“Dost dost diye diye nicesine sarıldım.”
Aşık Veysel Şatıroğlu
Yukarıdaki sözleriyle Aşık Veysel ustamız DOSTLUK kavramını ne güzel dile getirmiş. Bizler de dost dost diye her ateşlendiğimizde dost bakterilerimize ihanet ederek, maalesef antibiyotiklere sarılıyoruz. Gelelim sağlıklı mikrobiyotamızın temeli olan dost bakterilerimize…
Sağlıklı yaş almanın en önemli öğe lerinden birisi; sağlıklı mikrobiyotadır…
Yine konu iyi anlaşılsın diye, yazımı sorulu yanıtlı anlatmaya çalışacağım. Umarım yararlı oluruz… *Sağlıklı Bağırsak Mikrobiyotası Halkında ne Biliyoruz? Bu Konuda ne Yapabiliriz? •Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca dost bakteri mikrobiyotamızı oluşturur. •Sindirim, bağışıklık ve ruh halimiz üzerinde etkilidir. •Ayrı bir organ gibi çalıştığını öncelikle vurgulayalım. •Vücudumuzdaki hücre sayısından daha fazla bakteri taşıyoruz. •Bunların bizlerle birlikte yaşadığını özellikle belirtelim…
Sağlıklı çeşitlilik diyebilir miyiz?
Evet diyebiliriz. Ne kadar farklı tür varsa, sistem o kadar güçlüdür. – İyi bakteriler liften “BÜTİRAT” üreterek, bağırsağı korur. – Kötü bakteri dediğimiz Hastalıkları oluşturan patojen bakteriler çoğalırsa; şişkinlik, iltihap, hastalık riski artar. •Mikrobiyotayı orman gibi düşünürsek, konu daha iyi anlaşılır. Tek tip ağaç değil, çeşitlilik olunca yangın ve hastalık bu ormana daha az zarar verir değil mi?..
2024 -2025 yılıda mikrobiyota konusunda yeni bilgiler konusunda ne diyebiliriz?
Bağırsak-Beyin hattı çok önemlidir. Bazı bakterilerin mutluluk hormonu üretimine yardım ettiğini unutmayalım… •Genleri etkilemektedir. Bakterilerin ürettiği maddeler şeker ve kilo ile ilgili genleri açıp kapatabiliyor. •Yaşla değişiyor. Yararlı bakteriler azalıp, imflamasyon dediğimiz ltihap artabiliyor. •Artık sadece sindirim değil, diyabet yani şeker hastalığı ve depresyonla da bağlantı kurulduğunu belirtelim…
Mikrobiyotamız neden bozulur?
Gereksiz, sık ve akılsızca, bilim dışı antibiyotik kullanımı. •Liften fakir, hazır gıda tüketimi. •Stres, uykusuzluk ve depresyon. Günaydın •Aşırı steril yani mikropsuz ortam diye titizlenme. özellikle çocukları soyutlama. •Her boğaz ağrısında antibiyotik kullanımı , mikrobiyotamızı aylarca geriye götürdüğünü unutmayalım…
Sağlıklı mikrobiyotamızı nasıl koruruz?
Sebze, meyve, tam tahıl , yoğurt, kefir, turşu tüketimi(Bu yiyeceklere karşı sorununuz yoksa). •Antibiyotik sadece gerçekten bakteriyel enfeksiyonu varsa, ilgili enfeksiyon uzmanı hekimin uygun görmesi durumumda, ve yine ilgili tetkikler yapılarak reçete edilmek koşulluyla kullanılmalıdır. Bu yapılmazsa gelecekte dirençli bakteriler yüzünden en basit bakteriyel enfeksiyonlarını tedavi edemeyeceğiz. •Probiyotik hap; herkese değil, duruma göre (içrneğin shal ve antibiyotik sonrası) •Dışkı nakli sadece dirençli enfeksiyonlarda uygundur. •En güçlü probiyotik, evde yapılan kefir ve lifli beslenme, işlenmemiş, paketlenmemiş tencere yemeği dersek, ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır…
Son sözlerimiz
Mikrobiyota önemli ama mucize değildir. •En iyi destek: dengeli ve sağlıklı beslenme, gereksiz ilaçtan kaçınma. •Gelecekte kişiye özel probiyotiklerin olacağını söylersek abartmış olmayız… •İlaçtan önce tabaktaki yemeğe bakıp, türküdeki gibi Başımız Kalaba Olmadan, Yoğurt, Kefir ve Turşu Koyalım Dolaba. Koşacak gelişi güzel değil sağlıklı beslenelim. Elbette yoksul insanların sağlıklı beslenmesi zordur. Bunun da çözümü yoksulluğu üretenleri ortadan kaldırmaktır…
Sevgilerimle…