Global Menkul Değerler, ‘2026 Türkiye Strateji Raporu’nu yayımladı. Global Menkul Değerler Araştırma Departmanı’nın hazırladığı rapora göre, 2025 yılında başlayan dezenflasyon patikasının 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Bu beklentiye paralel olarak politika faizlerinin 1000 baz puanlık düşüş ile yıl sonunda yüzde 28’de dengelenmesine yönelik beklentisini aktaran Global Menkul Değerler, ocak ayında ise 200 baz puanlık bir indirim gelebileceğine dikkat çekti.
Strateji Raporu’na göre, 2025 boyunca yoğunlaşan ABD-Çin rekabeti, tarife savaşları, Rusya-Avrupa enerji gerilimi ve Orta Doğu’daki çatışmalar, stratejik sektörlere yönelik yatırım tercihlerinin yeniden şekillenmesine yol açtığı vurgulandı. Bu ortamda tedarik zinciri yapılanmaları, savunma sanayii, kritik mineraller ve siber güvenlik, 2026’da da önemini korumasının beklendiğine dikkat çekildi. Bu küresel ortamda Türkiye 2026 görünümünün görece daha olumlu bir ayrışmaya işaret ettiği belirtilen raporda, “Bu küresel ılımlı büyüme ortamında Türkiye’nin ayrışma potansiyeli, dezenflasyon sürecinin ilerlemesi, yüksek reel faiz ortamı ve tarihsel çarpan iskontosunun sunduğu normalleşme alanından kaynaklanmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Global Menkul Değerler, 2026 yılında küresel ekonomideki belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığı fakat 2025’e kıyasla daha öngörülebilir bir denge zemininin oluştuğu bir geçiş yılı olarak öne çıkacağını kaydetti. Raporda yapay zeka, savunma sanayii, enerji dönüşümü ve kritik tedarik zincirleri gibi alanlarda süren yatırımlar, 2026’yı yalnızca bir normalleşme yılı değil, küresel ekonomik ve ticari mimarinin yeniden tanımlandığı bir yapılandırma dönemi haline getirdiği vurgulandı.
2026 yıl sonu enflasyon öngörüsü %23,4
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, 2026 yılında da para politikası kararlarını 8 toplantı üzerinden şekillendirmeyi planlandığı hatırlatılan raporda, aralık ayı enflasyon verisinin piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmesi ve yılın başında devreye alınan destekleyici vergi politikası, Ocak 2026 PPK toplantısında politika faizinde 150 baz puan ve üzeri bir indirim beklentisini güçlendirdiğine yer verildi. Global Menkul Değerler’in 2026 yılı sonu için politika faizi öngörüsü ise 1000 baz puanlık indirimle yüzde 28 olarak gerçekleşmesi yönünde olduğu belirtildi.
2026 yılı sonunda yıllık TÜFE’nin ise yüzde 23,4 seviyesinde oluşacağını öngören raporda şu ifadelere yer verildi: “Tahminimizi, dezenflasyon sürecinin ilk aşamasında kaydedilen hızlı iyileşmenin ardından, ikinci aşamada gıda ve konut gibi fiyatlama ataleti yüksek kalemlerdeki yapışkanlığın daha belirleyici olacağı varsayımı üzerine kuruyoruz. Çekirdek göstergelerin son aylarda sınırlı bir iyileşme sergilemesi ve arındırılmış ana eğilim göstergelerinin aylık yaklaşık yüzde 2 seviyesinde seyretmesi, 2025’te yüzde 40 seviyelerinden yüzde 31’in altına gerileyen enflasyonun, 2026 boyunca yüzde 30’lu seviyelerden yüzde 20’li seviyelere geçişte daha yavaş ve kademeli bir patika izleyeceğine işaret etmektedir. Hizmet enflasyonundaki katılık ve gıda fiyatlarındaki oynaklık, dezenflasyon sürecinin hızını sınırlayan ana unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Risk unsuru olarak, 2026 yılında zirai don kaynaklı arz şoklarının yeniden yaşanmayacağını baz senaryomuzda varsayıyoruz. Bununla birlikte, tarımsal üretimi ve gıda fiyatlarını doğrudan etkileyebilecek bu tür hava koşullarının, gerçekleşmesi halinde enflasyon beklentilerini kısa sürede yukarı yönlü revize edebilecek önemli bir risk faktörü olmaya devam ettiğini göz ardı etmiyoruz.”
BİST100 için %45 potansiyel
Raporda, BİST değerlendirmelerinde de dezenflasyon süreci, politika faizi adımları ve büyüme faktörünün belirleyici olacağına işaret edildi. Raporda, 2026 başından itibaren BİST lehine gelişen olumlu hava, son dönemde yaşanan normalleşme neticesinde 5 Yıllık CDS risk priminde yaşanan düşüş ve kâr büyüme beklentileri ışığında 7,1x seviyesinde bir F/K çarpanının BİST100 için adil düzey olduğunun hesaplandığı belirtildi. Bu çarpan ve öngörülen kar artışının, endeks için 16 bin 600 seviyesine işaret ettiğine değinilen raporda, bu hedefin hem tarihsel çarpan ortalamalarıyla hem de hisse bazlı endeks projeksiyonlarıyla uyumlu göründüğüne ve BİST100 beklentisinin 2025 yılı sonuna göre yüzde 45 artış potansiyeline işaret ettiğine yer verildi.

