İzmir’den CHP Genel Başkanı Özel’in teveccühü ile CHP’nin PM’sine, MYK’sına seçilen; İzmir’den seçilerek CHP’nin TBMM Grubu’nda yer alan isimlerin temsil ettikleri il, Türkiye’nin nüfus olarak üçüncü büyüğü. Yüzölçümü de büyük, stratejik önemi de büyük. Kıyıları uzun, dağları, verimki ovaları var. 8500 yıllık bir şehir ve Arkeolojik olarak önemli değerleri var. Kırsalda tarımı var, turizmi var, sanayisi var, gastronomik değerleri var. Var oğlu var…
BEKLENTİ, CHP İZMİR MİLLETVEKİLLERİNİN KENTLE DAHA SIKI BAĞLAR KURMASI

Peki İzmir’de iktidar olan CHP’nin İzmir kanadından yöneticileri, milletvekilleri İzmir’in üzerinde yeterince duruyor mu? İzmir’i yeterince sahip çıkıyor mu? Olumsuz bir yüklem kullandım bilerek ama mutlaka ellerinden geleni yapıyorlardır. Demek istediğim, dahasını, daha fazlasını bekliyor İzmir. Çünkü, iktidar İzmir’in üzerine fena çullanıyor! Çökmeye çalışıyor! Son olarak malum, binalara çökmeye kalkıyorlar! İzmir 40 veriyor, ancak 1 alıyor!
Söz konusu aktörler peki İzmir Büyükşehir ve 28 ilçe belediyesinin çalışmalarını ne kadar sahipleniyor? Dahasını, daha fazlasını yapmalılar bu alanda da. O belediyeleri CHP’li belediye başkanları yönetiyor.
Üçüncü bir boyut; CHP’li yönetici ve milletvekilleri CHP’nin örgütleriyle ne kadar hemhal oluyor? İl ve ilçe örgütlerinin faaliyetine ne kadar katılıyorlar? CHP’nin büyük ilçe örgütlerinden Konak danışma kurulunda örneğin, bir milletvekili bile yoktu! Mutlaka bazılarının mazereti vardır. Fakat hiç olmazsa aralarında paslaşıp birisi hepsini temsilen gelebilir, örgütün yanında olabilirdi. Bu noktaya gelecek zaman için değiniyorum, eleştiri olsun diye değil. Kaldı ki, yönetici ve milletvekillerinin sadece örgüt danışma kurullarına katılması, örgütü ziyaret etmesi yetmez. Yanlarına belki ilgili konularda uzmanları da alıp paneller, forumlar düzenlemesi, kendi uzmanlık alanlarında aydınlatıcı konferanslar vermesi ideolojik olarak, fikir olarak da örgütü besler.
ÖRNEĞİN, BAĞCIOĞLU ÇALIŞMALARIYLA DİKKAT ÇEKİYOR
Son dönemde bu meyanda CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun çalışmaları dikkat çekici. İl ve ilçe örgütlerinde yetkin ve sorumlu olduğu Milli Savunma alanında konferans veriyor, kapsamlı basın toplantıları düzenliyor. Bu yoldan diğer yönetici ve milletvekillerinin de gitmesi çok yararlı olacaktır. Keza yönetici ve milletvekillerinin özellikle İzmir Büyükşehir”in (fırsat buldukça ilçe belediyelerinin de) en azından önemli etkinliklerinde protokoldeki yerlerini alması ne iyi olur (Bu arada belediyelerin önemli etkinliklerinde milletvekillerini görebilmesi için TBMM’nin toplandığı salı-çarşamba-perşembe günlerini dikkate alması önemlidir).
SPOR ALANI İHMAL EDİLMEMELİ
Bir noktaya daha dikkat çekmek isterim; İzmir bir futbol kenti; İzmir’in Süper Lig’deki takımı Göztepe. Bu takımın tribünü her maçta dolu. Kuruluş yıldönümünde yüz binlerle buluşan, 17 olimpik branşta da spor yaptıran bir kulüp Göztepe. Göztepe Gürsel Aksel’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı gördüm. Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’i sürekli görüyorum. Birkaç CHP’li ilçe belediye başkanını da arada bir görüyorum.. CHP İl Başkanı, yönetici ve milletvekillerini Göztepe Gürsel Aksel’de ve Sultanlar Ligi’nde oynayan Göztepe Kadın Voleybol takımını izlemek üzere Spor Salonunda hiç olmazsa zaman zaman görmek çok iyi olur. Keza, alt liglerde oynayan takımları da ihmal etmemek gerekir. İzmir, aynı zamanda bir spor şehri, bu alanı dikkate almak gerekir. Bu arada, CHP’li İzmirli vekiller Göztepe Gürsel Aksel’in yıllardır çözülemeyen mağaza ve dükkan, spor hastanesi vb. işlev görecek kapalı alanlarının, taraftar meydanının kulübe devri hususunda aksiyon almalıdır. Çünkü bakanlık bu konuda hala ayak sürüyor.
Tabii, CHP’nin yönetici ve milletvekillerinin İzmir’deki etkinliklerinde il başkanlığının inisiyatif alması, koordinasyonu sağlaması da olmazsa olmazlardan.
X X X
Bu yazıyı Bağcıoğlu’nun CHP İzmir İl Başkanlıği’nda geçen hafta düzenlediği kapsamlı basın toplantısında bir soru üzerine Alsancak Limanı’nın özelleştirilmesine ilişkin değerlendirmesiyle bitireyim. Bağcıoğlu, soruya ilişkin şöyle yanıt verdi:
LİMANIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ CİDDİ BİR GÜVENLİK MESELESİDİR”
“Türkiye’de limanların özelleştirilmesi konusunu birçok kez gündeme getirdik. Limanların özelleştirilmesi sadece Türkiye için değil tüm dünya için milli güvenlik meselesi olarak bakılıyor. ABD limanların özelleştirmesini durdurma kararı aldı. Limanların içindeki değişik devletler tarafından imal edilmiş vinçlerin bile değiştirilmesine gayret ediyor. Bu ciddi bir milli güvenlik meselesidir. Bu durum Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Ulaştırma kurul başkanlığı ve İzmir milletvekillerimiz tarafından da takip edilmektedir. Her fırsatta gündeme getireceğiz. Ne yapılması gerekiyorsa o konu üzerinde çalışacağız.”
Not: İzmir Körfezi’nde 2 Mart’ta haftanın ilk günü drone taramalarında bir kez daha dış kaynaklı mazot ve yağ atığı tespit edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kasım ayından bu yana altıncı kez kayda geçen kirliliğe tepki gösterirken, belediyenin gemi kaynaklı deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi başvurusunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından reddedildiğini açıkladı.
Tersane bölgesi ile Karşıyaka Anıt bölgesi arasında dış kaynaklı mazot ve yağ atıkları tespit edildi. Yaklaşık bir yıldır düzenli olarak sürdürülen hava destekli izleme çalışmaları sonucunda, yalnızca geçtiğimiz kasım ayından bu yana altıncı kez gemi, liman ve tersane faaliyetleri kaynaklı olduğu değerlendirilen kirlilik görüntüsü kayıt altına alındı.
Dr. Tugay sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu duruma tepki gösterdi. Başkan Tugay paylaşımında şu sözlere yer verdi:
“İzmir’in göz bebeği olan körfezimiz geçtiğimiz kasım ayından bu yana altıncı kez bugün bir kez daha kirletildi. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, körfeze atık bırakan kuruluşları denetleme yetkisi için başvuruda bulunduk. Fakat maalesef yaptığımız müracaat 27.12.2024 tarihinde reddedildi; denetimin Bakanlık’ta olduğu tebliğ edildi. Yeni kuracağımız körfez izleme sistemi çalışmaya başlayınca yetki başvurumuzu bir kez daha yapacağız. Bakanlığa ve tüm yetkililerimize sesleniyoruz; yetki sahibi olarak körfezimizin daha fazla kirletilmesine izin vermeyin. Körfezimizin temiz kalması için caydırıcı cezalar artık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu tedbirler uygulanana kadar durumun takipçisi olacak ve konuyu her detayıyla İzmirlilerle paylaşmaya devam edeceğiz.”