Sanayinin sorunları ve öneriler ESİAD Raporu’nda ele alındı

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), sanayinin mevcut sorunlarını ve değişen rekabet koşullarını iş dünyasının deneyimleri üzerinden değerlendirmek amacıyla gerçekleştirdikleri ESİAD Sanayi Çalıştayı’nın sonuçlarını rapor getirerek yayımladı

Farklı sektörlerden sanayicilerin görüş ve önerilerini bir araya getiren 2026 ESİAD Sanayi Çalıştayı Raporu’nda; yatırım ortamı ve finansmana erişimden enerji ve girdi maliyetlerine, AB’nin yeni ticaret düzenlemelerinden dijitalleşme ve yapay zekâya, insan kaynağından üniversite-sanayi iş birliğine kadar sanayimizin rekabet gücünü doğrudan etkileyen başlıklar ele alınıyor.

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, 2026 ESİAD Sanayi Çalıştayı Raporu’na ilişkin bir mektup yayınlayarak, amaçlarının sanayinin bugünkü sorunlarını çözerken gelecekteki rekabet gücünü de inşa etmek olduğunu belirtti. Türkiye sanayisinin, bir yandan mevcut koşullar altında üretimini ve rekabet gücünü korumaya, diğer yandan dünya ekonomisindeki köklü değişime uyum sağlamaya çalıştığı kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Zorlu, “Finansmana erişimin zorlaştığı, enerji ve ham madde maliyetlerinin rekabet gücünü baskıladığı, kur ve talep koşullarının üreticiyi zorladığı bir ortamdayız. İmalat sanayi PMI verisinin eşik değerin altında seyretmesi ve kapasite kullanımındaki gerileme de sanayideki yavaşlamayı ortaya koyuyor. Bunun yanında küresel ticarette korumacılığın yükselmesi, jeopolitik riskler ve tedarik zincirlerindeki değişim, ihracatçılarımız açısından rekabet koşullarını daha da ağırlaştırıyor” dedi.


Değişen kurallara dikkat çekti

Sanayinin sorunlarını sadece bugünkü koşullarla değerlenmenin doğru olmayacağına değinen Zorlu, “Ancak sanayimizin meselesini yalnızca bugünün ekonomik koşulları üzerinden değerlendirmek eksik kalacaktır. Çünkü aynı anda üretimin kuralları da değişiyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik düzenlemeleri, dijitalleşme ve yapay zekâdaki gelişmeler, verimlilik ihtiyacı ve nitelikli insan kaynağına erişim, rekabet gücünün yeni belirleyicileri haline geliyor. Dün avantaj sağlayan üretim modeli, yarının pazarlarında aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle önümüzde iki ayrı gündem değil, birlikte yönetilmesi gereken tek bir mesele bulunduğunu düşünüyoruz: Sanayimizin bugünkü sorunlarını çözerken gelecekteki rekabet gücünü de inşa etmek” diye konuştu.

Bunların olabilmesi için öncelikle yatırım yapılabilirliği yeniden güçlendiren, öngörülebilir ve uzun vadeli bir ekonomik çerçeveye ihtiyaç olduğuna vurgu yapan ESİAD Başkanı Zorlu mektubunu şöyle bitirdi: “Finansmana erişimin kolaylaştırılması, enerji ve girdi maliyetlerinde rekabetçi koşulların oluşturulması, teşviklerin daha hedefli ve erişilebilir hale getirilmesi önem taşıyor. Sanayicimizin küresel pazarlardaki dönüşüme hazırlanabilmesi için kamu politikalarının da uzun vadeli ve koordineli bir yaklaşımla şekillenmesi gerekiyor.

Ancak çözümün diğer yarısı işletmelerimizin kendi içinde. Verimliliği artırmak, dijitalleşmeyi üretim süreçlerinin parçası haline getirmek, yapay zekâyı doğru alanlarda kullanmak, nitelikli insan kaynağını geliştirmek ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek artık ertelenebilecek başlıklar değil. Ölçek ve kaynak sorunlarının aşılmasında kümelenme, ortak öğrenme ve iş birliği modellerinin daha etkin kullanılması da önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.


Hangi alanlarda harekete geçilmesi gerektiğine dair öneriler

ESİAD Sanayi Çalıştayı’nı bu düşünceden hareketle gerçekleştirdik. Farklı sektörlerden sanayicilerimizin deneyimlerini ve önerilerini Prof. Dr. Levent Kandiller moderatörlüğünde ortak bir zeminde değerlendirdik. Ortaya çıkan rapor, sorunların bir dökümünü yapmakla yetinmiyor; sanayimizin rekabet gücünü koruyabilmesi için kamu, iş dünyası ve üniversitelerin hangi alanlarda harekete geçmesi gerektiğine ilişkin önemli bir çerçeve sunuyor.

Türkiye’nin güçlü bir sanayi altyapısı, üretim kültürü ve girişimcilik birikimi var. Bu birikimi geleceğe taşımanın yolu, mevcut sorunları yönetirken dönüşümü ertelememekten geçiyor. Sanayimizi korumak ile dönüştürmek arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz, aksine, rekabet gücümüzü koruyabilmek için dönüşümü hızlandırmak zorundayız.

Bu anlayışla hazırladığımız 2026 ESİAD Sanayi Çalıştayı Raporu’nu değerlendirmelerinize sunuyor, çalışmanın sanayimizin geleceğine ilişkin ortak aklın ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlamasını diliyorum.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM