İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sanayinin yeşil dönüşüm sürecine yönelik düzenlediği webinarlarla iş dünyasını değişen küresel ticaret koşullarına ve yeni regülasyonlara hazırlamayı sürdürüyor. İZSİAD Çevre ve Enerji Komisyonu tarafından gerçekleştirilen “Yeşil Dönüşüm: Sanayide Rekabetin Yeni Anahtarı” ile “Karbon Ticareti, Karbon Kredileri ve Regülasyonlar” webinarlarında; Avrupa’daki yeni düzenlemelerden karbon piyasalarına, emisyon ölçümünden şirketlerin yeşil dönüşüm yol haritalarına kadar sanayinin önümüzdeki dönemde karşılaşacağı önemli başlıklar ele alındı.
Yüksel: Sürdürülebilirlik bugünün gündemi
İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, yeşil dönüşüm ve karbon yönetiminin artık yalnızca çevresel başlıklar olmadığını, şirketlerin rekabet gücü ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.
İş dünyasının yeni regülasyonlara hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Üretim süreçlerimizde sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve karbon yönetimi artık geleceğin değil bugünün gündemidir. Üyelerimizin bu dönüşümü doğru anlaması ve kendi firmaları için yol haritalarını oluşturması büyük önem taşıyor. Bu nedenle bu tür bilgi paylaşımı toplantılarını çok değerli buluyoruz” dedi.
Sanayicilere beş stratejik adım
Prof. Dr. Nuri Azbar, yeşil dönüşümün artık yalnızca bir çevre projesi olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerek, rekabet stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Avrupa’nın yeni düzenlemelerle küresel ticaretin kurallarını yeniden şekillendirdiğini belirten Azbar, Türk sanayisinin bu dönüşüme yalnızca mevzuata uyum açısından değil, rekabet gücünü koruma ve geliştirme perspektifiyle yaklaşması gerektiğini vurguladı.
Sanayicilerin dönüşüme nereden başlaması gerektiğine ilişkin yol haritasını da paylaşan Azbar, ilk adımın stratejik ürünlerin ve bu ürünlerin yaşam döngülerinin doğru analiz edilmesi olduğunu söyledi. İşletmelerin karbon emisyonu, enerji ve su tüketimi, hammadde kullanımı, atık oluşumu ve lojistik verilerini sistematik biçimde kayıt altına alması gerektiğini belirten Azbar, veri kalitesinin gelecekte hazırlanacak çevresel beyanların güvenilirliği açısından kritik olduğunu ifade etti. Azbar, sanayicilerin yeşil dönüşüm sürecinde izlemesi gereken yolu beş temel adımda özetledi: Ürünlerin yaşam döngüsünü tanımak, güçlü bir veri toplama altyapısı kurmak, LCA ve karbon ayak izi hesaplamalarına başlamak, sürdürülebilirliğe fabrika yerine ürün bazlı yaklaşmak ve dijitalleşme ile sürdürülebilirliği birlikte planlamak.
Karbon ticareti sadece çevresel sorumluluk değil ticari bir konu
Fiba Holding ve Committed.app Genel Müdürü Levent Köseoğlu ise karbon ticaretinin şirketler açısından yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda finansal ve ticari bir konu haline geldiğine dikkat çekti.
Karbon kredilerinin sera gazı emisyonlarının azaltılması, giderilmesi veya oluşmasının engellenmesi karşılığında oluşturulan ve bir ton karbondioksit eşdeğeri üzerinden ifade edilen mekanizmalar olduğunu aktaran Köseoğlu, şirketlerin öncelikle kendi emisyonlarını doğru ölçmesi gerektiğini belirtti.
Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda karbon kriterlerinin ticari kararları giderek daha fazla etkilediğini belirten Köseoğlu, “Artık şirketler için ilk soru ‘Karbon emisyonum ne kadar?’ olmalı. Çünkü ölçemediğiniz bir alanı yönetemezsiniz. Firmalarımız önce mevcut durumlarını görmeli, hangi alanlarda iyileştirme yapabileceklerini belirlemeli ve buna göre yatırım planlarını oluşturmalı” diye konuştu.
İZSİAD üyelerine şirket bazlı karbon yol haritası
Köseoğlu, İZSİAD üyelerine şirket özelinde değerlendirme yapma çağrısında da bulunarak firmaların mevcut karbon durumlarını ortaya koymak üzere bireysel görüşmeler gerçekleştirilebileceğini söyledi.

