Yükselen enerji maliyetleri, verimli iklimlendirme sistemlerine talebi artıyor

Enerji ihtiyacının yüzde 70’ini ithal kaynaklardan karşılayan Türkiye’de, enerjinin yaklaşık yüzde 26’sı ısıtma sistemleri tarafından tüketiliyor. Bu durum, artan enerji maliyetleriyle birlikte hanelerin bütçesini zorlarken, ticari işletmelerde de enerji giderlerini operasyonel maliyetlerin en önemli kalemlerinden biri hâline getiriyor

Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı verilerine göre, binalarda tüketilen enerjinin yüzde 82’si ısıtma amacıyla kullanılıyor. Bu oran, Türkiye’de tüketilen toplam enerjinin yaklaşık yüzde 26’sını oluşturuyor. Artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik hedefleri ise bu yüksek tüketim yapısını doğrudan etkileyerek, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcıları iklimlendirme yatırımlarında daha verimli ve sürdürülebilir çözümlere yönlendiriyor.

Türkiye’de 2025 ve 2026 döneminde enerji maliyetlerinde yaşanan artışın kullanıcı davranışlarını doğrudan etkilediğini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi & İklimlendirme ve Şubeler Direktörü Zafer Çüman, şunları söyledi: “Büyükşehirlerde yaz aylarında hane elektrik faturaları ortalama bin TL seviyesini aşıyor. Doğalgaz faturaları ise mevsimsel kullanım yoğunluğuna göre 2 bin TL’ye ulaşıyor. Bu durum hanelerin bütçesini zorlarken, ticari işletmelerde de enerji giderlerini operasyonel maliyetlerin en önemli kalemlerinden biri hâline getiriyor. Günümüzde kullanıcıların iklimlendirme yatırımlarına bakış açısı da tamamen değişti. Tüketiciler artık yalnızca ürünün fiyatını değil; enerji tüketimini, verimlilik seviyesini, bakım maliyetlerini ve uzun vadeli geri dönüşüm süresini de değerlendiriyor.”


Isı pompası pazarı hızla büyüyor

2025-2026 döneminde Türkiye’de ısı pompası pazarının hızla büyüdüğünü belirten Çüman, 1 birim elektrik enerjisiyle 3 ila 5 birim ısı enerjisi üretebilen ısı pompalarının hem bireysel hem de ticari kullanıcıların enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğini söyledi. Sektörün geleceğinde akıllı teknolojilerin belirleyici rol oynayacağını vurgulayan Çüman, yeni nesil klima sistemlerinin; yapay zekâ destekli kontrol mekanizmaları, inverter teknolojisi ve sensör tabanlı optimizasyon çözümleri sayesinde enerji tüketimini yüzde 30’a varan oranda azalttığını söyledi.


İnverterli sistemler daha az enerji tüketiyor

Klima seçiminde mekânın büyüklüğüne uygun BTU kapasitesi, inverter teknolojisi, yüksek SEER ve SCOP değerleri, A++ ve A+++ enerji sınıfı ile akıllı kontrol ve uzaktan yönetim özelliklerinin öne çıkan kriterler arasında yer aldığını belirten Çüman, özellikle inverter teknolojisine sahip sistemlerin sabit hızlı modellere kıyasla daha düşük enerji tüketimi sağlayarak kullanıcıların elektrik faturalarında önemli miktarda tasarruf sunduğunu ifade etti. 

Enerji maliyetlerindeki artışın, kombi seçiminde de yüksek verimli sistemlere olan talebi artırdığını söyleyen Çüman, “Yoğuşmalı kombiler ve yüksek modülasyon kapasitesine sahip sistemler, geleneksel modellere kıyasla daha düşük doğalgaz tüketimi sağladığı için yoğun talep görüyor. Ancak enerji tasarrufu için kombi seçimi yapılırken cihazın teknik özelliklerinin yanı sıra binanın yalıtım durumuna ve mekânın büyüklüğüne de dikkat etmek gerekiyor” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM