TMMOB Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından 28 Nisan ‘Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’ kapsamında yapılan açıklamada, 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin hayatını kaybetmiş olmasının, alınan önlemlerin yeterli olmadığını açıkça gösterdiği ifade edildi
TMMOB Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, 28 Nisan ‘Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’ kapsamında işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin yazılı açıklama paylaştı. Yapılan yazılı açıklamada, 28 Nisan ‘Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’ kapsamında ülkemizdeki mevcut tabloya bakıldığında, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında önemli sorunların varlığını sürdürdüğü ifade edildi.
Resmî veriler ve saha gözlemlerinin, iş kazaları ve iş cinayetlerinin hâlâ ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, “2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin hayatını kaybetmiş olması, alınan önlemlerin yeterli olmadığını açıkça gösteriyor. 2026 yılı verileri de benzer bir eğilimin devam ettiğine işaret ediyor” denildi.
“Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı bir hak”
Her çalışanın sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma hakkı olduğu belirtilen açıklamada, bu hakkın korunmasının yalnızca yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğu belirtildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ancak mevcut uygulamalarda; denetim mekanizmalarının etkinliği, sahadaki uygulamaların yeterliliği ve işçi sağlığı ve iş güvenliği kültürünün yerleşmesi konularında önemli geliştirme alanları bulunduğu görülüyor. İnşaat, maden, tarım ve taşımacılık gibi yüksek riskli sektörlerde iş kazaları ve meslek hastalıkları hâlâ önemli bir risk oluşturuyor. Bu sektörlerde yaşanan kazalar, çoğu zaman önlenebilir nedenlere dayanıyor. Etkili denetim, nitelikli eğitim ve güçlü bir güvenlik kültürü oluşturulmadan bu tabloyu değiştirmek mümkün değil.”
Çocuk işçiliğinin, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çözüm bekleyen önemli bir sorun alanı olduğu aktarılan açıklamada, “Çocukların eğitimden koparak çalışma hayatına katılması ve riskli koşullarda çalışması kabul edilemez bir durum. Benzer şekilde kadınlar ve göçmen çalışanlar da işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından daha kırılgan gruplar arasında yer alıyor; bu grupların korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” denildi.
Güvencesiz çalışma ve kayıt dışılık riskleri büyütüyor
Kayıt dışı istihdam, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma biçimlerinin; işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının etkinliğini zayıflattığı belirtilen açıklamada, bu durumun, çalışanların hem yasal ve sosyal haklara erişimini hem de güvenli çalışma koşullarını sınırladığı vurgulandı.
Ortak sorumluluğun, somut adımlar gerektirdiği ifade edilen açıklamada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının azaltılması için öncelikli adımlar şunlar olarak öne çıktı:
• Denetimlerin daha etkin ve sahaya odaklı hale getirilmesi,
• İşçi sağlığı ve iş güvenliği profesyonellerinin mesleki etkinliğinin güçlendirilmesi,
• Eğitim ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması,
• Kayıt dışı ve güvencesiz çalışmanın azaltılması
“İnsan hayatı her türlü ekonomik kaygının üzerinde”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin açıklamasında, “İş sağlığı ve güvenliği alanında kalıcı iyileşmenin ancak; kamusal sorumluluğun güçlendirilmesi, meslek örgütlerinin sürece etkin katılımı ve bütüncül politikaların uygulanması ile mümkün olduğuna inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki; İnsan hayatı her türlü ekonomik kaygının üzerinde. Her kayıp bir ihmalin sonucu; çözüm mümkün, irade şart” ifadelerine yer verildi.
