Toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşmak 171 yıl sürecek

Yeni Birleşmiş Milletler (BM) raporunda kadınların karar mekanizmalarında eşit temsilden hâlâ uzak olduğu kaydedildi

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (UN DESA) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2026 Durum Raporunu yayınladı. Rapora göre, dünyada her yedi ülkeden altısı erkek liderler tarafından yönetiliyor. Rapor, kadınların birçok alanda temsiline ve karar alma mekanizmalarına katılımına yönelik başka çarpıcı veriler de ortaya koyuyor. Mevcut ilerleme hızıyla, toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşmak 171 yıl sürecek.  

Dünya genelinde bakıldığında 2026 yılında kadınlar, ulusal parlamentolardaki sandalyelerin yüzde 27,4’ünü elinde bulunduruyordu. Bu oran, 2015 yılında yüzde 22,3’tü. Dünya genelinde ekonomi alanındaki bakanlıkların yalnızca yüzde 19’u kadınlar tarafından yönetiliyor. Yalnızca son bir yılda 316 milyon kadın, yakın partneri tarafından fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldı.  


Tahminlere göre 2030’da 1,1 milyar kadın ve kız çocuğu gıda güvencesizliği yaşayacak

Verisi bulunan 83 ülkenin 66’sında kadın yöneticiler, erkek yöneticilerden daha az kazanıyor. Yapay zekâ alanındaki üst düzey yönetici pozisyonlarının %14’ünden azında kadınlar yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 2,9 milyar kadın ve kız çocuğu, iklim değişikliği ve jeofiziksel afetlere yüksek veya çok yüksek düzeyde maruz kalan ülkelerde yaşıyor. Buna karşın, çevre alanından sorumlu bakanların yalnızca yüzde 27’si kadın. Mevcut eğilimler sürerse 2030 yılında 1,1 milyar kadın ve kız çocuğu hâlâ gıda güvencesizliği yaşıyor olacak.  

2019-2024 yılları arasında gerçekleştirilen 99 yasal reform, ayrımcı yasaların kaldırılmasına ve toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen hukuki çerçevenin güçlendirilmesine katkı sağladı. Ancak 131 ülkenin yüzde 51’inde hâlâ önemli yasal boşluklar bulunuyor ve hiçbir ülke yasalarda tam eşitliği sağlayabilmiş değil. 

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2026 Durum Raporu’na göre her yedi ülkeden altısı erkek liderler tarafından yönetiliyor. Kadınlar ise siyasi katılımın her aşamasında yapısal engellerle karşılaşmaya devam ediyor. Seçimlerde aday olmanın maliyeti, bazı ülkelerde kişi başına düşen ortalama gelirin 100 katını aşarak birçok kadını daha aday olmadan dışarıda bırakıyor. Bazı ülkelerde ise seçimlere aday olan her 10 kadından 8’i kamusal alanda şiddete maruz bırakılıyor. Kadınlar bakanlık görevlerine geldiklerinde bile, güvenlik ve ekonomi alanlarında en fazla karar alma gücü sağlayan görevlerden orantısız biçimde uzak tutuluyor. Her 10 savunma bakanlığından yaklaşık 9’unda, her 10 maliye bakanlığından ise 8’inde bakanlar erkek. 

Kadınlar eşit katılım ve karar alma süreçlerinde söz sahibi olmanın önündeki engellerle karşılaşmaya devam ederken, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında onlarca yıl boyunca elde edilen siyasi ve yasal kazanımlar giderek daha fazla tartışmaya açılıyor, hatta bazı durumlarda kaybediliyor. Mevcut hızda toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nın (SKA 5) hiçbir göstergesi 2030 yılına kadar hedefine ulaşamayacak.  


“Eşitlik, karar mekanizmalarına eşit erişim olmadan kurulamaz”

UN Women İcra Direktörü Sima Bahous konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kanıtlar açık: Kadınlar liderlik ettiğinde toplumlar daha güçlü, ekonomiler daha dayanıklı oluyor ve sonuçlar herkes için daha olumlu hale geliyor. Ancak iktidar, kadınları sistematik olarak dışlayan kurumlarda yoğunlaşmaya devam ettiği sürece toplumlar kendi potansiyelini tam olarak gerçekleştiremeyecek. Eşitlik, karar mekanizmalarına eşit erişim olmadan kurulamaz çünkü karar masasında eşit söz hakkı olmadan eşitlik sağlanamaz” ifadelerini kullandı. 

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Li Junhua ise, “Veriler hiçbir kuşkuya yer bırakmıyor. Bugünkü ilerleme hızıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak için hâlâ 171 yıl gerekiyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2026 Durum raporu bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, alınan siyasi ve ekonomik kararların bir sonucu ve veriler bunu açıkça gözler önüne seriyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğine, bu eşitliği ilerleten kurumlara ve bu kurumların hesap verebilirliğini sağlayan veri sistemlerine yatırım yapmak bir maliyet değil. Bu yatırım, 2030 Gündemi’nin herkes için eşit söz hakkı vaadine geri dönmenin en hızlı yolu” dedi.  


CEO’ların yüzde 6’sı kadın

Bu eğilim yalnızca kamu kurumlarıyla sınırlı değil. Dünya genelinde şirketlerin üst düzey yöneticilerinin (CEO) yalnızca yüzde 6’sı kadınlardan oluşurken, en yüksek yargı organlarının yüzde 20’sine kadınlar başkanlık ediyor. Bu durum, iş dünyasını, hukuk sistemlerini, istihdam politikalarını ve küresel ekonomiyi şekillendiren kararların büyük ölçüde erkekler tarafından alındığını gösteriyor.  

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM