SEDA GÖK
Küresel talepteki dalgalanmalar, jeopolitik gelişmeler, artan üretim maliyetleri ve yoğun rekabet koşulları nedeniyle zorlu bir ilk altı ay geçiren hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, haziran ayında yakaladığı güçlü performansla yılın ikinci yarısına daha umutlu bakıyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, ihracatta pozitif ivmenin devam etmesi için büyüme potansiyeli taşıyan pazarlara odaklanacaklarını söyledi. Bağcı, özellikle İspanya, Kuzey Avrupa ülkeleri ve ABD’nin ön plana çıktığını ifade ederek “Özellikle İspanya’daki güçlü artışın devam etmesini, Kuzey Avrupa pazarlarındaki ivmenin korunmasını ve ABD gibi alternatif pazarlarda daha fazla potansiyel yakalanmasını önemsiyoruz” dedi.
Hazirandaki yükseliş moral verdi
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Türkiye geneli ihracatı 2026 yılının ilk altı ayında yüzde 2 düşüşle 7,98 milyar dolar olurken, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin ihracatı da yüzde 3’lük sınırlı gerilemeyle 631 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Miktar bazında ise Türkiye genelinde ihracat yüzde 13, Ege’de ise yüzde 8 geriledi. Değer bazındaki düşüşün miktar bazındaki gerilemeye göre daha sınırlı kalması ise sektörün katma değerli ve yüksek fiyatlı ürünlerle rekabet etmeye çalıştığını ortaya koydu.
İlk yarıdaki zorlu tabloya rağmen haziran ayında yakalanan performans dikkat çekti. Haziran ayında Türkiye’nin hazır giyim ihracatı yüzde 15 artışla 1,37 milyar dolara ulaşırken, Ege Bölgesi’nin ihracatı da yüzde 13 artışla 117,8 milyon dolar oldu. Bağcı, bu artışın yılın ikinci yarısı için önemli bir toparlanma sinyali verdiğini söyledi.
İspanya ve Kuzey Avrupa yükselişini sürdürüyor
Ege hazır giyim ihracatında Avrupa ana pazar olmayı sürdürürken, yılın ilk yarısında en güçlü performans İspanya’da görüldü. İspanya’ya ihracat yüzde 20 artarken, Danimarka’da yüzde 19, İsveç’te yüzde 9, Polonya’da yüzde 4 ve ABD’de yüzde 1 artış kaydedildi.
Buna karşılık Almanya, Hollanda, İngiltere, Fransa ve İtalya gibi geleneksel pazarlarda gerilemeler yaşandı. Bağcı, mevcut pazarlardaki konumu korurken büyüme potansiyeli taşıyan ülkelerde daha etkin olacaklarını belirterek, pazar çeşitliliğinin artık yalnızca büyüme stratejisi değil, aynı zamanda riskleri azaltan ve sürdürülebilir ihracatı destekleyen temel bir unsur haline geldiğini vurguladı.

Rekabetçilik yeniden güçlendirilmeli
Küresel hazır giyim ticaretinde rekabetin her geçen yıl daha da sertleştiğine dikkat çeken Bağcı, dünya hazır giyim ihracatının 2025 yılında yüzde 4 arttığını, buna karşın Türkiye’nin ihracatının yüzde 6 gerilediğini hatırlattı.
Polonya’nın 18,9 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin önüne geçtiğini belirten Bağcı, buna rağmen Türkiye’nin yaklaşık 4,5 milyar dolar ithalata karşılık 18 milyar doların üzerinde ihracat yapan net ihracatçı bir üretim ülkesi olduğunun altını çizdi.
Bağcı, “Hızlı teslimat, esnek üretim, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve güvenilir tedarikçi olma niteliği artık küresel alıcıların kararlarında belirleyici hale geldi. Türkiye ve Ege hazır giyim sektörü bu alanlarda önemli avantajlara sahip. Bu avantajları koruyabilmek için maliyet baskısının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracatçının rekabet gücünü destekleyecek adımlar büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
İkinci yarıda hedef kayıpları telafi etmek
Yılın ikinci yarısına temkinli ancak umutlu girdiklerini ifade eden Bağcı, Avrupa’da tüketici güveni, enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin sipariş akışını belirlemeyi sürdüreceğini söyledi.
Bu süreçte üretim maliyetlerinin dengelenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve kur-maliyet dengesinin ihracatçı lehine öngörülebilir hale getirilmesinin sektör açısından kritik önemde olduğunu belirten Bağcı, uluslararası pazarlama faaliyetlerine de ağırlık vereceklerini ifade etti.
