“Türkiye’nin verimlilik ve katma değer odaklı yeni bir hikâyeye ihtiyacı var”

SEDA GÖK

TÜSİAD 2026 yılının ilk Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda konuşan YİK Başkanı Ömer Aras, küresel çalkantıların ve jeopolitik risklerin arttığı bu kritik dönemde Türkiye’nin acilen verimlilik, yüksek katma değer ve nitelikli insan kaynağına dayalı yeni bir hikâye yazması gerektiğini söyledi.

Sadece niceliksel ekonomik büyümenin yeterli olmadığını, büyümenin kalkınmaya dönüşmesi gerektiğini ifade eden Aras, ülkenin yapısal avantajlarını kalıcı bir rekabet gücüne çevirecek ortak bir yön duygusuna ve yeni bir kalkınma modeline ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Dünyada üretim, enerji ve teknoloji haritalarının eş zamanlı olarak yeniden çizildiğini belirten Ömer Aras, küresel piyasalarda geçici bir belirsizlik döneminden değil, kalıcı bir yapısal dönüşümden geçildiğini söyledi. Yakın dönemde Orta Doğu’da yaşanan askerî hareketlilik ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla fırlayan petrol fiyatlarını örnek gösteren Aras, şirketlerin 2026 bütçe varsayımlarının haftalar içinde nasıl altüst olduğuna dikkat çekti. Yatırım kararlarının artık sadece ekonomik verilere göre değil; enerji, tedarik güvenliği ve jeopolitik riskler gözetilerek alındığını kaydeden YİK Başkanı, modern tarihte ilk kez üretim gücü ile askerî ve finansal gücün ayrıştığını, bu durumun da küresel ekonominin omurgasında büyük bir fay hattı oluşturduğunu dile getirdi.

Dünyayı saran bu istikrarsızlık dalgasının arkasında askerî ve üretim gücünün ayrışması, yeşil enerjinin bir ulusal güvenlik unsuruna dönüşmesi ve yapay zekâ odaklı teknolojik rekabet gibi üç büyük kök neden olduğunu belirten Aras, 2026 yılının ikinci yarısının Türkiye açısından jeopolitik açıdan çok kritik olacağını ifade etti. Ülkenin ev sahipliği yapacağı temmuz ayındaki NATO Zirvesi ve Kasım ayındaki COP 31 İklim Zirvesi’nin küresel savunma ve yeşil dönüşüm mimarisinde Türkiye’nin stratejik önemini dünya gündemine taşıyacağını belirtti.


“Kapasite adacıklarını birbirine bağlamalıyız”

Türkiye’nin coğrafi konumu, üretim çeşitliliği ve lojistik gücü gibi önemli yapısal avantajlara sahip olduğunu hatırlatan TÜSİAD YİK Başkanı, bu potansiyelin kalıcı bir güce dönüşmesi için iç pazardaki kopuk “kapasite adacıklarının” ve kurumların ortak bir hedef etrafında birbirine bağlanması gerektiğini söyledi. Gençlerin nitelikli eğitimle donatılması ve kadınların ekonomiye tam entegrasyonunun önemine de değinen Aras, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu ekledi. Aras konuşmasını, yeni dönemde günü kurtarmaya çalışan ülkelerin kaybedeceğini; belirsizliği doğru okuyan, kurumlarını güçlendiren ve dayanıklı ekonomiler kurabilenlerin ise kazanacağını vurgu yaparak noktaladı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM