Çocuklarda alerjik nezleyi önlemek için 10 altın kural

Alerjik nezle (alerjik rinit), çocuklarda en sık görülen kronik alerjik hastalıkların başında geliyor. Araştırmalar, her 5 çocuktan yaklaşık 1’inde alerjik rinit belirtilerinin görülebildiğini ortaya koyuyor. Burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalık; çocukların uyku düzenini, okul başarısını ve günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.

Central Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, alerjik nezlenin tamamen önlenmesinin her zaman mümkün olmadığını ancak doğru çevresel önlemlerle belirtilerin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirterek ailelere bulundu. 


Ev tozu ile mücadele edin ve yatak takımlarını düzenli olarak yıkayın


Ev tozu akarları, alerjik nezlenin en önemli nedenleri arasında yer alır. Özellikle yatak, yastık, halı ve kumaş kaplı mobilyalarda yoğun olarak bulunurlar. Bu nedenle çocuk odalarının düzenli temizlenmesi, toz tutan eşyaların azaltılması ve mümkünse HEPA filtreli elektrik süpürgesi kullanılması önerilir.

Çocukların günün önemli bir bölümünü geçirdiği yatak odaları alerjenlerden mümkün olduğunca arındırılmalıdır. Kalın perdeler, peluş oyuncaklar ve duvardan duvara halılar toz birikimini artırabilir. Yıkanabilir ve kolay temizlenebilir ürünler tercih edilmelidir. Yastık kılıfları, çarşaflar, nevresimler ve battaniyeler haftada en az bir kez 60 derece ve üzerindeki sıcaklıklarda yıkanmalıdır. Bu uygulama, ev tozu akarlarının önemli ölçüde azalmasına yardımcı olur.


Polen mevsiminde önlemler alın


İlkbahar ve yaz aylarında havadaki polen miktarı artış gösterir. Özellikle sabah saatlerinde polen yoğunluğu daha yüksek olabilir. Polen alerjisi olan çocukların bu saatlerde uzun süre dışarıda kalmamaları, eve geldiklerinde kıyafetlerini değiştirmeleri ve yüzlerini yıkamaları faydalıdır. Sigara dumanı yalnızca alerjik nezle belirtilerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda çocukların solunum yollarında tahrişe neden olarak astım gelişme riskini de yükseltebilir. Çocukların bulunduğu ortamlarda sigara içilmemesi büyük önem taşır.

Nemli ortamlar küf mantarlarının çoğalması için uygun koşullar oluşturur. Özellikle banyo, mutfak ve bodrum gibi alanlarda nem kontrolü sağlanmalı, düzenli havalandırma yapılmalıdır. Ev içi nem oranının yüzde 40-50 seviyelerinde tutulması önerilir.


Evcil hayvan alerjenlerine karşı dikkatli olun


Bazı çocuklar kedi, köpek veya diğer evcil hayvanların tüylerinden çok deri döküntülerine ve salgılarına karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Alerjisi olduğu belirlenen çocukların temas sonrası el hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Evlerin düzenli havalandırılması, klima ve hava filtrelerinin bakımının yapılması, iç ortam hava kalitesini artırır. Hava kirliliği ve çeşitli kimyasal kokular da alerjik belirtileri tetikleyebileceğinden temizlik ürünleri dikkatli kullanılmalıdır.

Sürekli burun tıkanıklığı yaşayan çocuklar ağızdan nefes almaya başlayabilir. Bu durum uyku kalitesini bozabilir, horlamaya ve gün içinde dikkat dağınıklığına neden olabilir. Uzun süren belirtilerde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Alerjik nezlede erken tanı, hem belirtilerin kontrol altına alınması hem de astım gibi eşlik edebilecek hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Şikayetleri sık tekrarlayan çocukların bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı veya çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Central Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, “Alerjik nezle sadece mevsimsel bir rahatsızlık olarak görülmemelidir. Tedavi edilmeyen alerjik nezle; uyku bozukluklarına, okul başarısında düşüşe, dikkat sorunlarına ve yaşam kalitesinde azalmaya yol açabilir. Ailelerin belirtileri erken fark etmesi ve gerekli önlemleri alması çocukların daha sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı sağlayacaktır” diyor.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM