EBSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Hakan Ürün, küresel savaşın ekonomik dengeler üzerindeki sarsıcı etkilerini değerlendirerek; petro-dolar sistemindeki çatırdamalardan Türkiye’nin enflasyon mücadelesine ve kurumsal hafızanın önemine kadar kritik açıklamalarda bulundu
SEREN KARAŞAHİN
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) nisan ayı meclis toplantısında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Hakan Ürün, Rusya, Çin, Avrupa ve Türkiye ekseninde yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Savaşın sadece askeri değil, küresel finansal sistemde de kalıcı kırılmalar yarattığını belirten Ürün, özellikle enerji ticaretindeki para birimi değişimlerinin dünyayı yeni bir eşiğe getirdiğini vurguladı.
1970’li yıllardan bu yana dünya ticaretine hâkim olan petro-dolar sisteminin sarsıldığını ifade eden Ürün, Çin’in ticari işlemlerde dolar kullanımını bırakmasının tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Ürün, “Amerika’nın bu savaştaki asıl amacı oradaki petrol değil, bu anlaşmayı ve doların hakimiyetini sürdürebilmektir. Ancak İran’ın petrolünü Riyal ile satacağını açıklaması, petro-dolar sistemine vurulmuş çok büyük bir darbedir. Körfez ülkelerinin de Amerika ile olan güven anlaşmaları büyük yara almış durumda” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından en çok etkilenecek ‘dokuzuncu’ ülke Türkiye
IMF’nin 2026 yılı büyüme öngörülerini ve küresel resesyon riskini hatırlatan Ürün, Türkiye ekonomisine dair verileri paylaştı. IMF’nin Türkiye için büyüme tahminini yüzde 3,4’e çıkardığını ancak enflasyonun birincil sorun olmaya devam ettiğini belirten Ürün, “Türkiye için en kötüsü, enflasyonun bilerek kötüleşiyor olmasıdır. Düşmesini beklediğimiz faizlere, mevcut şartlardan dolayı Merkez Bankası müdahale edemiyor. Bu durum tek başına önümüzde büyük bir engeldir” ifadelerini kullandı. Lojistik hatlardaki risklere de değinen Ürün, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimalinde Türkiye’nin hem ihracat hem de gıda fiyatları artışı açısından dünyada en çok etkilenecek 9. ülke olduğuna dikkati çekerek, ticaret ve üretimin direkt olumsuz yansımalar alacağını vurguladı.
Tecrübeli çalışanları geç emekli etme önerisi
İş dünyasında “kurumsal amnezi” olarak tanımlanan hafıza kaybına karşı uyarılarda bulunan Ürün, yetişmiş personelin kurumdan ayrılmasının risklerini dile getirdi. Yeni neslin teknolojik hakimiyetine saygı duyduğunu ve kriz anlarında tecrübenin vazgeçilmez olduğunu belirten Ürün, “Şirketlerimiz genelde 50 yaşında, kariyerinin en verimli çağında çalışanlarımızla yolları ayırmaya çalışıyor. Oysa tecrübenin, birikimin ve kriz çözme becerilerinin göz ardı edilemeyeceği aşikâr. Kurumsal kültür kolayca emekli edilmemeli, geçmişte yapılmış hataların tekrarlanmasına izin verilmemelidir. Sebatkar ve aidiyeti yüksek tecrübeli çalışanlarımızdan vazgeçmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
