
Bu sabah bir takvime baktık ki Ekim ayının da ilk yarısını bitirivermişiz. Fadime hocamız bu mevsimde bize hep zinya resimleri yollar. Biz de çok beğendimiz için bunları yayımlamakta bir sakınca görmüyoruz. Yağmurların sıklaştığı bu günlerde bahçeye çıkışlar da azalmakta. Pekala, bu nedenle bahçedeki zinyalardan bir buket yaparak eve almak ya da bir dostunuza hediye etmek isteyebilirsiniz. Bu durumda zinyaların vazodaki ömrünü nasıl uzatabiliriz? Aslına bakarsanız burada yazacaklarımız bütün kesme çiçekler için söz konusudur.
Yukarıda dediğimiz gibi kosmos, yıldız çiçekleri, zinya olması fark etmiyor. Aşağı yukarı kesme çiçekler vazoda yaşam süreleri 10 günü pek geçmez. Burada söyleyeceğimiz yöntemlerle bunu biraz uzatmak mümkün olacaktır. Özellikle kosmos ya da zinyaları, örneğin şakayıklarla karşılaştırdığımızda çok daha ince saplı olduklarından daha dikkatli davranmamızı gerektiriyor.

Söz konusu çiçekler, kestikçe daha çok dallanır ve daha iri çiçekler verirler. Bu nedenle bu çeşit budamalar için elinizi korkak alıştırmayın diyoruz. Beklenenden daha uzun yaşam süreleri için kesme çiçekleri keser kesmez vazoda suyun içine konması gerekir. Çiçekleri her zamanki gibi verev ya da çapraz olarak kesiyoruz.
Doğal olarak kullandığımız aletler temiz olmalıdır. Çok ince çiçek dalları makas ile kesilirken, kalınca dallar daha sert olan bahçıvan makasları ile kesilmelidir. Bıçak, çakı gibi aletleri iş emniyeti açısından tavsiye etmiyoruz. Hemen bütün bahçe severlerin tetanos aşısı olmalarının gerekliliğini bir kez daha vurgulayalım. Daha önceki yazılarımızda tetanos etkeni “Clostridium tetani” bakterisinin, ağıl ve ahır hayvanlarının mide bağırsak sisteminde bulunduğunu dolayısı ile gübrelerin içinde olabileceğini unutmayalım. Yoksa paslı bıçak çividen daha çok toprağın bizim için tehlike olabileceğini unutmayalım.

Çiçeklerin vazodaki canlılığını korumak için en geç 2, bilemediniz 3 günde bir sularını değiştirmemiz şarttır. Çiçek suyu bekletildikçe, içindeki bakteri, terliksi hayvancıkların sayısı da çoğalır. Bunlara bağlı olarak burnunuzun direğini kıracak koku da yavaş yavaş artar. Belki de en iyisi suları her gün değiştirmek olacaktır. Sularını hergün değiştirseniz de unutulmaması gereken 2 ufak ayrıntı var. Bunlardan birincisi güneş ışığıdır. Vazodaki çiçekleri ne yapın, edin pencere önünden çekin, ya da doğrudan güneş ışığı etkisinden koruyun.
Son olarak söyleyeceğimiz önemli nokta ise doğal olarak ortamın ve vazodaki suyun sıcaklığıdır. Sıcaklık arttıkça, hem çiçeklerin ömrü hem de görüntüleri kötüleşir. Bu nedenle, kış günü evinizin ortamı sıcaksa birisinden de bir çiçek gelirse, en azından o günü kurtarmak için vazoya 4 ya da 5 tane buz parçası atmayı da unutmayın.

Bütün bunların yanında salisilik asitin (Aspirin) vazo suyunu asitlendirerek bakteri çoğalmasını ve etilen salınımını azaltması nedeni ile bitkilerde bozulmayı önlediğini unutmayalım; ayrıca da kesilmiş saplardaki borucuklardaki su alışverişini kolaylaştırdığını da söyleyelim. Bahçenizdeki çiçeklerden bir tutam alacaksanız, bunları kesmenin en elverişli zamanı sabah saatleridir. Çiçekler daha güneşi görüp sularını kaybetmeden kesilmelidirler. Hatta bir gece önce çiçekleri bolca sulanıp ertesi sabah kesilmeleri çok uygun olacaktır.
Bu hafta önce Fadime hocamızın zinyalarını göreceksiniz. Bu fotoğrafı daha önce yayımlamıştık ama konu ile ilgili olduğu için tekrardan bu güzelliklere isterseniz bir göz atalım. Arkadaşlarımızdan bir kısmı bu hafta Japonya’yı gezdikleri için fotoğraf sanatçısı Dr. Gökhan Ünal da onlarla beraber fethe çıkmış. Onun objektifine mabet ağacı ya da Ginkgo biloba’nın yemişleri takılmış. Yemiş dediğime bakmayın sinekleri kendine çekebilmek için çürümüş et kokusuna benzer bir koku salgılıyorlar. Son iki fotoğraf ise Okşan Kurç’tan. Önce bir Japon gülü, arkasından da beyaz zambaklar. Fotoğrafları yollayanlara teşekkür ediyoruz.
Keyifli Bahçeler…

