Pazar, Mart 15, 2026

Mavi ışık genç beyinleri daha çok etkiliyor

Mavi ışığın, beynin uyanıklık sistemini yapay olarak tetiklediğini belirten uzmanlar, bu durumun da uyku kalitesini düşürebildiğini söylüyor

Mavi ışığın, beynin uyanıklık sistemini yapay olarak tetikliyor. Uzmanlar, bu durumun da uyku kalitesini düşürebildiğinin altını çizdi. Özellikle çocuk ve ergenlerde prefrontal korteks gelişimi ve sirkadiyen hassasiyet nedeniyle etkisinin yetişkinlerden çok daha fazla olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Ergenlerde melatoninin geç salgılanma eğilimi mavi ışıkla birleştiğinde uyku kalitesini yetişkinlere oranla çok daha sert bir şekilde düşürür. Bu durum, yalnızca yorgunluğa değil, aynı zamanda beyin gelişiminin temel taşı olan sinaptik budanma süreçlerinin aksamasına da neden olabilir” dedi. 

Mavi ışığın DEHB’li çocuklarda hiperaktiviteyi artırabileceğine, otizmli çocuklarda ise uykuya geçişi zorlaştırabileceğine dikkat çeken Alp, migren ve fotosensitif epilepsi gibi nörolojik rahatsızlıklarda de mavi ışığın atakları tetikleyebildiğini vurguladı. Alp ayrıca, mavi ışık filtrelerinin destekleyici olabileceğini, ancak asıl koruyucu yöntemin uyku öncesi ekran kullanımını sınırlamak olduğunu aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, mavi ışığın çocuk, ergen ve yetişkin beyni üzerindeki etkileri, uyku, dikkat ve nörolojik sağlık açısından riskleri ve dijital hijyenin önemi hakkında bilgi verdi. 


Mavi ışık, beyni uyanık tutar ve sirkadiyen ritmi bozar 

Mavi ışığın, gözün retina tabakasındaki ‘intrinsically photosensitive retinal ganglion cells’ (ipRGC) olarak adlandırılan özel hücreleri uyardığını aktaran Alp, “Bu hücreler, doğrudan beynin ana biyolojik saati olan hipotalamustaki suprakiyazmatik çekirdeğe (SCN) sinyal gönderir. Bu süreç, epifiz bezinden salgılanan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen melatonin hormonunu baskılar” ifadelerini kullandı. Nörobiyolojik düzeyde mavi ışığın, beyni ‘gündüz modunda’ tutarak uyanıklığı artırdığını ifade eden Alp, kronik maruziyetin sirkadiyen ritmin bozulmasına ve kortizol salınımının dengesizleşmesine yol açtığını kaydetti.


Ergenlerde mavi ışık, uyku kalitesini yetişkinlerden daha fazla düşürür

Çocuk ve ergen beyninde mavi ışığın etkilerinin yetişkinlerden farklı olduğuna dikkati çeken Alp, şu ifadeleri kullandı: “Çocuk ve ergenlerin lensleri yetişkinlere göre çok daha şeffaftır, bu da retinaya daha fazla mavi ışık sızmasına neden olur. Nörobilimsel açıdan daha kritik olan durum ise, ergen beyninin prefrontal korteks gelişimi ve sirkadiyen hassasiyetidir. Ergenlerde melatoninin geç salgılanma eğilimi (delayed sleep phase), mavi ışıkla birleştiğinde uyku kalitesini yetişkinlere oranla çok daha sert bir şekilde düşürür. Bu durum, yalnızca yorgunluğa değil, aynı zamanda beyin gelişiminin temel taşı olan sinaptik budanma süreçlerinin aksamasına da neden olabilir.”


Asıl koruyucu olan, filtreden ziyade dijital hijyen 

Mavi ışık filtreli gözlükler veya ekran filtrelerinin birer ‘sihirli değnek’ olmadığını vurgulayan Alp, “Bunlar yalnızca destekleyici mekanizmalardır. Filtreler, retinaya ulaşan mavi ışık yoğunluğunu azaltarak dijital göz yorgunluğunu hafifletebilir ve melatoninin tamamen baskılanmasını bir nebze engelleyebilir. Ancak nörolojik sağlık için asıl koruyucu olan, filtreden ziyade dijital hijyendir. Yani uykudan en az 1-2 saat önce ekranla bağı kesmek, hiçbir filtrenin veremeyeceği nörolojik onarımı sağlar” dedi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM