık, Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Yalçın, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şirketler yapay zekâyı hızla iş süreçlerine entegre ediyor ancak dönüşümün sürdürülebilirliği, çalışanların bu sürece ne kadar hazır olduğuyla doğrudan bağlantılı. Araştırma sonuçları; organizasyonların teknoloji yatırımlarında güçlü bir ivme yakaladığını, yetkinlik gelişimi, liderlik dönüşümü ve çalışan deneyimi tarafında ise daha kapsamlı aksiyon ihtiyacı bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı yaratacak şirketler, insan odağını güçlendiren ve değişime uyum kapasitesini artıran kurumlar olacak.”  

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM