ATO, dünyanın en önemli lojistik ve denizcilik fuarlarından biri olan “Breakbulk Europe 2026 Fuarı”nda stant açarak Türk lojistik sektörünü tanıttı
Ankara Ticaret Odası (ATO), Ticaret Bakanlığı’nın milli katılım desteğiyle, lojistik sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Breakbulk Europe 2026 Fuarı’nda stant açarak, Türk firmalarını dünya ile buluşturdu. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Türkiye’nin lojistikte sahip olduğu kapasiteyi, mühendislik gücünü ve uluslararası taşımacılık tecrübesini dünya vitrinine taşıyacak olan Breakbulk Europe 2026, sektör temsilcilerimiz açısından yeni iş birliklerinin ve yatırım fırsatlarının kapısını aralayacak” dedi.
Ankara Ticaret Odası, Hollanda’nın Rotterdam kentinde, 16-18 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Breakbulk Europe 2026 Fuarı’nda 140 metrekare büyüklüğünde stant açarak, Ankara’dan 4 ve İstanbul’dan 4 firma olmak üzere toplam 8 firma ile Hizmet İhracatçıları Birliği ve Ankara Lojistik Üssü’nü Rotterdam’a taşıyarak sektörün küresel görünürlüğüne katkı sağladı.
ATO standının açılışında konuşan Baran, Breakbulk Europe 2026 Fuarı’nın Türkiye’nin güçlü altyapısı ve lojistik sektöründeki birikimini uluslararası platformda tanıtmak açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti. Ticaret Bakanlığı’nın milli katılım desteğiyle organizasyonu gerçekleştirdiklerini belirten Baran, “Firmalarımızla birlikte bu fuara katılarak, lojistik sektörümüzün uluslararası alandaki görünürlüğünün artması, yeni ticaret bağlantılarının kurulması, ülkemizin lojistik alanındaki rekabet gücünün daha da güçlenmesi ve uluslararası ticaret koridorlarındaki stratejik rolümüzün daha da pekişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Günümüzde lojistik sektöründeki hız, daha fazla pazarlara ulaşmak demek, küresel ticarette güç demek” dedi.
“Türkiye güvenilir bir tedarik üssü ve lojistik merkezi”
Konuşmasında Türkiye’nin coğrafi konumunun önemine dikkat çeken Baran, “Avrupa, Asya, Afrika ve Ortadoğu’nun geçiş koridoru üzerinde yer alan Türkiye; doğu-batı ve kuzey-güney ticaretinde doğal bir bağlantı noktası oluşturuyor. Türkiye’nin merkez olduğu bir çember düşünürsek, Avrupa’nın büyük bölümü, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Orta Asya’nın bir kısmı yakın coğrafyamızda yer alıyor. Ülkemizden 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye ulaşmak mümkün” dedi.
Türkiye’nin gelişmiş ulaşım altyapısı, limanları, demiryolu ve kara yolu ağları ile çok modlu taşımacılık kapasitesinin, küresel tedarik zincirleri açısından önemli bir avantaj sunduğunu anlatan Baran, “Hürmüz Boğazı nedeniyle yaşanan gelişmeleri, tüm dünya ile birlikte yakından takip ediyoruz. Küresel ticaret haritasının yeniden çizildiği bir dönemde Türkiye, gelişmiş ulaşım altyapısı, limanları, demiryolu bağlantıları, kara yolu ağı ve çok modlu taşımacılık kabiliyetiyle güvenilir bir tedarik üssü ve lojistik merkezi konumunda” diye konuştu.
