“Alsancak ve Aliağa limanları birbiriyle rakip olmamalı”

İMEAK DTO İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, “Aliağa ile Alsancak Limanı’nı birbirine rakip olarak görmek doğru değil. Aliağa farklı bir ölçek ve yük yapısına sahip. Alsancak ise hinterlandına yakınlığıyla öne çıkıyor” dedi

GÜLCİHAN ALTINKAYA

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi haziran ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Argun Gündüç başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İMEAK DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, İzmir’in limancılık anlayışının Alsancak ile Aliağa’yı birbirine rakip olarak konumlandırmakla sınırlandırılmaması gerektiğini aktardı. 

Her iki limanın da uzmanlaşmış yönleri olduğuna değinen Öztürk, “Alsancak Limanı’nın en büyük avantajı İzmir’in üretim merkezlerine yakınlığı. Bu avantaj gelecekte rekabet gücünü daha da artıracak. Aliağa ile Alsancak Limanı’nı birbirine rakip olarak görmek doğru değil. Aliağa farklı bir ölçek ve yük yapısına sahip. Alsancak ise hinterlandına yakınlığıyla öne çıkıyor. Sorulması gereken soru bu iki yapının nasıl birlikte güçlendirileceği. İzmir sadece bir liman kenti değil çok kapsamlı bir deniz ticaret alanı olabilir.  Bir limanın gücü sadece rıhtımın boyu vinç sayısı ile ölçülmüyor demiryolu ağları ulaşımı ile entegre şekilde ölçülüyor. Bugün dünyada limanlar sadece malların gelip geçtiği yerler değil, veri üreten, enerji üreten yerlerdir İzmir’de bu dönüşümü kaçırmamalı” ifadelerinde bulundu.

Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin deniz ticaretinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Öztürk, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler enerji taşımacılığı, sigorta maliyetleri ve navlun fiyatlarının ne kadar hızlı değişebildiğini gösteriyor. Deniz ticaretindeki riskler artık günlük planlamaların bir parçası olmak zorunda. Böyle bir ortamda İzmir açısından en önemli başlı Alsancak Limanı’nın geleceği” diye konuştu.


“Çeşme benzeri bir turizm merkezini sıfırdan oluşturmak zor”

Toplantıda Çeşme Turizm Projesi hakkında görüşlerini paylaşan İMEAK DTO İzmir Öztürk, “Bu proje ile İzmir’in turizm açısından elinin güçlenebileceğini belirtti. İzmir’in geleceği açısından turizm odaklı gelişmesinin önemli olduğunu ifade eden Öztürk, “Antalya yılda 19-20 milyon turist ağırlarken İzmir’in bir milyon turisti konuşuyor olması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo. Çeşme’de yaşayan biri olarak, sosyal medya platformlarında paylaşılan ‘Çeşme çok pahalı’ gibi yorumların ötesine geçerek, bu bölgedeki değerlerin kimler tarafından nasıl korunduğunu anlamamız gerekiyor. Fiyatlar yüksek olabilir, ancak bu durum gerçeği değiştirmiyor” dedi.

İzmir’de Çeşme benzeri bir turizm merkezini sıfırdan oluşturmanın zor olduğunu aktaran Öztürk, “İstanbul aktarmalı uçuşlar zaman ve verimlilik açısından oldukça zorlayıcı. Örneğin, Romanya’ya yapılan bir seyahatte, iki saatlik yolculuklar yerine aktarmalarla toplamda 12 saati bulan süreçler yaşanabiliyor. İzmir’deki direkt uçuşların azlığı bu durumun en büyük sebeplerinden biri ve yaz aylarında bu yoğunluk biraz artsa da özellikle Avrupa’daki gurbetçilerin taleplerini karşılamada hala zorluklar yaşanıyor” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM