Çarşamba, Mart 4, 2026

İzmir Limanı’ndaki verimsizlik Ege ticaretini sarsıyor

Jak Eskinazi, İzmir Limanı’ndaki verimsizlik ve gecikmelerin ihracatçılara yıllık on milyonlarca dolarlık ek maliyet getirdiğini belirtti

ŞURA NUR SAVRANOĞLU

İzmir Limanı, Ege Bölgesi ihracatının ana çıkış noktalarından biri olmasına rağmen son dönemde kapasite kullanımı, operasyonel hız ve hizmet kalitesi açısından ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Konteyner rakamlarındaki düşüş ve hatların alternatif limanlara yönelmesi ise limanın verimliliğinin giderek azalmasına neden oluyor. Konuya dair TİCARET Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir Limanı’ndaki kapasite ve verim kaybının ihracatçının maliyet kalemlerini zincirleme biçimde artırdığına dikkat çekerek, “Gemi bekleme süreleri, saha içi gecikmeler ile maliyetlerimiz önemli ölçüde yükseliyor. Net ve resmi bir toplam maliyet hesabı bulunmamakla birlikte, sahadaki veriler ışığında bu kaybın Egeli ihracatçıya yıllık bazda on milyonlarca dolarlık ek maliyet ve ciddi teslimat gecikmeleri yarattığını söylemek mümkün. Özellikle zaman hassasiyeti yüksek sektörlerde gecikmeler pazar kaybına kadar uzanabiliyor” açıklamalarında bulundu.

Son dönemde sektör temsilcileri tarafından ‘İzmir Limanı dibe vurdu’ şeklinde dile getirilen iddialara ilişkin önemli açıklamalarda bulunan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, bu değerlendirmeleri abartılı bir söylem olarak değil sahadaki tabuyu özetleyen güçlü bir uyarıcı niteliğinde gördüklerinin de altını çizdi. Jak Eskinazi, “İzmir Alsancak Limanı, mevcut kapasitesine rağmen uzun süredir verimlilik, hız ve hizmet kalitesi açısından ciddi bir gerileme yaşıyor. Konteyner elleçleme rakamlarındaki düşüş, hatların ve yük sahiplerinin alternatif limanlara yöneldiğini açıkça gösteriyor. Bu durum yalnızca limanın değil, Ege Bölgesi ihracatının rekabet gücünün zayıflaması anlamına da geliyor” dedi.


“Düşük kâr marjlı firmalar için tehdit oluştu”

Eskinazi, İzmir Limanı’ndaki performans kaybının ihracatçıları alternatif limanlara yönelmeye zorladığını ve bunun firmalara ek lojistik maliyetler getirdiğini ifade etti. Eskinazi, “Bu yönelim; iç nakliye mesafesinin uzaması, operasyon ve hizmet bedellerinin artması ve bazı hatlarda aktarma zorunluluğu gibi ek maliyetler doğuruyor. Bu durum, konteyner başına yüzlerce dolara varan ek lojistik maliyet anlamına geliyor. Düşük kâr marjıyla çalışan firmalar için bu farklar, ihracatın sürdürülebilirliğini tehdit eden bir noktaya ulaşmış durumda” diye konuştu.


“Satış veya özelleştirme belirsizliği ihracatçıları risk altında bırakıyor”

Eskinazi, İzmir Limanı’nın olası satış veya özelleştirme gündeminin ihracatçılar üzerinde belirsizlik yarattığını ve risk oluşturduğunun da altını çizdi. Eskinazi, “İhracat dünyası için asıl önemli olan nokta limanın kime devredileceğinden ziyade, hangi yatırım takvimiyle ve hangi performans kriterleriyle işletileceğiydi. Belirsizliğin devam etmesi, hatların ve yük akışlarının kalıcı olarak başka limanlara yönelmesine neden oldu. İhracatçının temel talebi; net bir yol haritası, bağlayıcı yatırım takvimi ve hizmet kalitesini güvence altına alan şeffaf bir işletme modelinin ivedilikle hayata geçirilmesi” ifadelerinde bulundu.


EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Kapasitesi olan ancak etkin kullanılamayan bir liman, ülke lojistik sisteminde ciddi bir verimsizlik yaratır” dedi

“Liman hizmetlerindeki yavaşlama güvenilirliği zedeliyor”

İzmir Limanı’ndaki ekipman, rıhtım ve bağlantı altyapısındaki eksiklerin Ege ihracatında pazar kaybına yol açtığını vurgulayan Eskinazi, “Bu eksikliklerin doğrudan pazar kaybına yol açtığını düşünüyoruz. Liman hizmetlerindeki yavaşlama ve öngörülemezlik, ihracatçının müşteri nezdindeki güvenilirliğini zedeliyor. Günümüzde rekabet sadece fiyatla değil, teslimat süresi ve lojistik güvenilirlikle de yapılıyor. İzmir Limanı’ndaki altyapı ve ekipman yetersizlikleri, Ege ihracatçısının bu alanda dezavantaj yaşamasına neden oluyor” diye konuştu.


“Kullanılmayan liman lojistik sistemde verimsizlik yaratıyor”

İzmir Limanı’nın mevcut durumunun Türkiye’nin ihracatı büyütme ve küresel pazarlarda güçlenme hedefleriyle uyumlu olmadığını vurgulayan Eskinazi, “Kapasitesi olan ancak etkin kullanılamayan bir liman, ülke lojistik sisteminde ciddi bir verimsizlik yaratıyor. Ege Bölgesi gibi güçlü bir üretim ve ihracat merkezinin ana çıkış kapısının bu durumda olması, ulusal ihracat hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor” dedi.


“Üç kritik adımla Ege ihracatının kapısı yeniden açılabilir”

İzmir Limanı’nın tekrar verimli bir şekilde çalışması için öncelikle bazı kritik adımların atılması gerektiğine dikkat çeken EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak İzmir Limanı’nın iyileştirilmesinde önceliğimiz, limanın operasyonel hızını ve verimliliğini artıracak somut adımların atılması yani operasyonel tıkanıklıkları giderecek hızlı ekipman ve organizasyon yatırımlarıyla limanın nefes alması sağlanmalı. İkinci olarak, saha düzeni modernize edilmeli, rıhtım ve altyapı eksiklerini giderecek kalıcı rehabilitasyon çalışmaları vakit kaybetmeden başlatılmalı. Dijital liman uygulamaları hayata geçirilmeli ve kara ile demiryolu bağlantıları güçlendirilmeli. Ayrıca hangi işletme modeli tercih edilirse edilsin, performans göstergeleri şeffaf biçimde izlenmesi ve ihracatçılarla düzenli istişare mekanizmalarının kurulması gerektiğine inanıyoruz. Üçüncü ve en kritik adım ise, ihracatçıya güven verecek net bir yol haritasının ve bağlayıcı bir yatırım takviminin kamuoyuyla paylaşılması. İzmir Limanı ancak bu üç adım birlikte atıldığında yeniden Ege ihracatının güçlü bir kapısı haline gelebilir” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM