“Dijital Medyanın Öncüleri: Genç İletişimciler (DİMGİ)” projesi kapsamında düzenlenen “Dijital Medyanın Geleceği” paneli, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Panelde, gençlerin dijital medya alanında bilinçli, etik ve sorumlu bireyler olarak yetişmesi hedefiyle yürütülen proje sürecinde elde edilen çıktılar paylaşıldı ve dijitalleşmenin medya ekosistemine etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı.
Etkinliğin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel, proje kapsamında dijital medya sisteminde yaşanan değişiklikleri farklı odak gruplarına ayırarak incelediklerini belirtti. Yüksel, “Basın-yayın dünyası, iletişim fakülteleri, akademi dünyası, öğrenciler ve vatandaşlar. Yaklaşık bir yıl süren bu çalışma ile genç iletişimcilerimizin dijital medya becerilerini geliştirmeyi hedefledik. Projede, vaka analizleri ve günlük pratikler üzerinden afet iletişimi ve risk iletişimi konularına öncelik verdik. Aynı zamanda dijital medyada yaşanan gelişmelerin kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkilerimizi nasıl etkilediğini ve çeşitlendirdiğini ele aldık. Genç arkadaşlarımız, proje süresince iletişim fakültelerindeki müfredattan başlayarak medya kuruluşlarındaki gazetecilik ve haber faaliyetlerini de gözlemleme fırsatı buldu ve eksiklikleri tespit etti. Bu sayede, kamu kurumları, üniversite camiası, gençler ve medya kuruluşları aynı ortamda buluşturularak ihtiyaçlar belirlenmiş ve geleceğe dönük aktivitelerin planlaması yapıldı” dedi.
“500 iletişim personeliyle temas ettik”
Gelecek dönemde medya ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla bir eylem planının uygulanacağını söyleyen Yüksel, “Bu proje kapsamında yaklaşık 500 iletişim profesyoneliyle temas ettik. Ulusal spiker ve muhabirlerden yerel gazetelere, akademisyenlerden farklı paydaşlara kadar birçok tarafla karşılıklı etkileşim içinde çalışmayı sürdürdük. Geldiğimiz noktada, Türkiye’de bu kapsamda benzeri yapılmamış bir proje ortaya koyduğumuzu gördük. Yaklaşık 6 odak grup çalışmasıyla medya ekosisteminin tüm dinamiklerini değerlendirerek, kapsamlı bir analiz gerçekleştirdik. Çıktılarımızı, sadece akademik anlamda değil, aynı zamanda merkezi politikalara ve müfredatlara da yansıtmayı planlıyoruz. Bu kapsamda ÖSYM, YÖK ve üniversitelerle iş birliği yapılacak; ayrıca İletişim Başkanlığı aracılığıyla Anadolu Ajansı, TRT ve Basın İlan Kurumu üzerinden paylaşılacak. Böylece, projemizin sonuçları hem teorik hem de uygulamalı anlamda Türkiye’nin iletişim ve medya ekosistemine katkı sağlayacak” diye konuştu.
Kasapoğlu: Dezenformasyon ciddi bir toplumsal tehdit
Dijital medyanın geleceğine yönelik açıklamalarda bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, bu süreçte dezenformasyonun ciddi bir toplumsal tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Kasapoğlu, “Bugün iletişimci olmak, bu alana gönül vermek ve hayatını adamak sadece anlatmak, aktarmak demek değil. Aynı zamanda: Doğruyu korumak, İnsanın onurunu ve haysiyetini muhafaza etmek, Toplumsal barışı, birlikteliği, kardeşliği korumak demek. Bir beğeni uğruna gerçeği kurban etmemek, tıklanma veya reyting uğruna güveni zedelememek gerekir. Dezenformasyon artık sadece yanlış bilgi değil; ekonomiyi, sosyal hayatı, toplumsal huzuru, gençleri, çocukları, aileyi ve ülke güvenliğini etkileyen ciddi bir mesele. Bu nedenle dijital medya alanını hep birlikte toplumsal bir direnç alanı olarak değerlendirmek zorundayız. Dijital medyada güçlü olmak, her şeye cevap vermeyi değil, doğru yerde ve doğru şekilde var olmayı gerektirir. Bazen susmak, en güçlü mesajı vermektir. Yanlışın peşine takılmamak gerekir. Kurduğunuz her cümlenin, paylaştığınız her bilginin toplumsal iklim üzerinde ciddi etkisi var. Hedefimiz sadece iyi içerik üretmek olmamalı. Elbette iyi içerik üreteceğiz; ama aynı zamanda iyi düşünecek, ölçülü olacak, tartacak ve sorumlulukla hareket edeceğiz” dedi.
